ABD, İran'daki savaş boyunca toplamda 28 ila 33 milyar dolar değerinde ekipman kaybetti
ABD'nin İran ile girdiği çatışmaların günlük maliyeti yüz milyonlarca doları aşıyor. İmha edilen milyon dolarlık radar ve hava araçlarıyla stoklarını eritmeye başlayan ABD, savaşın başından beri 23 ila 31 milyar dolar değerinde ekipman kaybetti. Uzmanlar mühimmat stoklarındaki erimenin Çin'e karşı caydırıcılığı zayıflatarak stratejik risk oluşturduğuna dikkat çekti.
ABD ordusunun İran’a karşı yürüttüğü savaşın ABD hazinesine günlük maliyeti yüz milyonlarca doları bulurken bu meblağın yaklaşık onda birini çatışmalarda imha edilen askeri teçhizat oluşturuyor.
Şubat ayının sonundan bu yana Amerikan üslerine düzenlenen saldırılarda 13 asker hayatını kaybederken yaralanan asker sayısı ise 300’ü aşmış durumda.
Savunma uzmanları iki taraftan da kayıpların nispeten daha az olduğunu belirtse de aynı durum maddi kayıplar için geçerli değil.
Eski bir Pentagon bütçe yetkilisi olan Elaine McCusker operasyonun ilk beş haftasındaki maliyetin 23 ila 31 milyar dolara kadar çıkabileceğini tahmin ediyor.
Bu hesaplamalara ek birlik sevkiyatları dahil edilse de bu rakamın daha da yükselebileceğinin altı çiziliyor. Bu ağır faturanın asıl nedeni ise, imha edilen ABD hava araçları ve üsleri.
ABD'NİN GÖZLERİ, 485 MİLYON DOLAR
McCusker lojistik zorluklara dikkat çekti. Kaybedilen milyon dolarlık uçak ve radarların kolay telafi edilemeyeceği üzerinde durdu.
Uzman, “Hasar görmüş ekipman bazen günler içinde onarılabilirken imha edilen bazı sistemlerin bire bir değiştirilmesi yıllar alacaktır. Savaşın onarım ve bakım için gerekli olan kritik malzemeler ile bileşenlerdeki mevcut darboğazları daha da kötüleştirmesi muhtemeldir" dedi.
İran’ın öncelikli hedefleri arasında Amerikan jetlerinin uzun mesafeli operasyon yapmasını sağlayan KC-135 gibi yakıt ikmal uçakları ile Orta Doğu genelindeki ABD üslerine yayılan radar sistemleri yer alıyor.
Ancak İran için en önemli hedef havada değil, karada vuruldu. Ürdün ve Suudi Arabistan’da vurulan AN/TPY-2 radarlarının her birinin maliyeti 485 milyon doları buluyor. Katar'daki El Udeid üssünde bulunan bu radarlar ağır hasar aldı.
Bu sofistike cihazların üretimi Raytheon şirketi tarafından yaklaşık üç yılda tamamlanabiliyor.
Stokta yedek ünite bulunmaması nedeniyle oluşan boşlukların doldurulması için ABD’nin diğer bölgelerdeki askeri taahhütlerini yeniden düzenlemesi ve kaynak kaydırması gerekiyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Tom Karako radar sistemlerinin hem füze savunması hem de küresel savunma duruşu için hayati olduğunu vurguladı.
Karako bu teknolojik açığı "Üretimi zor olduğu kadar da işlevsel bir radar. Bu sistemler hem ABD'nin İran'dan gelen balistik füze bombardımanlarını savuşturmasına hem de ABD'nin genel savunma postürüne destek vermek amacıyla çok önemli. Radarları tamir etmek veya değiştirmek çok yüksek bir öncelik olacaktır. Bir Amazon Basics radarını alıp bir AN/TPY-2 sisteminin yerine koyamazsınız" sözleriyle açıkladı.
HAVADA DA KAYIPLAR BÜYÜK
Hava operasyonlarında kaybedilen dört F-15E savaş uçağının her birinin maliyeti yaklaşık 100 milyon dolar civarında seyrediyor. Yaklaşık 6 tanesi hasar gören KC-135 yakıt ikmal uçaklarının da tanesi 80 milyon dolar bandında seyrediyor.
İran’ın düşürdüğü çok sayıda insansız hava aracının yanı sıra arama kurtarma desteği veren bir A-10 Warthog yakın muharabe destek uçağı da düşen araçlar arasında yer alıyor. Bir A-10, yaklaşık 120 milyar dolara üretiliyor.
Analistler savaşın faturasının daha ağır olabileceğinden de endişeli. Analist Mark Cancian, “Detaylar son derece sınırlı kalmaya devam ediyor. Bu savaş ABD'ye her gün yaklaşık 500 bin dolara mal oluyor. Vurulan tesislerin içindeki ekipmanın ne olduğuna bağlı olarak maliyet önemli ölçüde daha yüksek olabilir" diye konuştu.
Eski bir üst düzey askeri yetkili Amerikan varlıklarına verilen hasarın bir kısmının hatalı kaynak kullanımı nedeniyle “kendi kendine verildiğini” ekledi.
Kelly Grieco ise İran’ın park halindeki uçaklar ve binalar gibi sabit hedefleri vurmada başarılı olduğunu vurguladı ve ABD'nin kendi uçak ve binalarını koruyamadığını vurguladı.
SORUN İRAN DEĞİL, ÇİN
Pentagon operasyon masraflarını karşılamak için Kongre’den ek 200 milyar dolar talep etti. Ancak her geçen gün artan masraflar ABD halkının da endişelerini körükledi.
Analistler asıl tehlikenin Çin’e karşı caydırıcılık oluşturmak için gereken mühimmat stoklarının ve stratejik varlıkların bu savaşta harcanması olduğunu hatırlattı.
Tom Karako devam eden bu yıpranmanın Çin’i Tayvan konusunda askeri bir hamle yapmaya cesaretlendirebileceği uyarısında bulundu.
Karako, “Zaten Güney Kore'den Orta Doğu'ya füze savunma unsurlarını taşımaya başladık. Bu stratejik bir risk teşkil ediyor ve bu tür kaynakları tüketmeye devam etmeyi göze alamayız" diye konuştu.
Çin ise İran'daki savaşın akıbetini takip ediyor. Çinli uzay şirketlerinin İran'a uydu görüntüleri ve GPS sistemi alternatifi sunarak yardım ettiği iddia edildi.
Savaş sonucu yaşanan enerji krizi sebebiyle Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı işgal savaşı sonrası getirilen petrol ihracatı yaptırımların da kısmen kaldırılması, ABD'nin rakiplerinin elini güçlendirdi.
Çin'in Tayvan'a saldırmaya hazır olup olmadığı henüz bilinmese de, kesin olan şey savaşın uzaması halinde ABD stoklarının erimeye devam edeceği.