AKP'den Bahçeli'ye bugüne kadar yapılmış en sert eleştiri

Eski Meclis Başkanı ve AKP'nin kurucuları arasında yer alan Bülent Arınç, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a statü verilmesine yönelik tartışmalara sert bir eleştiri getirdi.

Eski Meclis Başkanı ve AKP'nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç, tartışmalı Terörsüz Türkiye sürecinde MHP lideri Bahçeli'nin 'terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'a statü verilmesine' yönelik önerisine tepki gösterdi.

Arınç, konuya ilişkin açıklamasında KHK'lılar üzerinden konuşurken, genel af çağrılarının karşılık bulmadığını anlatırken, Bahçeli'nin çıkışı için sert eleştirilerde bulundu.

Arınç, konuya ilişkin şunları söyledi:

"Bugün Apo'ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler. Apo'nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim ben, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum. Ama 'genel af' dediğim zaman bana karşıdan hücuma geçenler bir çözüm getirsinler. Yani 25 yıldır orada ben umut hakkının yanındayım. Verin umut hakkını. Umut hakkı da verilmiyor. Kardeşim, bu umut hakkı sadece bu adam için değil ki. 25 yılını içeride geçirmiş, herhangi bir şekilde de kötü bir hali görülmemişse, Ahmet için, Mehmet için, Hasan için, Hüseyin için, 3 kişi, 5 kişi, 300 kişi kim varsa bundan istifade etsin. Bunların içeride tutulmasında hangi kamu yararı var bugün? Umut hakkından da vazgeçildi. Ama bu iş nasıl başladı? 'Gelsin Meclis'te DEM Parti grubunda konuşsun' diye başladı.

El çok yüksekte tutuldu. Şimdi geldiğimiz noktada ağır gidiyoruz. Temkinli olmakta fayda var. Ben Sayın Cumhurbaşkanı'na hak veriyorum. Çünkü birinci süreci yaşadık biz ve ihanetle karşılaştık. Ama her şey değişti kardeşim. 10 sene sonra bugün Suriye de değişti, kendi içimiz de değişti. Dışarıdan destek alıyordu bu örgüt, dışarıdan destek kesildi. Biz bunları çok iyi kullanabiliriz. Her imkanı, her fırsatı değerlendirmemiz lazım."

'TRUMP'IN TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ GÜCÜNÜ GÖSTERİR'

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Trump'ın Orta Doğu temsilcisi Tom Barrack'ın 'monarşi' övgüsü yaparken Türkiye üzerinden kurduğu cümleler, kamuoyundan büyük tepki çekerken, bir tepki de eski Meclis Başkanı ve AKP'nin kurucu isimleri arasında yer alan Bülent Arınç'tan geldi.

Barrak'ın "Düzenli çok partili seçimlerle başkanlık sistemi olan bir cumhuriyetle yönetilen Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü ve merkeziyetçi önderliği sayesinde istikrar, ekonomik dinamizm ve iddialı bölgesel etki sağlandığını da göstermektedir; ancak eleştirmenler bunu güçlü otoriter eğilimlere sahip hibrit bir rejim olarak tarif etmektedir" sözleri büyük tepki çekmişti.

'BUNLARI SÖYLEYEN MOZAMBİKLİ OLSAYDI...'

Ankara'da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen "Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi" adlı konferansında konuşan Arınç, Barrack'ın açıklamalarına ve 'istenmeyen kişi' ilan edilmemesine tepki gösterdi. Arınç, konuya ilişkin şunları söyledi:

"Barrack, 'Artık şefkatli monarşiye ihtiyacımız var' dedi. Yani cumhuriyet dönemlerinin gelmiş geçmiş olduğunu söyledi. Kendisinin, yani Trump'la ne kadar benzeştiğini, ne kadar birbirlerine çok benzediklerini görebiliyoruz; konuşmaları itibarıyla, hal ve tavırları itibarıyla. İkisi de milyarder, ikisi de çok zengin. İkisi de aklına geleni hemen söylüyor. İkisi de saat başı 10 defa değişik şeyler konuşabiliyor. İkisi de belki yayılmacı, belki emperyalist, belki bu düşüncelere sahip insanlar. Suriye'de söyledikleri farklı, Türkiye'de söyledikleri farklı.

Biz bunlardan bir şey alacak değiliz. Ama bir büyükelçi bunu rahatlıkla konuşabiliyorsa ve 'persona non grata' (istenmeyen kişi) ilan edilmemişse şu ana kadar, bu Amerika'nın Türkiye üzerindeki gücüdür. Trump'ın Türkiye üzerindeki gücüdür. Çünkü bu şahıs onun temsilcisidir. Yani bu konuşmaları veya benzerlerini Mozambik büyükelçisi yapsaydı —ki yapamazdı— herhalde deport edilip ülkesine gönderilebilirdi."