Adaya bırakılan 5 inek 150 yıl sonra bir ilki başardı
1871'de adaya terk edilen 5 inekten türeyen vahşi sığır sürüsünün DNA analizleri tamamlandı. Yıllardır bilinen teori ezber bozdu.
Hint Okyanusu’ndaki izole bir adada 1871 yılından bu yana varlığını sürdüren vahşi sığır popülasyonu üzerinde yürütülen genetik araştırma, türün kökenine ve ada yaşamına uyum sürecine dair ezber bozan sonuçlar ortaya koydu.
Fransa’ya bağlı 54 kilometrekarelik Amsterdam Adası’ndaki sığır varlığı, 1871 yılında Reunion adasından gelen Heurtin isimli bir çiftçinin bölgeye terk ettiği 5 inekle başladı. Zamanla çoğalan sürü, 1952 yılında yaklaşık 2 bin başa ulaştı. 1950'lerin başında yaşanan salgın bir hastalık sonucu nüfus 800’e gerilese de sürü kademeli olarak toparlanarak 1988'de yeniden 2 bin seviyesine ulaştı.
2010 YILINDA ADADAN UZAKLAŞTIRILDI
Zorlu iklim şartları, şiddetli rüzgar, soğuk ve nemli hava koşullarına sahip adada çoğalan sığırların varlığı, bölgenin endemik florasına zarar verdiği gerekçesiyle sona erdirildi. Otlama ve çiğneme yoluyla adaya özgü phylica ağacı başta olmak üzere doğal bitki örtüsünü tahrip eden son vahşi sığır, ekolojik restorasyon programı doğrultusunda 2010 yılında adadan uzaklaştırıldı.
DNA ANALİZLERİ BEKLENMEDİK KÖKENLERİ ORTAYA ÇIKARDI
Genetikçi Mathieu Gautier liderliğinde, INRAE ve Liege Üniversitesi araştırmacılarının katılımıyla yürütülen çalışma, Molecular Biology and Evolution dergisinin Temmuz 2024 sayısında yayımlandı. Popülasyondan geriye kalan 1992 ve 2006 yıllarına ait tek biyolojik örnekleri inceleyen bilim insanları, sürünün iki farklı genetik kökenden geldiğini tespit etti:
%75 Avrupa Türü: Sürünün büyük çoğunluğunun Jersey ırkı ile akraba Avrupa taurin sığırlarından geldiği belirlendi.
%25 Zebu Türü: Kalan çeyrek bölümün ise Madagaskar ve Mayotte bölgesine özgü Hint Okyanusu zebu sığırlarının soyundan geldiği kaydedildi.
Araştırmacılar, ilk 5 hayvanda da mevcut olan bu genetik çeşitliliğin, sürünün adanın zorlu çevre koşullarında hayatta kalmasını sağlayan temel unsur olduğunu bildirdi.
"ADADA CÜCÜLEŞME" TEORİSİ ÇÜRÜTÜLDÜ
Çalışma, 2017 yılında Scientific Reports dergisinde yayımlanan ve sığırların yüz yılı aşkın sürede "hızlı ada cüceleşmesi" geçirerek boyutlarının atalarının dörtte üçüne gerilediğini öne süren teoriyi de çürüttü. Genetik analizlerde boy küçülmesini destekleyen bir doğal seçilim izine rastlanmadığını belirten uzmanlar, sığırların adaya ilk getirildiklerinde de zaten küçük boyutlarda olduklarını ve adaya uyum süreçlerinin sonradan gelişen bir cüceleşmeyle bağlantılı olmadığını açıkladı.