AB Komisyonu Başkanı, Trump'a karşı 'yeni Avrupa'yı' duyurdu

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Trump, Rusya ve Çin eksenli jeopolitik şoklara karşı Brüksel’in pasif kalmayacağını duyurdu. Trump’ın gümrük vergisi tehditlerini "hata" olarak nitelendiren Leyen, bürokrasiyi azaltma sözü verdi ve eski dünya düzeninin sona erdiğini vurgulayarak birliğin ekonomik ve siyasi olarak kendi yolunu çizeceği yeni bir dönemin geldiğini duyurdu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun açılışında ABD Başkanı Donald Trump'a yüklendi.

Von der Leyen, Avrupa Birliği'nin Trump, Rusya ve Çin kaynaklı "jeopolitik şoklara" yanıt vermek adına köklü bir değişim içinde olduğunu duyurdu.

Artık eski dünya düzenine dönüşün mümkün olmadığını açıkça ifade eden Leyen, AB'nin "kendi başına küresel bir güç olarak yükselmesi gerektiğini" vurguladı.

AB İÇİN YENİ DÖNEM

Leyen, konuşmasında "bu vizyon doğrultusunda AB, kabul edilemez riskler taşıyan bağımlılıkları azaltmayı ve yeni ortaklıklarla potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı" hedefleğini söyledi.

Von der Leyen, AB'nin bu yeni dönemde eskisinden çok daha dirençli ve reformcu bir kimliğe bürüneceğini belirtti.

Jeopolitik dengelerin sarsıldığı bir ortamda Avrupa'nın pasif kalmayacağını ve her türlü şoka karşı hazırlıklı olduğunu dile getirdi.

Bu sözler, Brüksel'in dünya siyasetindeki yeni ve iddialı yol haritasını ilk kez dünyaya duyurdu.

BÜROKRASİNİN SONU

Davos'ta iş dünyasına seslenen Von der Leyen, serbest ticareti koruma konusundaki kararlılığını "Tarifeler yerine serbest ticarete bağlıyız" sözleriyle netleştirdi.

Trump'ın gümrük vergisi tehditlerini açık bir "hata" olarak nitelendiren lider, Hindistan ve Mercosur gibi yeni ortaklarla küresel ağları güçlendirmeyi planlıyor.

Birliğin kendi içindeki bürokratik yavaşlıktan duyduğu memnuniyetsizliği de gizlemeyen Leyen, iş dünyası için yatırımları kolaylaştıracak ve bürokrasiyi azaltacak bir sürecinin sinyallerini verdi.

Aşırı düzenlemelerin yerini daha basit ve uygulanabilir kurallara bırakması gerektiğini savunan bu reformist ajanda, katılımcılar arasında büyük yankı uyandırdı.