ABD'nin emrindeki ülkenin ordusu, Trump'a sırtını dönüyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın ortak askeri tatbikatları azaltma talimatının ardından Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, savaş zamanı askeri komuta yetkisinin ABD'den devralınması sürecinin kesintisiz devam etmesi gerektiğini belirtti.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ABD Başkanı Donald Trump'ın iki ülke arasındaki ortak askeri tatbikatların ölçeğini düşürme kararının ardından, savaş zamanı askeri komuta yetkisinin ABD'den devralınması sürecinin hızlandırılması gerektiğini bildirdi.

Salı günü gerçekleştirilen kabine toplantısında konuşan Lee, Seul yönetiminin uzun süredir hedeflediği devir sürecini kendi görev süresi içinde aksamadan yürütmesi gerektiğini vurguladı.

Devlet Başkanı Lee, bu süreçte nükleer güçle çalışan denizaltı programında ve gelecekteki çatışmalar için entegre operasyon kabiliyetine sahip subayların yetiştirilmesinde de daha hızlı ilerleme kaydedilmesi çağrısında bulundu.

Devlet Başkanı Lee kabine toplantısında, ABD ile ittifakın ve bağımsız savunmanın birbirini destekleyici nitelikte olduğunu belirterek, "Güçlü bir ittifak güvenliğin temelini daha da sağlamlaştırır; kendi kabiliyetlerimizi güçlendirmek ise bir müttefik olarak değerimizi ve gerekliliğimizi artırır" ifadelerini kullandı.

TATBİKAT HAMLESİ SON DAMLA OLDU

Lee'nin açıklamaları, Trump'ın pazar gecesi Pentagon'a bu hafta Güney Kore ile düzenlenen ortak askeri tatbikatların "önemli ölçüde azaltılması" talimatını vermesinin ardından geldi.

Trump, nükleer silahlara sahip Kuzey Kore'nin "tehdit oluşturmadığını ve saygılı olduğunu" ifade ederek Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile "çok iyi bir ilişkiye" sahip olduğunu öne sürdü.

Pazartesi günü Oval Ofis'te soruları yanıtlayan Trump, Kim'in Pentagon'a verilen talimata yanıt verdiğini iddia etti ancak ayrıntı vermedi.

Görüşmelerin hangi aşamada olduğu sorulduğunda "Çok olumlu" yanıtını veren Trump, "Görüyorsunuz, aslında durumu çok daha güvenli hale getiriyorum. Kim Jong-un bana her zaman büyük bir saygıyla davrandı. Ben onu anlıyorum. O da beni anlıyor" değerlendirmesinde bulundu.

GÜNEY KORE ORDUSUNU KİM KONTROL EDİYOR?

İki ülke arasındaki askeri komuta yetkisi meselesi, 1953 yılında resmi bir barış anlaşması yerine ateşkesle sona eren Kore Savaşı'na kadar uzanıyor.

Savaşın başlangıcından bu yana Güney Kore birliklerini olası bir çatışmada sevk ve idare etme yetkisi, Amerikalı dört yıldızlı bir generalin liderlik ettiği Müttefik Kuvvetler Komutanlığı üzerinden ABD bünyesinde bulunıyor.

ABD birliklerinin savaşın sona ermesinden bu yana konuşlandığı ülkede, ABD dışındaki en büyük Amerikan askeri üssü olan Camp Humphreys yer alıyor.

Güney Kore kendi ordusunun barış zamanındaki kontrolünü 1994 yılında geri alsa da savaş zamanı yetkisi ulusal egemenliğin önemli bir simgesi olarak görülüyor ve devir süreci birbiri ardına gelen hükümetler döneminde ertelenmeye devam ediyor.

Bu hafta ölçeği daraltılan tatbikatların, Seul'ün bu yetkiyi devralmaya hazır olduğunu doğrulamayı amaçladığı belirtiliyor.

NE OLMUŞTU?

Pazartesi günü "Ulchi Freedom Shield" adıyla başlayan ve 10 gün sürmesi planlanan yıllık ana tatbikatlara, yaklaşık 18 bin Güney Kore askerinin yanı sıra ABD kuvvetleri ve Birleşmiş Milletler Komutanlığı'na üye 18 ülkeden 11'inin personelinin katılması öngörülüyordu.

Kısıtlama kararı, ABD ve Güney Koreli askeri yetkililerin, Kuzey Kore'nin Rusya ile Haziran 2024'te imzaladığı kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması sonrası Ukrayna savaşına asker, topçu mühimmatı ve balistik füze göndererek yeni savaş alanı taktikleri öğrendiği yönündeki uyarılarına rağmen alındı.

ABD öncülüğündeki komutanlıkların kamuoyu bilgilendirme direktörü Albay Ryan Donald, "Orada öğrendikleri dersleri alıp Kuzey Kore'ye geri getirdiler, bu da Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin kabiliyetini değiştiriyor.

Eğitimlerimiz bu tehdidi dikkate alıyor, tatbikatın [önceki tatbikatlardan] farklı görünmesinin nedeni bu ve son beş yılda sürekli olarak gelişti" açıklamasını yaptı.

Öte yandan Seul Devlet Başkanlığı Ofisi salı günü yaptığı açıklamada, tatbikatların "Kuzey Kore'ye saldırma veya Kore Yarımadası'nda gerilimi tırmandırma yönünde herhangi bir niyet" taşımadığını, temel amacın "belirli bir yapıyı düşman olarak görmek değil, halkın güvenli ve huzurlu günlük yaşamını korumak" olduğunu bildirdi.