Allah aşkına biri bakanı alkışlasın (!)

Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i, Türkiye Özel Okullar Derneği’nin geleneksel olarak Antalya’da düzenlediği ve bu yıl 23’üncüsü yapılan uluslararası sempozyumda yıllar sonra dinledim. Özel okul kurucuları, eğitim fakültesi dekanları, profesörler, doçentler, müfettişler, uzman eğitimciler ve emekçi öğretmenlerimizden oluşan 2 bin 200 eğitimciye hitap etti. “Hepimiz aynı geminin yolcusuyuz” dedikten sonra Kartalkaya Felaketi, Elazığ Depremi ve 6 Şubat Depremi’nde hayatını kaybedenleri andı. Bakanlık koltuğunda 1.5 yıldır oturduğunu ve muhalefetin kendisini en çok özel okullarla ilgili düşüncelerinden dolayı eleştirdiğini, yine eleştirileceğini ve eleştirilere hazır olduğunu söyledi.

DEVLETE GÜVENSİZLİK

Türkiye’deki özel okullaşmanın yüzde 20’ye çıkmasını rasyonel bulduğunu, özel okul velilerine, bir öğrencinin devlete maliyeti kadar teşvik verilmesi için İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bir çalışma yaptığını da müjdeledi. 78 bin okuldaki 1.2 milyon öğretmen ve 18 milyon öğrenciyi yöneten “Milli” Eğitim Bakanı’nın 7. sınıf öğrencisi evladını, devlet okulu yerine özel okula göndermesi, devlet okullarına güvensizliği ‘Veli Yusuf’ nezdinde üst seviyede perçinledi. Modern devletlerin, eğitimde STK’larla iş birliklerini sıralayıp MEB’in sivil toplumla iş birliği yapmasını eleştirenleri de ‘kamusal sorumluluk’ vurgusuyla eleştirdi. Öyleyse MEB’in yıllardır sözleşme imzaladığı gurur duyduğunuz 200’den fazla STK’nın listesini toplumdan gizlemeyin!

FETÖ’DEN KURTARMIŞ

Özel okul-kamu okulu ayrımı yapmadığını söyleyen Tekin, “Sizi masanın öbür tarafında hiç görmedim. Teşekkür ediyorum. Yine alkışlamıyorsunuz. Ben bu salonu anlamakta zorlanıyorum” diye sitem edince alkışladılar. “Hahhhh şöyle!” diye yeni alkışlar beklediğini ima etti. “Belli kesimler bizi objektif olmamakla eleştiriyor” diye günah çıkarırcasına 2002 sonrası eğitim verilerini sıraladı. AKP’nin 23 yılda derslik sayısını 367 binden 735 bine, öğretmen sayısını 540 binden 1 milyon 239 bine, özel okul sayısını 2 bin 395’den 12 bin 136’ya çıkardığını gururla anlattı. Ey Yusuf Tekin! Mülakat tutturmanla elenen KPSS dereceli öğretmenler, bu dünyada olmazsa yarın ruzi mahşerde size hakkını helal eder mi? Sonra patronlara dönüp, “Sizi, FETÖ vesayetinden kurtardık” da dedi, yine alkışlamadılar.

AHTAPOTUN KOLLARI

Müflis tüccar gibi eski defterleri açıp, icraatlarını sıraladı. OECD’den girip, akıllı tahta sayısından çıkıp, ‘Dünya bizi kıskanıyor’ demeye getirdi, sustular. 40 dakikalık konuşmasında kendisini dinleyen eğitimcilerden tam 5 kez alkış istedi. Öğretmenlerim el insaf! Tam da AKP Genel Kurulu öncesi ‘Bakan Toto’ oynanırken bu yapılır mı? Türkiye gibi siyasal erkin eğitimle toplumsal hafızayı zayıflattığı ülkelerde, eğitimcilerin hafızası güçlüydü. Edeple oturan eğitimcilerin sesi olalım. Eyvallah! FETÖ gitti ama Nurcular, Menzilciler, Nakşibendiler, Kadiriler, Aczmendiler, Uşşakiler, Halvetiler, Ticaniler, sizin STK dediğiniz 71 tarikat ve alt kollarıyla imzaladığınız protokollerle eğitimi ahtapot gibi sardı. Haydi, bakanı alkışlayın (!)

YUSUFCUK YUSUF

Uluslararası kongrelerde bizim ilköğretim seviyesinin, onların lisans düzeyine denk gelmesi eleştirilerini sıraladı. Bir tek matematik çözmeden, eksi netle üniversitede sayısal okuyan, toplama-çıkarma bilmeyen öğrencilerden akademisyenlerin ‘ah!’ çektiğinden söz etmedi. “Hukuk devletiyiz. Çekinmeyin, çıkın kendinizi savunun. Öğretmenin hakkı yenilemez. Öğrencilere fahiş fiyat uygulayan çürük elmalarla mücadele…” diye sıraladı. Konuşmasının sonunda, “Kimin ne söylediğiyle ilgilenmiyoruz” yani “Biz bildiğimizi okuruz” karşılığı cümleyi kurmasa iyiydi. “İnşallah seneye görüşürüz” derken, koltuk tedirginliği göze çarptı. Yaşar Kemal’in, ‘Yusufcuk Yusuf’ kitabındaki, “Onuru, yüreği, insanlığı yaralanmış” cümlesi düştü yüz aksine.

SOYLU BİR İKİYÜZLÜLÜK

“Devletin varoluş gerekçesi, vatandaşlarının temel hak ve hürriyetlerini güvenceye almaktır” diyen Tekin’i, eğitimciler alkışlamasa da alkışlayanı çok (!) Mülakatla bir gecede atadığı ve kendilerine ‘Yusuf’un fedaileri’ diyen 1709 şube müdürü alkışlıyor. “STK” diye okullara doldurduğu tarikatlar, cemaatler, alkışlıyor! Sıbyan mekteplerine göz yumup 3-5 yaşında çocukları teslim ettiği dinci vakıflar alkışlıyor! 1 milyon öğretmen atama beklerken, okullara doldurduğun imamlar alkışlıyor! Varoluş kuramcısı Nietzsche, “Kendinden hiç söz etmemek, çok soylu bir ikiyüzlülüktür” der. Kendinden söz etmeyenden, söz ettik. Varoluşçuluk felsefesiyle yola çıkan Yusuf Tekin, AKP kongresinden sonra o koltukta var olur mu? Reis bilir! Türk Eğitim Sistemi, fırtınalı bir denizde şeriata savrulurken, “Hepimiz aynı gemide” hiç olmadık. Atatürkçü, laik eğitimciler, Bandırma Vapuru’ndan hiç inmedi!

Yazarın Diğer Yazıları