AB'ye alınacaklarını sanıyorlardı: Sonucu görünce kimse inanamadı

AB'ye girmesi için 10 maddelik ödevi yerine getirmesi gereken Ukrayna, bunlardan yalnızca yüzde 15'ini gerçekleştirebildi. AB yetkililerini şaşırtan sonuç karşısında Almanya yeni plan için kolları sıvadı.

Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği yolundaki teknik ve siyasi süreç, Kiev yönetiminin reform taahhütlerini yerine getirmekte zorlanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Kiev'in Aralık 2025'te AB ile imzaladığı 10 maddelik yol haritasında yer alan yargı bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele, medya özgürlüğü ve azınlık hakları gibi kritik reformların henüz yalnızca yüzde 15'ini hayata geçirebildiği bildirildi.

The Guardian gazetesinin AB yetkililerine dayandırdığı habere göre, ortaya çıkan bu tablo üyelik sürecinin teknik bir uyum koridorundan ziyade, tamamen siyasi bir niteliğe bürünmesine yol açıyor.

Yetkililer, Ukrayna'nın tam üyelik için AB müktesebatında yer alan binlerce yasayı iç hukukuna uyarlama konusunda devasa bir iş yüküyle karşı karşıya olduğunu ve mevcut ilerleme hızının üyelik perspektifini belirsizleştirdiğini vurguluyor.

Kiev'in reform performansındaki bu düşüşe rağmen AB liderliği süreci siyasi kararlılıkla açık tutmaya çalışıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sürecin demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde ilerleyeceğini yinelerken, Brüksel kulislerinde Macaristan'ın vetosu aşılsa dahi 27 üye ülkenin Ukrayna'nın yaratacağı mali yük ve birliğin hazmetme kapasitesi konusunda ciddi şüpheler taşıdığı ifade ediliyor.

Bu durum, Kiev tüm şartları yerine getirse bile önünde aşılması güç siyasi engellerin kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.

ALMANYA'NIN PLANI ZEMİN KAZANIYOR

Sürecin uzaması ve reformlardaki yavaşlık, birlik içinde yeni formül arayışlarını da beraberinde getirdi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz tarafından ortaya atılan ve giderek zemin kazanan "ortak üyelik" modeli, Kiev’i tamamen dışarıda bırakmamayı amaçlayan bir ara çözüm olarak değerlendiriliyor.

Bu modele göre Ukrayna, AB'nin karar alma mekanizmalarına dâhil edilebilecek ancak oylamalarda söz hakkı bulunmayacak. Savaş koşulları nedeniyle reformlara bütçe ve zaman ayırmakta zorlanan Volodimir Zelenski yönetiminin bu alternatife henüz resmi bir yanıt vermediği, ancak uzmanların bu statüyü üyelik öncesi bir "bekleme odası" ve tampon çözüm olarak gördüğü belirtiliyor.