AKP'den Orta Doğu'daki çatışmalara ilişkin ilk açıklama

Partisinin MKYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Orta Doğu'daki çatışmalara ilişkin konuştu. İran'a yönelik saldırıların 'hukuksuz' ve 'meşruiyetten yoksun' olduğunu belirten Çelik, "Düzen kavramı diye bir şey kalmayacak" ifadesini kullandı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına tepki gösteren Ömer Çelik, "Komşumuz İran'a, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı hukuksuz, hakkaniyetsiz, hukuki meşruiyetten yoksundur, uluslararası hukuka aykırıdır" yorumunda bulundu.

Müzakerelerin devam ederken saldırının gerçekleştiğine dikkat çeken AKP Sözcüsü, "Diplomasi taktik örtücüsü ya da oyalayıcısı olamaz" dedi.

Sözcü Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:

"Masa kurulmuş iken, Umman'da Cenevre'de yapılmış görüşmelerde iyi noktaya ilerlendiğine dair açıklamalar yapmıştı.

Sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir masanın kurulması konusunda yoğun bir gayret ortaya koyarak bunun gerçekleşmesi için Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve diğer taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Masa böyleyken bu saldırı hakkaniyetsiz ve hukuksuz girişimdir."

Çelik, İran'da üst düzey isimlerle birlikte halktan can kayıplarına da değinerek "İran halkına taziyelerimizi sunuyoruz, kardeş İran halkının yanında olduğunu ifade ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız biraz evvel Şansölye ile görüştü, bir an evvel çatışmanın durması ve bu çerçevede çözümün masada aranması gerektiğine dairdir" dedi.

'DÜZEN DİYE BİR ŞEY KALMAYACAK'

Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar özetle şöyle:

"Saldırının haksızlığı, hukuksuzluğu herhangi bir meşruiyete sahip olmadığı ortadadır. Müzakere süreçleri devam ederken gerçekleşmesi tüm dünya açısından olumsuz sonuçları olabilecek tablo ortaya çıkarmıştır.

2. Dünya Savaşı sonrası sona erdiği yeni düzen arayışının ortaya çıktığı söyleniyordu. Şimdi görüldü ki düzen kavramı diye bir şey kalmayacak.

Resmen başka ülkelerin liderlerine suikast düzenlemekle övünen bir ülkeyle karşı karşıyayız. ABD ve İsrail'in saldırısının hukuksuz girişim olmasının yanı sıra BM üyesi ülkesinin yöneticilerinin hedef alınması uluslararası meşruiyet kavramı ile karşı karşıya gelmektedir.

Dünyada farklı rejimlere sahip AB ya da ABD gibi birçok ülke var. Siz rejim değişikliğini bahane ederek nerede rejim değişikliği için girişim başlatılmışsa o ülkelerde iç savaş çıkmıştır, bölgesel savaşa dönüşecek savaşlara dönmüştür.

'TÜRKİYE EN DOĞRU EV SAHİBİ'

Masanın yeniden kurulması için Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü diplomasiyi herkes duyuyor. Türkiye bunun için en doğru ev sahibidir. Savaşın bölgesel savaşa dönüşme riskinin gündemde olduğunu görebiliyoruz. Dört ana başlıkta takip ettiğimiz konular var.

Birincisi Türkiye'nin İran sınırından büyük bir göçle karşılaşma durumu söz konusu olursa, devlet birimlerimiz bununla ilgili tam bir koordinasyon içinde. Gereken hazırlıklar yapılıyor güvenlik riski oluşmaması için.

Diğer konu Hürmüz Boğazı, petrol fiyatları ve diğer alanlara etkisi ve birtakım dalgalar bekleniyor. Bu çerçevede ekonomimiz üzerinde etkileri olabilecektir. Geçmişte birçok şokla karşılaşan ekonomimiz tecrübelidir.

Kurumlar arası işbirliği çerçevesinde olası krizlere karşı, negatif dalgalanmaları elemine etmek için gereken hazırlıklar yapılıyor. Bu konudaki tecrübemiz güçlü bir şekilde sürdürülüyor."