ABD'li Bloomberg'den müthiş iddia: Fon krizinden önce Tera'da yumruklar konuşmuş

Bloomberg News'ün haberine göre, Tera Group'un milyarlarca dolarlık fon krizine dönüşen yükselişinin arkasında şirket içi çatışmalar, şüpheli işlemler ve sonuçsuz kalan uyarılar vardı. Şubat ayında şirket merkezinde yöneticiler arasında yaşanan tartışmanın yumruklu kavgaya dönüşmesi, büyüyen anlaşmazlığın boyutunu ortaya koydu. Düzenleyici kurumlara iletilen uyarılara rağmen tartışmalı işlemlerin sürmesi, yüz binlerce yatırımcının parasını riske attı.

Türkiye sermaye piyasalarını sarsan Tera Group krizinin perde arkasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı. Bloomberg News'ün 21 Ekim 2026 tarihli haberinde, şirketin hızlı yükselişinin arkasındaki yatırım stratejileri, yöneticiler arasındaki sert anlaşmazlıklar ve düzenleyici kurumlara iletilen uyarılar ele alındı. Habere göre, Tera'nın büyümesi şirket içinde ciddi rahatsızlıklara yol açarken bazı yöneticiler itirazlarını istifayla gösterdi, bazıları ise tartışmalı işlemler konusunda açıkça karşı karşıya geldi.

ŞİRKET MERKEZİNDE TARTIŞMA YUMRUKLU KAVGAYA DÖNÜŞTÜ

Bloomberg News'ün şirketin eski yetkilileri ve olaylara aşina kişilere dayandırdığı habere göre, Tera'daki anlaşmazlıklar şubat ayında kontrolden çıktı. Bir öğleden sonra şirketin kurucusu Emre Tezmen'in en güvendiği yardımcılarından Emir Münir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında sert bir tartışma yaşandı.

Şirket içindeki gelişmeler hakkında konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, tartışmanın büyüyerek yumruklu kavgaya dönüştüğünü aktardı. Şirketin büyüme stratejisine ve tartışmalı işlemlere yönelik rahatsızlığın giderek arttığı dönemde yaşanan bu olay, yönetim kademesindeki gerilimin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.

Bazı yöneticiler, karşı çıktıkları işlemlere onay vermek yerine görevlerinden ayrılmayı tercih etti. Yıllarca görece sessiz faaliyet gösteren şirketin bir anda sosyal medyanın gündemine yerleşmesi ve Tezmen'in Tera'yı Türkiye'nin Goldman Sachs'ı olarak tanıtması da şirket içindeki endişeleri artırdı.

YÜZDE 2 BİNLİK YÜKSELİŞİN ARKASINDA NE VARDI?

Bloomberg'in haberine göre, Tera'nın hisseleri 2025-2026 dönemindeki hızlı yükseliş sürecinde yaklaşık yüzde 2.000 değer kazandı. Şirketin kurucusu Tezmen, bu yükselişle birlikte servet ve şöhret kazandı. Ancak şirketin büyümesi, olağanüstü getirilerin nasıl sağlandığına ilişkin soruları da beraberinde getirdi.

Haberde konuşan eski şirket yetkilileri, bireysel yatırımcılardan gelen yoğun para girişinin yüksek getirileri sürdürme baskısını artırdığını ve şirketin giderek daha fazla borçlanmak zorunda kaldığını anlattı.

Tera'nın yatırım stratejisinde, halka arz edilen şirketlerin hisselerinin fonlar tarafından yüksek miktarlarda satın alınması ve borçlanma yoluyla alımların artırılması öne çıktı. Haberde aktarılan iddialara göre bu yöntem, likiditesi düşük hisselerde fiyatların yükselmesine ve fonların portföylerinde kâğıt üzerinde büyük kazançlar oluşmasına zemin hazırladı.

Benzer yöntemlerin zaman içinde Tera dışındaki bazı fon şirketlerine de yayıldığı belirtildi. Bloomberg'in görüştüğü kaynaklar, kimi işlemlerde fonların birbirlerinden pay alarak yatırımların birbirini beslediği döngüler oluşturduğunu, şirket tahvillerinden sağlanan paranın da benzer biçimde sistem içinde yeniden kullanıldığını anlattı.

Londra merkezli North of South Capital LLP'nin ortağı Kamil Dimmich, söz konusu yapıyı manipüle edilmiş bir balon olarak nitelendirerek getirilerin temelinde gerçekçi olmayan değerlemelerin bulunduğunu savundu.

UYARILAR YAPILDI, ŞÜPHELİ İŞLEMLER SÜRDÜ

Bloomberg News'ün haberinde, Tera'ya yönelik endişelerin şirket içi tartışmalarla sınırlı kalmadığına da dikkat çekildi. Borsa ve sermaye piyasası düzenleyici kurumlarında görev yapan bazı yetkililerin, olağandışı piyasa hareketlerini üstlerine defalarca bildirdiği aktarıldı.

Habere göre, eski mali suçlar araştırmacısı Ramazan Başak da Tera'nın halka arz sürecinin gündeme geldiği 2022 yılında düzenleyici kurumlara başvurarak işlemin engellenmesini istedi. Başak, sonraki dönemde şirketi piyasa fiyatlarını yapay biçimde yükseltmekle suçladı.

Başak, sistemin kamu ve özel sektördeki güçlü aktörlerin desteği olmadan bu kadar uzun süre devam edemeyeceğini savundu. Düzenleyici kurumların uyarılar üzerine daha erken harekete geçmesi durumunda krizin bugünkü boyutlara ulaşmayabileceğini ifade etti.

Haberde ayrıca Tera'yı kamuoyu önünde eleştiren bazı kişilerin tehdit edildiği, hakaret içerikli mesajlara maruz kaldığı ve açıklamalarını geri çekmeleri yönünde baskı gördüklerini anlattığı belirtildi. İki portföy yöneticisinin ise 2025 ve 2026 yıllarında endişelerini özel görüşmelerde düzenleyici kurumlara ilettiği aktarıldı.

BAKAN ŞİMŞEK DE UYARMIŞTI

Bloomberg'in aktardığına göre, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de piyasalardaki gelişmelerden duyduğu endişeyi daha önce dile getirdi. Şimşek, Kasım 2025'te yaptığı konuşmada, “Piyasa oyun alanı değildir” mesajını verdi.

Ancak haberde, bu uyarının ardından piyasanın çöküşünün önlenmesi için aylar geçtiğine ve tartışmalı işlemlerden önemli kazançlar sağlandığı iddialarına yer verildi.

Türkiye'deki olağandışı hisse hareketleri uluslararası yatırım çevrelerinin de dikkatini çekti. Endeks sağlayıcısı MSCI, Haziran 2026'da koordineli işlem davranışlarına ilişkin endişelerini açıkladı ve Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü yeniden değerlendirebileceği uyarısında bulundu.

TERA'NIN ÇÖKÜŞÜ PİYASAYA YAYILDI

Bloomberg News'ün haberine göre, Tera üzerindeki baskı Temmuz 2026'da belirgin biçimde arttı. Şirketin hisseleri yaklaşık üç aylık dönemde yüzde 60 değer kaybederken yatırımcılar fonlardan çıkış yapmaya başladı.

Tezmen'in, yatırımcılardan kendisine zaman tanımalarını istediği ve zararları karşılayabileceğini söylediği de haberde yer aldı. TLY fonunu istikrara kavuşturmak ve para çıkışlarını yavaşlatmak amacıyla büyük şirketlerin hisselerinin agresif biçimde satın alındığı aktarıldı.

Tera'nın benzer stratejilerini uyguladığı belirtilen Pusula Portföy'de ise yatırımcıların para çekme talepleri Ağustos 2026'da krizi derinleştirdi. Tera'nın Pusula'yı satın alma girişimi kısa süre içinde sonuçsuz kaldı. Ardından iki şirketin fonları da yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandı.

Tera, karşılayamadığı fon geri alım taleplerinin 300 milyar lirayı, yani yaklaşık 6 milyar doları aştığını açıkladı. Tezmen ise şirketin organize bir spekülatif saldırının hedefi olduğunu savundu ve hisselerdeki olağanüstü yükselişin yapay olduğu iddialarını reddetti.

KRİZ SİYASİ BOYUT KAZANDI

Haberde, krizin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne kadar gittiği ve Eylül 2026'da ekonomi yönetiminin acil toplantıya çağrıldığı öne sürüldü. Konuya yakın bir kaynağa dayandırılan haberde, Erdoğan'ın sorunların kontrolden çıkmasına izin verildiği gerekçesiyle bakanlara bağırdığı iddia edildi.

Küçük yatırımcıların zararlarının karşılanması ve haksız kazançların geri alınması için çeşitli önlemler gündeme geldi. Tasfiye sürecindeki fonların denetlenmesi ve yatırımcı kayıplarının sınırlandırılması amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulması planlandı.

Öte yandan, Tezmen dolandırıcılık ve suç örgütü kurma suçlamalarıyla karşı karşıya bulunuyor. Tezmen herhangi bir usulsüzlük yaptığını reddederken Pusula Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yariz hakkında da piyasa manipülasyonu ve dolandırıcılık suçlamaları yöneltildi. Haberde adı geçen kişiler hakkındaki iddialar yargı sürecine konu olmaya devam ediyor.

YANIT BEKLEYEN SORU: KİM NEYİ BİLİYORDU?

Bloomberg News, haberini Tera'nın şirketlerinde çalışanlar, yatırımcılar ve kamu yetkilileri dâhil 25'ten fazla kişiyle yapılan görüşmelere dayandırdı. Görüşülen kişilerin önemli bir bölümü, şirket içi ve gizli konular hakkında konuşabilmek için isimlerinin açıklanmamasını istedi.

Sermaye piyasası düzenleyicisi ise manipülasyona karşı daha sert kuralların hayata geçirilmesindeki gecikmenin, fon sektörünün diğer alanlarına zarar vermeden değişiklik yapmanın zorluğuyla bağlantılı olduğunu belirtti. Haberde ayrıca bazı yetkililerin Tera'ya zarar verebilecek düzenlemeleri uygulamakta isteksiz davrandığı yönündeki iddialara da yer verildi.

Krizin ardından Tera hisseleri değerlerinin büyük bölümünü kaybederken şirketle bağlantılı bazı kişilerin mal varlıklarına el konuldu. Yüz binlerce yatırımcı paralarını geri almaya çalışırken, piyasanın gözetiminde hangi uyarıların dikkate alınmadığı ve olağanüstü yükseliş döneminde kimlerin kazanç sağladığı soruları yanıtsız kaldı.

Bloomberg'in haberinde öne çıkan temel soru ise şu oldu: Şüpheli işlemler ve şirket içindeki çatışmalar bu kadar erken gündeme gelmişken, milyarlarca dolarlık krizin büyümesine neden engel olunamadı?