9 devasa göl haritadan silindi
Bilim insanları ve uydu verileri; Arjantin'den ABD'ye, İran'dan Mali'ye kadar dünya genelinde nehir, göl ve barajlardan oluşan 9 büyük su kütlesinin kuruma noktasına geldiğini belgeledi.
Interesting Engineering tarafından yayınlanan verilere göre, dünya genelindeki nehirler, göller, baraj gölleri ve sulak alanlar; kuraklık, sıcaklık artışı, su yönlendirme projeleri ile nüfus, tarım ve kentleşmeye bağlı talep artışı nedeniyle yapısal ve coğrafi değişimler geçiriyor. Uydu analizleri, bazı bölgelerde su kaybının kademeli olarak gerçekleştiğini, bazı su kütlelerinin ise birkaç on yıl içinde kuruma noktasına geldiğini gösteriyor.
Gözlemlenen ve verileri paylaşılan başlıca bölgeler ve değişim oranları şu şekilde:
1. Parana Nehri (Arjantin)
Güney Amerika'nın 4.900 kilometre uzunluğundaki ikinci en büyük nehir sistemi ve bölgenin ana ticaret rotası olan Parana Nehri'nin 1990 ve 2026 yılları arasındaki uydu kayıtları incelendi. Rosario Limanı yakınlarında üst üste yaşanan kuraklıklar sebebiyle su seviyesinin düştüğü, nehir yatağının açığa çıktığı ve hat üzerinde yeni adaların oluştuğu tespit edildi.
2. Poopo Gölü (Bolivya)
Deniz seviyesinden 3.700 metre yükseklikte bulunan ve yerli Uru topluluklarının balıkçılık faaliyetlerini destekleyen 1.000 kilometrekarelik gölün 1984 ve 2020 uydu verileri karşılaştırıldı. Su yönlendirme, kuraklık ve ısınma faktörlerinin birleşmesi sonucu göl yatağının büyük bölümünün tuz havzasına dönüştüğü ve gölün kuruma aşamasına geldiği rapor edildi.
3. Ngami Gölü (Botsvana)
Okavango Deltası'nın güneybatı ucundaki gölün 1984-2020 dönemi incelendi. Yukarı havzalardan gelen düzensiz su akışına bağımlı olan havzanın, şiddetli kuraklık dönemlerinin ardından tamamen kuruma riskiyle karşı karşıya olduğu kaydedildi.
4. Aculeo Lagünü (Şili)
Santiago yakınlarındaki yerel su kaynağı ve turizm rotası Aculeo Lagünü'nün 2007 ve 2026 yılı uydu fotoğrafları analiz edildi. Bölgedeki uzun süreli kuraklık ve su arzı kıtlığı nedeniyle lagünün tamamen kuruduğu saptandı.
5. Urmiye Gölü (İran)
1990'lı yıllarda yaklaşık 6.000 kilometrekarelik yüzölçümüyle Orta Doğu'nun en büyük tuz gölü olan Urmiye Gölü, güncel verilere göre eski boyutunun %10'undan daha az bir alana (581 kilometrekare) geriledi. Değişimin nedenleri arasında kuraklık, tarımsal sulama, nehir yönlendirmeleri ve yer altı suyu tüketimi gösterildi.
6. Al-Chibayish Bataklıkları (Irak)
Dicle ve Fırat nehirlerinden beslenen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Mezopotamya Sulak Alanları'na ait 1984 ve 2020 yılı uydu verileri, bölgedeki su ekosisteminin daraldığını gösterdi.
7. Ambovombe (Madagaskar)
Madagaskar'ın güneyinde yer alan bölgenin 1985-2020 uydu verileri, uzun süreli kuraklık, yükselen sıcaklıklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle su kaynaklarının ve tarım arazilerinin zarar gördüğünü, geçimlik tarım faaliyetlerinin gerilemesi sonucu bölgeden göç hareketlerinin yaşandığını doğruluyor.
8. Faguibine Gölü (Mali)
Sahra Çölü'nür güneyinde, Nijer Nehri taşkınlarıyla beslenen gölün 1984-2020 yılları arasındaki değişimi, taşkınların azalması ve sediment (tortu) birikimi sonucu göl yatağının kuruduğunu ve çölleşme sürecinin hızlandığını ortaya koydu.
9. Mead Gölü (ABD)
Colorado Nehri üzerinde 1930'larda inşa edilen Hoover Barajı ile oluşturulan ve ABD'nin güneybatısı ile Meksika'nın bir bölümüne su sağlayan ülkenin en büyük baraj gölünün 1984 ve 2020 uydu görüntüleri, su rezervlerinde keskin bir düşüş yaşandığını kaydetmiştir.
ARAŞTIRMALAR DA DOĞRULUYOR
Birleşik Krallık'taki nehir havzaları üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, küresel sıcaklık artışlarının hidroklimatik "sıçramaları" artırdığını ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçlarına göre ısınan atmosfer daha fazla nem tuttuğu için ani ve ekstrem yağışların sıklığı artırıyor. Kuraklık dönemlerinin ardından sıkışan ve hidrofobik (su itici) hale gelen toprak tabakası, düşen yağışı absorbe edemiyor. Bu mekanizma, lokal sel felaketlerine ve toprak erozyonuna zemin hazırlıyor.