Aktif volkanın içinde yaşıyorlar: Her an ölümle burun burunalar
Tokyo’ya bağlı Aogashima Adası, aktif bir volkanın kalderası içinde yer alıyor. Yaklaşık 170 kişinin yaşadığı bu izole ada, jeotermal kaynakları ve zor ulaşımıyla nadir yerlerden biri olarak öne çıkıyor.
Filipin Denizi’nde yer alan ve Tokyo’ya yaklaşık 358 kilometre uzaklıktaki küçük ama olağanüstü volkanik ada Aogashima, doğanın en sert koşullarıyla insan yaşamının iç içe geçtiği nadir coğrafyalardan biridir.
Aogashima’nın en dikkat çekici yönü, dev bir kalderanın içinde yer alması ve bu kalderanın içinde de Maruyama adlı daha küçük bir volkanik koninin bulunuyor olması. Bu yapı, adayı kelimenin tam anlamıyla “volkanın içinde volkan” haline getirir. Yukarıdan bakıldığında, denizin ortasında yükselen yeşil bir çanak ve onun merkezinde ikinci bir zirve görülür.
1780 PATLAMASI: YIKIMDAN YENİDEN DOĞUŞA
Ada, aktif volkanik bölge kuşağında yer alıyor. 1780’lerde yaşanan büyük patlama, adanın kaderini tamamen değiştirmiş, ciddi can kayıplarına ve kitlesel tahliyeye yol açtı. Uzun bir süre terk edilen Aogashima, yıllar sonra yeniden yerleşime açılmış ve insanlar adaya geri dönerek yaşamı yeniden başlattı. Bugün ise Japonya’nın en az nüfuslu yerleşimlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
170 KİŞİLİK İZOLE BİR YAŞAM MODELİ
Adada yaklaşık 170 kişi yaşıyor. Tokyo idari olarak adanın bağlı olduğu merkez olsa da, Aogashima fiziksel olarak şehir yaşamından neredeyse tamamen kopuk. Ulaşım çoğunlukla Hachijō-jima üzerinden feribot veya helikopterle sağlanıyor. Öte yandan hava ve deniz koşulları sık sık değiştiği için adaya ulaşmak her zaman mümkün olmuyor.
Aogashima’da jeotermal buhar çıkışları, yer altı ısısından yararlanan alanlar ve doğal enerji kaynakları günlük yaşamın parçasıdır. Bazı bölgelerde volkanik buharla yemek pişirmek ve doğal sauna alanlarını kullanmak mümkündür. Bu durum, adada yaşamı hem riskli hem de olağanüstü kılıyor.
TURİSTLER İÇİN ULAŞILMAZ BİR CENNET
Aogashima, büyük turizm rotalarının dışında kalıyor. Zor ulaşımı nedeniyle daha çok keşif ruhuna sahip gezginlerin ilgisini çekiyor. Dik volkanik yamaçlar, krater manzarası, yürüyüş parkurları ve sessizlikle dolu atmosferi adayı benzersiz kılar. Işık kirliliğinin yok denecek kadar az olması ise burayı yıldız gözlemi için adeta doğal bir gözlemevine dönüştürüyor.