ABD ve İsrail basını yazdı: ABD, İran'a karşı kara savaşına hazırlanıyor

ABD Başkanı Trump Hürmüz Boğazı'nı açmak amacıyla İran adalarına deniz piyadeleriyle çıkartma yapmaya hazırlanıyor. Pentagon bölgeye yaklaşık 5 bin asker sevk etti. Stratejik adaların kontrolü enerji sevkiyatını korumayı hedefliyor. Ancak operasyon, ABD'nin en büyük hatalarından birine dönüşebilir.

Başkan Trump artan akaryakıt fiyatları sebebiyle Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için İran kıyılarına ve adalarına askeri çıkarma planları yapıyor.

İsrail Devlet Yayın Organı KANN ve ABD merkezli The Wall Street Journal'ın haberine göre ABD, İran'a gönderdiği 5 bin deniz piyadesiyle Hürmüz Boğazı'nda kara operasyonu hazırlıyor.

Trump, danışmanlarına bu konuda yoğun baskı yapıyor. Pentagon yaklaşık 2 bin 200 askerden oluşan 31. Deniz Seferi Birimi’ni şimdiden Orta Doğu’ya gönderdi. 

Japonya’dan yola çıkan USS Tripoli amfibi hücum gemisindeki birlik bir haftadan biraz fazla süre içinde bölgeye varacak. İkinci bir birlik de olası çıkarmaya katılacak toplam güçleri 5 bine çıkaracak.

Yetkililer bu gücün İran kıyılarındaki adaları ele geçirmek için kullanılacağını belirtiyor. Adalar hem pazarlık kozu hem de Hürmüz'ü kapatan saldırıları durduracak üsler olacak.

Ancak ABD'nin İran'a karşı gerçekleştireceği bir kara operasyonu, uzmanlara göre büyük riskler taşıyor. Üslerinde ve mevzilerinde konuşlanmış İran güçleri, ABD askerlerini hazırda bekliyor.

ÇIKARTMA KAĞITTA GÜZEL, PRATİKTE MEÇHUL

Çıkarmayı gerçekleştirecek askerler ise, Trump tarafından özel olarak seçildi. Bu askerler çıkarmalar konusunda uzmanlaşan birliklere bağlı deniz piyadeleri.

Deniz Seferi Birimi gemileri mobil üs olarak kullanan mobil bir askeri birlik. Kara, hava ve lojistik unsurlarını bünyesinde barındıran bu birlikler tek başlarına bağımsız ordular olarak görev yapıyor.

Piyade birlikleri, zırhlı araçlar ve F-35B savaş uçaklarıyla donatılan bu birlikler, denizden veya havadan baskın düzenleme konusunda uzmanlaşıyor.

Operasyonlar gemilerden fırlatılan araçlarla kıyıya çıkarma yaparak gerçekleştirilebilir. Pist gerektirmeyen helikopterlerle havadan müdahale seçeneği de masada. 

Ancak bu zamana kadar bu birlikler sadece Irak'ta, Afganistan'da ve Venezuela'da görev yaptı. Birlikler, İran gibi modern bir orduyla ilk kez baş edecek.

Birliklerin teoride büyük güç yansıtma yeteneği olsa da, fiilen İran gibi nizami bir orduya karşı test edilmediler.

İran'ın füze fırlatma sahaları ve üretim depoları hedef alınıyor. Bu saldırı boğazın güvenliğini sağlamak için yürütülen operasyonun parçası oldu.

Ancak İran buna rağmen füzeler ve İHA'lar fırlatmaya devam ediyor. Hava savunma sistemlerini aşan bu İHA'ların çıkartma yapan ABD askerlerini vurması, son derece olası görünüyor.

ABD'NİN İKİ BÜYÜK HEDEFİ, TEK AMACI VAR

ABD'nin bu riskli saldırıyı gerçekleştirmek için iyi sebepleri var. Zira saldırı başarılı olursa, İran Hürmüz Boğazı'nda saf dışı kalabilir.

Boğazın girişindeki Keşm Adası yer altı tünelleri ve füzeleriyle birincil hedef olacak. Kish Adası ve Hürmüz Adası da olası hedefler arasında.

İkinci hedef ise Hark adası. İran petrol ihracatının yüzde 90’ı Hark Adası üzerinden yapılıyor. Aynı zamanda ada Hürmüz Boğazı'ndaki iki stratejik kaleden biri olarak dikkat çekiyor.

Emekli General Frank McKenzie "Hark Adası, petrolünün yüzde 90'ı oradan geçiyor. Yani gerçekten iki seçeneğiniz var. Petrol altyapısını imha edebilirsiniz ki bu durum İran ekonomisine ve küresel ekonomiye geri dönülemez zararlar verir ya da dünya ekonomisini kalıcı olarak geriletmemek adına burayı bir pazarlık kozu olarak kullanmak üzere ele geçirebilirsiniz" değerlendirmesinde bulundu. 

Geçen hafta adadaki askeri tesisleri imha eden Trump petrol boru hatlarını vurmakla tehdit etti. Uzmanlar ise adanın işgalinin daha etkili olacağını savunuyor.

Emekli Koramiral John Miller adaların ele geçirilmesinin stratejik avantaj sağlayacağını söylüyor. Bu sayede İran’ın mayınlar döşeyen ve ticari gemileri tehdit eden "sinek filosu" da devre dışı kalacak.

Ancak İran, böyle bir saldırıya karşı hazır olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Buna karşın Hürmüz Boğazı'nı açmak zorunda kalan ABD'nin elinde az seçenek kalıyor.