Alman gençlerinin hayallerini 3. Dünya Savaşı korkusu kararttı
Almanya’da gençlerin ülke geleceğine güveni yüzde 44 seviyesine düştü. Savaş olasılığı yüzde 63 oranıyla en büyük korku kaynağı haline geldi. Genç nüfusun yüzde 80'i kendi kişisel istikbaline dair umudunu koruyor. İklim değişikliği kaygıları listenin ikinci sırasında bulunuyor. Küresel krizler bireysel yaşam memnuniyetini sarsmıyor.
Almanya'nın gençlerinin hayallerinin üzerinde, 3. Dünya Savaşı'nın kara bulutları belirdi. Barmer sağlık sigortası kuruluşu adına düzenlenen Sinus Gençlik Araştırması 2025/26 sonuçlarına göre gençler, gelecek savaşta ölmekten korkuyor.
Alman gençlerinin yalnızca yüzde 44’ü ülkenin geleceğine dair umutlu bir tavır takınıyor. 2021 yılında gençlerin yüzde 62'si geleceğe umutla bakıyordu.
Küresel ölçekte ise gençlerin, savaşın ufukta olduğu konusunda hemfikir. Gençlerin yüzde 64'ü dünyanın çok karanlık bir geleceğe doğru ilerdeği görüşünde. Ortak korku ise, 3. Dünya Savaşı.
Genç zihinleri en fazla meşgul eden tehditlerin başında yüzde 63 ile savaş olasılığı geliyor. Çatışma korkusu üç yıl öncesine nazaran 10 puanlık bir artış gösterdi.
TOPLUMSAL ÇÖKÜŞLE HAYAT KAYGISI BİR DEĞİL
Buna rağmen gençler bireysel hayatları söz konusu olduğunda şaşırtıcı bir direnç sergiliyor.
Katılımcıların yüzde 80’i kendi istikballerine pozitif yaklaşıyor. Yüzde 82’lik kesim mevcut hayat standartlarından memnuniyet duyuyor.
Memnuniyetsizlik oranı ise yüzde 15 sınırında kaldı. Modern Alman gençliği toplumsal çöküş senaryoları ile kişisel refah arasında bir bağlantı görmüyor.
İş bulma kaygısı Alman gençlerinin sadece 23'ünü korkutuyor. Eğitim sürecine dair endişeler ise yüzde 18’de kalıyor.
GENÇLER BAŞKA NELERDEN KORKUYOR?
Gençleri korkutan tek şey, savaş değil. İklim değişikliği yüzde 44 ile endişe listesinin ikinci sırasına yerleşti. Siyasi aşırıcıların yükselişi ve çevre kirliliği ise yüzde 43 oranında kaygı yaratıyor.
Ekonomik krizler ise gençlerin yüzde 28'de endişe yaratıyor. Enerji krizleri ise yüzde 23 ile gençlerin gündemindeki yerini koruyor.
Barmer Yönetim Kurulu Başkanı Christoph Straub gençlerin bu tutumunu "Gençler kontrol edemedikleri belirsiz bir dünya ile kendi yaşam beklentilerini birbirinden belirgin biçimde ayırıyor. Kişisel iyimserliğin küresel ve ulusal zorluklara rağmen korunması önemli bir unsur teşkil ediyor" sözleriyle değerlendirdi.