Altın fiyatlarında sert düşüş: Haftalık kazanç silindi

Fed Başkanı'nın şahin tavrıyla ons altın 4 bin 418,72 dolara kadar düşüp haftalık kazancını sildi. İç piyasada gram altın 6 bin 862 TL’den, çeyrek altın ise 11 bin 192 TL’den satışa sunuluyor.

Küresel piyasalarda altın fiyatları, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonla mücadele ve sıkı para politikası vurgulu açıklamalarının ardından sert bir düşüş yaşadı. Cuma günü yüzde 3,2 değer kaybeden ons altın, pazartesi sabahı saat 07.12 itibarıyla yüzde 0,81 kayıpla 4 bin 418,72 dolara kadar geriledi ve haftalık kazancının tamamını sildi.

FAİZ BEKLENTİSİ VE GÜÇLEN DOLAR

Satış baskısının temelinde, Fed'in enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmek için faiz artışına devam edeceği beklentisi yer alıyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, eylül ayında yeni bir faiz artışı ihtimalini yüzde 57 olarak fiyatlamaya başladı. Yatırımcılar, getiri sağlamayan bir varlık olan altından çıkıp devlet tahvillerine yönelirken, güçlenen ABD doları da diğer para birimlerini kullanan alıcılar için altını pahalılaştırdı.

Orta Doğu’daki gerilimin etkisiyle Brent petrolünün 89,38 dolara, ABD ham petrolünün ise 84,50 dolara çıkması, enerji kaynaklı enflasyon riskini canlı tuttu. Bu durum, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı algısını pekiştirdi. ANZ analistleri, faiz baskısına rağmen küresel borç dengeleri ve para birimi risklerinin düşüşünü sınırlayabileceğini belirtiyor. Yüzde 10 prim yapan ons altın, haziran sonundaki 3 bin 942 dolar seviyesinden başladığı yükseliş rallisinin ardından ilk kez bu ölçekte bir kâr satışı gördü.

İÇ PİYASADA FİYATLAR NETLEŞİYOR

Küresel ons fiyatındaki gerileme, iç piyasada da yansıdı. Yeni haftanın ilk işlem gününde gram altın 6 bin 862,39 TL alış ve 6 bin 863,39 TL satış seviyesinde dengelendi.

Kapalıçarşı'da çeyrek altın 11 bin 192 TL, yarım altın 22 bin 377 TL, tam altın ise 44 bin 642,68 TL’den alıcı buluyor. Cumhuriyet altını 44 bin 585 TL, reşat altını ise 44 bin 617,95 TL satış fiyatıyla işe başladı.

Piyasaların bundan sonraki yönünü ABD’den gelecek kritik istihdam ve enflasyon verileri belirleyecek.