Alman basınından çarpıcı iddia: İstanbul Erkek Lisesi'nde kritik değişiklik

Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Erkek Lisesi'nde önümüzdeki eğitim yılından itibaren Almanca hazırlık sınıfı sayısının beşten ikiye düşürüleceği iddia edildi. Alman basınına dayandırılan iddialara göre Milli Eğitim Bakanlığı'nın tek taraflı aldığı bu karar, okulun uzun vadedeki mezun sayısını ve Alman-Türk eğitim iş birliğini derinden etkileyebilir.

Türk eğitim sisteminin mihenk taşlarından biri olan İstanbul Erkek Lisesi ile ilgili Alman basınında çarpıcı bir iddia gündeme getirildi. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki eğitim ve öğretim yılından itibaren lisedeki Almanca hazırlık sınıfı sayısını beşten ikiye indirme kararı aldı. Alınan bu radikal kararın, okulun eğitim yapısında önemli bir paydaş olan Alman tarafıyla herhangi bir resmi istişare süreci yürütülmeden uygulamaya konulacağı öne sürüldü.

ALMAN BÖLÜMÜNÜN MEZUN SAYISI AZALABİLİR

Yaklaşık yetmiş yıldır Alman-Türk eğitim iş birliğinin en önemli sembollerinden biri kabul edilen okulda, söz konusu düzenlemenin uzun vadeli çok ciddi sonuçları olacağı öngörülüyor. Haberde yer alan detaylara göre, halihazırda her sınıf düzeyinde yaklaşık yüz elli öğrenci mezun eden okulun bu kapasitesinin yeni kararla birlikte altmışa kadar gerileyebileceği beklentisi oluştu. Almanya'nın okulda görev yapan otuz dört öğretmeni finanse ettiği ve bu eğitmenlerin fen bilimleri dahil birçok kritik derste aktif rol oynadığı hatırlatılırken, yeni düzenlemeyle öğrencilerin önemli bir kısmının zorunlu olarak İngilizce bölüme yönlendirilerek yalnızca Türk diploması almasının gündeme gelebileceği aktarıldı.

Gazetenin görüştüğü eski yöneticiler ve mezunlar, bu adımı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde yabancı dil okullarına yönelik artan denetim ve baskıların bir devamı olarak değerlendirdi. Alman basınındaki analizlerde, Türk hükümetinin bu tarz adımlarla Almanya'da kendi uluslararası okullarını açma talebini diplomatik bir karşılıklılık ilkesi üzerinden masada tutmayı hedeflediği iddialarına da yer verildi.