AKP’li belediyeden tek kombiye yarım milyonluk bakım
CHP Şehitkamil Belediye Meclis Üyesi Ersin Atar, AKP'li Umut Yılmaz yönetimindeki Şehitkamil Belediyesi'nin tek bir kombinin bakımı için 544 bin 560 TL ödeme yaptığını öne sürerek doğrudan temin işlemini kamuoyu önünde sorguladı. Atar, ödemenin gerekçesinin açıklanmasını istedi.
Gaziantep'te AKP'li Umut Yılmaz'ın yönettiği Şehitkamil Belediyesi, bir doğrudan temin alımı üzerinden tartışmaların odağına yerleşti. CHP Şehitkamil Belediye Meclis Üyesi Ersin Atar, belediyenin doğrudan temin kapsamında belediyeye ait tek bir kombinin bakımı için 544 bin 560 TL ödeme yaptığını iddia ederek, söz konusu harcamanın kamu kaynaklarının kullanımı açısından açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
"KOMBİ BEDELİNİN KAT KATI ÖDEME YAPILDI"
Atar, doğrudan temin dosyasında yaptığı incelemeye göre tek bir kombinin bakım ve onarımı için kombinin piyasa değerinin yaklaşık 10 katına ulaşan bir ödeme yapıldığını öne sürdü. Bu durumun ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirten Atar, "Eğer bu doğrudan temin gerçekten kombi tamiri için yapıldıysa, kombi bedelinin yaklaşık 10 katı tutarında bir bakım-onarım ödemesi yapılması ciddi bir sorundur. Eğer ortada gerçekte bir tamir işi yoksa, bu kadar yüksek tutarlı ödeme hangi gerekçeyle gerçekleştirildi?" ifadelerini kullandı.
"BAKIMLARIN YAPILIP YAPILMADIĞI DENETLENEMİYOR"
Şehitkamil Belediyesi'nin hemen her gün çok sayıda bakım ve onarım ödemesi gerçekleştirdiğini savunan Atar, bu işlerin fiilen yapılıp yapılmadığının denetlenmesinin de mümkün olmadığını ileri sürdü. Bu büyüklükteki bakım-onarım bedellerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade eden Atar, belediyenin kamuoyuna ayrıntılı açıklama yapması gerektiğini belirtti.
"HAZİRAN AYINDA KOMBİ BAKIMI ŞÜPHE UYANDIRIYOR"
Atar, doğrudan temin işleminin zamanlamasına da dikkat çekerek, kombilerin genellikle kış sezonu öncesinde bakıma alındığını hatırlattı. Haziran ayında gerçekleştirildiği belirtilen bakım işleminin olağan uygulamalarla örtüşmediğini savunan Atar, bu durumun da doğrudan temin sürecine ilişkin şüpheleri artırdığını öne sürdü.