Ankara’da sıkıyönetim

Sevgili okurlarım, NATO toplantısı öncesinde Ankara’da dünkü sıkıyönetim uygulamasını görmeyenler belki inanmayacaktır ama olay aynen budur.

Biz dünden başlayarak bütün Ankara’da OHAL uygulaması olacağını tahmin ediyorduk ama bunun sıkıyönetime dönüşeceğini sanmıyorduk.

Ben teknolojik özürlü bir gazeteciyim!

Bilgisayar işlerinden falan pek anlamam. Dolayısıyla bizim evde bilgisayar yok. Başka bir deyişle her sabah gazeteye, bizim SÖZCÜ bürosuna gelir ve orada çalışırım.

Yazı hazırlığını orada yapar, haberleri orada gözden geçiririm.

Yani başka bir deyişle neyi yazıp yazmayacağıma büroda karar veririm.

Bu konuda teknik hazırlıkları ve uygulamamayı da gerekli olduğunda, sağ olsunlar, bizim arkadaşlar yerine getirir. Yazım böylece İstanbul merkeze geçilir.

★★★

Bizim evle gazete büromuz epeyce yakındır. Trafik sorunumuz yoktur. Gazetenin aracıyla en geç 10 dakika sonra SÖZCÜ bürosuna ulaşmış oluruz. Ancak yol inişli çıkışlı olduğu için yürüyerek gidip gelmek biraz zordur.

Ankara’da dün sabah itibariyle farklı bazı durumlar ve uygulamalar olacağını elbette ki önceden biliyorduk.

Zaten Ankara düzeyinde haftalardan bu yana başlatılan abartılı hazırlıklar da bunu açıkça gösteriyordu.

Ankara polis kuşatması altına alınacaktı.

Kafamdaki soru ise şuydu:

Pazartesi sabahı ben gazeteye ulaşıp yazı yazabilecek miydim!..

★★★

Ve görevli arkadaşlar dün sabah eve gelip yollardaki durumu anlattılar.

Her yer polis kuşatması altındaydı ve bu açıdan bakıldığında durum pek de iç açıcı değildi!

Üstelik bizim gazete bürosu bazı yabancı heyetlerin kalacağı otellerin hemen bitişiğinde idi. O bölge de zaten kırmızı alan ilan edilmiş ve kuşatma altına alınmıştı.

Gelirken yolda hemen her yerde polisler vardı.

Bazı önemli yerlerde kaldırımlara büyük kamyonlar çekilmişti.

Bunlar dün yolları kesmemişti ama dün geceden başlayarak her tarafı kapatacaklarını öğrendik...

Yayalar dahil.

Basın kartları geçmiyor.

Yani işin esası ve kuşatmanın asıl yüzü bugün ortaya çıkacakmış.

★★★

Bir düşünün...

Bu NATO toplantısı nedeniyle Ankara’da dün itibariyle çeşitli illerden getirilen 56 bin polis görevde.

Tamamdır, bu toplantı için Ankara’ya 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları gelecek.

Bu rakama yüzlerce gazeteciyi, özel korumayı, binlerce diplomat ve üst düzey bürokratı ekleyin.

Onları korumak ve olası terör olaylarını Türkiye Cumhuriyeti olarak önlemek bizim elbette görevimizdir ama bu kez bazı önlemler abartılı olmuş ve bunun sonucu olarak Ankara’da hayat resmen durdurulmuş durumda.

Neyse, evden besmele çekerek ayrılıp gazeteye sağ salim ulaştık ama neler pahasına!

Bugün önlemler daha da artacağına göre, acaba bugün ne yaparım bilemiyorum.

★★★

Şimdi bu aşamada karşımıza çok önemli bir gerçek daha çıkıyor...

Varsayalım siz ya da bir yakınınız hastalandı...

Bu durumda ne yapacaksınız?

Taksi çağırayım deseniz olmaz çünkü çok sayıda durak bu uygulamayla birlikte geçici olarak kapatıldı.

Bir yakınınızı çağırmak isteseniz o da olmaz çünkü hele evi kırmızı alanda ise dışarıya çıkamaz.

O halde geriye yine 112 kalıyor.

Yani şu birkaç gün içerisinde Ankara’da hastalanan herkes biraz sıkıntı yaşayacaktır, şimdiden haberiniz olsun!

Hastaneler inşallah gerekli önlemleri kendi açılarından almıştır.

★★★

Ankara’da ‘sıkıyönetim’ uygulaması şimdilik böyle efendim...

NATO toplantısını, Trump’ı vesaireyi her zaman yazarız da, Ankara’da karşımıza çıkan dünkü tablo hepimiz için çok farklı ve itiraf edelim biraz da yüz kızartıcıydı.

Umarım bunu da kazasız belasız atlatmayı başarır ve yine umarım, ben de bu sabah polis kuşatmalarını yarıp gazeteye ulaşır ve yazımı yazarım!

Yazarın Diğer Yazıları