Sevgili okurlarım, Türkiye aylardan beri akılalmaz birtakım olaylarla sarsılıyor. Gözaltılar, tutuklamalar birbirini izliyor.
Ortaya bazı muhbir vatandaşlar da çıktı. CHP’li belediye başkanlarını birbiri ardına ihbar ediyorlar. Bunlar tutuklanmıştı. Kendilerini kurtarmak için ötüyorlar.
Verilen ifadeler gerçekten ilginç!..
“Bana söylendiğine göre...”
“Duydum ki...”
“Rüşvet paralarını uçakla yurt dışına götürdüklerini, bir bölümünü de elden teslim ettiklerini bana arkadaşım söylemişti...”
“Pişman olduğum için bunları sayın makamınıza bildirmeye karar verdim. Tahliye edilmemi arz ve rica ederim...”
★★★
Bu süreçte hedef alınan belediyelerin ve belediye başkanlarının tamamı CHP’li.
Bir adım sonrası belliydi.
Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere özellikle İstanbul’daki bütün CHP’li belediyelerin başına şu veya bu nedenle binilecekti.
Sonuç bir süre sonra alındı.
Özellikle İstanbul’daki CHP’li belediyeler etkisiz duruma getirildi.
Amaç toplumun üzerinde korku iklimi yaratmak, CHP’ye oy vermiş olan kitleleri baskı altına almaktı.
★★★
Varsayalım bu konuda hem İstanbul ve hem de Türkiye çapında yapılan bütün operasyonlar hukuk ve adalet açısından doğruydu!..
Ve onlarca kişinin tutuklanması da doğruydu.
Türkiye’de irili ufaklı yüzlerce belediye var ve çoğunluğu AKP’li.
Üstelik bir de büyükşehirler var.
Bunların sayısı 30 ve yine çoğunluğu AKP’de.
Ama bu iktidarın bir numaralı hedefi İstanbul Büyükşehir idi. AKP, İstanbul’u yıllar boyunca en büyük para kaynağı olarak kullanmış ve bu bulunmaz madeni dibine kadar işlemişti.
Ne zaman ki İstanbul ellerinden çıktı, işte o zaman çıldırdılar. Hele bir de İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday olacağı ortaya çıkınca bu çıldırmanın boyutu daha da arttı!
Sonrasını anlatmaya gerek yok, hepimiz biliyoruz.
★★★
Varsayalım iktidarın bu konudaki iddiaları doğruydu... Hepsi olmasa özellikle CHP’li belediyelerin önemli bir bölümü hırsızdı.
İmamoğlu gibiler ise katmerli hırsızdı.
Her konuda rüşvet alırlar, yolsuzluk yaparlar, kamunun paralarını sorumsuzca israf edip kendi adamlarına aktarırlardı. Oralarda rüşvetsiz iş olmazdı!
Yine varsayalım İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Aydın, Mersin, Antalya, Muğla, Edirne, Eskişehir ve diğer CHP’li büyükşehirlerin büyük bölümü aynıydı!
Memleketin bütün hırsızları, vurguncuları, rüşvetçileri falan bir araya gelip CHP’li belediyelere çökmüştü. Bunların şu veya bu biçimde, polisi ve yargıyı da kullanıp tasfiye edilmesi gerekiyordu.
Buraya kadar anlaştık mı efendim, anlattıklarım doğru mu!
Doğru!
★★★
Ama burada bir de madalyonun öbür yüzü var ki oraya da dikkatle bakmak gerekiyor.
Yani CHP’nin belediye kadroları hırsız da, AKP’li belediyeler nasıl?
Örneğin onların oralarda avanta, rüşvet, yolsuzluk, hortumlama, kendi adamlarını zengin etme gibi durumlar yok mu?
Ya da kazara bile olsa hiç olmuyor mu?
Olmuyor efendim!..
Çünkü onların tamamı seçmece cici çocuklardan oluşuyor!
Bırakın görevden alınmayı, tutuklanmayı falan bir yana, AKP’nin elindeki yüzlerce belediyede bugüne kadar bir tek hırsızlık, yolsuzluk vakası bile olmadı!
Bir tek başkan ya da belediye yetkilisi gözaltına alınmadı, tutuklanmadı.
Üzerlerine müfettişler gönderilmedi, hesap hareketleri didik didik edilmedi, muhbir vatandaşlar devreye sokulmadı.
Ankara’dan, devlet bütçesinden gönderilen ödeneklerin bir kuruşuna bile el konulmadı. Projeleri bakanlıklar tarafından engellenmedi.
Trabzon, Samsun, Ordu, Kocaeli, Sakarya, Malatya, Erzurum, Kayseri, Gaziantep, Konya, Kahramanmaraş gibi AKP’li büyükşehirler tedirgin edilmedi, hiç kimse tutuklanma korkusuna kapılmadı.
★★★
Tayyipgiller iktidarının bu tavrı aslında doğruydu!.. Çünkü iktidarın bütün amacı belediyeler dahil bütün kurumlarda rüşvet, yolsuzluk ve israfın önlenmesiydi!
Bunları yapan ise doğrudan CHP’li belediyelerdi. Hırsız CHP’liler!
AKP’li belediyelerde böyle şeyler hiç olmamıştı, bugün de olmuyor...
Çünkü yapılan tahlillere göre onlar helal süt emmiş!..
Onlar sütten çıkmış ak kaşık gibi tertemiz...
Günün birinde birileri AKP’li belediyeleri de soruşturmaya kalkarsa hesabını sorarız, analarından doğduğuna pişman ederiz. Tamam mı!