Ankara'nın hamlesi Atina'yı korkuttu: Yunan basını alev alev

Ankara’nın Misa ve Semadirek adaları açıklarında iki deniz parkı ilan etmesi Yunan basınında büyük yankı uyandırdı. Ege'deki "Sakin Sular" döneminin bittiğini savunan Yunan medyası, Mavi Vatan yasası doğrultusunda atılan bu adımın karasularını ihlal ettiğini öne sürdü.

Ankara'nın Fethiye ve Kaş arasında iki deniz parkı ilan etmesi, Yunan basınında deprem etkisi yarattı.

Atina, alelacele Türkiye'nin kararını yasa dışı ilan etti. Türkiye'nin kara sularının dışında bölge ilan ettiğini ve yayılmacı bir anlayışla haritayı yeniden çizdiğini söyledi. Ancak kendi ilan ettiği deniz parkı kararlarını hızlı unuttu.

2025 yılında Girit açıklarında deniz koruma parkları ilan ederek bu restleşmenin fitilini ateşleyen Yunanistan'da basın, şimdi Mavi Vatan yasasının geçmesi ve deniz parklarının ilan edilmesiyle endişeye kapıldı.

Ankara'nın karararına göre ekolojik açıdan önemli olan, haritada gösterilen bölgelerdeki varlıkları Türkiye koruyacak. Bu bölgelerde yapılacak balıkçılık faaliyetleri Türkiye tarafından izlenecek.

Benzer bir kararı çıkarttıktan sonra Türkiye'nin sert tepkisini eleştiren Yunan basınında bu karardan sonra tekrar eden en önemli cümle şu:

'Atina anlaşmasıyla benzeri görülmemiş bir krizin önüne geçen Sakin Sular siyaseti sona mı erdi?'

'ATİNA ANLAŞMASI BULANDI'

Deniz parklarının ilan edilmesi Yunan basınının hep biraz ağızdan şikayetlerde bulunmasına sebep oldu.

Türkiye'ye olan eleştirileriyle ünlenen eKathimerini, iki ülke arasında 2023 yılında imzalanan Atina anlaşmasında suların bulandığını yazdı.

Ankara ve Atina arasında, Libya ve Türkiye arasındaki Münhasır Ekonomik Alan anlaşması sonrası yaşanan gerginliği yatıştırmak amacıyla Atina'da imzalanan dostluk anlaşması Yunan basınına göre sözde kaldı.

Bu anlaşmayla birlike Ege Denizi'nde 'Sakin Sular' siyaseti başlamıştı. Ancak Yunan basını artık sakin suların da sonuna gelindiğini ifade etti.

eKathimerini, anlaşmanın bir "askeri çatışmayı önlediğini" vurgularken, artık Türkiye'nin 'haritayı yeniden çizme' çabalarının anlaşmanın niyetinin bile uygulanamaz hale gelmesi anlamına geldiğini savundu.

Gazete, Yunan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Erdoğan'ın da görüşmelerinin git gide azaldığını da vurguladı.

'TÜRKİYE'NİN MASKESİ DÜŞTÜ'

Yunan haber sitesi tovima.gr ise "Türkiye kendi çevreci maskesini çıkardı" başlığıyla Ankara'yı hedef aldı. Haberde Türkiye yayılmacılıkla suçlanırken Yunanistan'ın parkları meşrulaştırıldı.

Misa Adası ve Semadirek Adası açıklarındaki parkların 'Türk karasularını genişlettiği' ifade edildi. Yunanistan'ın kararı yasa dışı olarak eleştirdiği vurgulandı.

Bu konuda Uluslararası Hukuk Profesörü Lykourgos Liakakos'un görüşüne yer ver haber sitesi "Yunan parklarının, Yunanistan karasularında kaldığını ancak Türk parklarının Türk sınırlarını aştığını ve bu yüzden yasa dışı olduğunu" söyledi.

Bu hamlenin Mavi Vatan yasasının gerçekleştirilmesi için yapıldığını ifade eden uzman "bu kararla Türkiye'nin ekolojik maskesi düştü" ifadesine yer verdi.

Uzman, Türkiye'nin bu konuda yasalar uymadığını ve bu hamleye yanıt olarak Birleşmiş Milletlere başvurulmasını gerektiğini söyledi. "Bu durum devam ettiği sürece barış mümkün değil" diye ekledi.

SAKİN SULAR SONA ERDİ

Yunan basını skai.gr ise Türkiye'nin ilan ettiği parkları nasıl koruyacağına odaklandı. Haberde Ankara'nın kararının 'Sakin Sular siyasetini tamamen sonlandırdığı' ifade edildi.

Yunanistan'ın Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Direktörü Kostantinos Filis, durumu "çok kötü bir gelişme" olarak niteledi ve Yunanistan ve Türkiye ilişkilerinin hızla bozulacağını belirtti.

Filis, Türk parklarının Yunan parklarına bir yanıt olduğunu ikna edici bulmadığını, Yunanistan parklarının karasuları sınırları içinde kurulması gerektiğine dair hükme uyduğunu söyledi.

Bu kararla Türkiye'nin Yunanistan'ı adalarından kopar istediğini ifade eden Filis, Lemnos ve Samidirek adalarının iletişimini keseceğini ve bu adaları Çanakkale Boğazı'ndan koparacağını ifade etti.

Misa adasının da bu park kararılya ayrıca Yunan Adaları'ndan fiilen koparıldığıını vurguladı. Filis, en önemli noktanın bu parkların varlığının gemilerle korunup korunmayacağı konusu olduğunu vurguladı. Filis, Yunanistan'ın kendi ilan ettiği parkları korumadığının altını çizdi.

Filis, Mavi Vatan'ın sadece Ege Denizi ile sınırlı olmadığını hatırlattı. Amacın Libya ile kurulan MEB gibi Mavi Vatan aracılığıyla benzer bir bölgenin Mısır'la kurulması olduğunu ifade etti.

Filis'in analizine göre Ankara, "uluslararası hukuka her zaman aynı derecede bağlı olmayan ülkeleri, kendisiyle yapılacak bir anlaşmanın, Yunanistan ve "Güney Kıbrıs" ile yapılacak yasal bir anlaşmadan kendi çıkarları açısından daha faydalı olabileceği konusunda ikna etmeye" çalışıyor.

NE OLMUŞTU?

Türkiye’nin Resmi Gazete kararıyla Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege’yi deniz milli parkı ilan etmesi, Ankara ve Atina arasında yeni bir diplomatik gerilime neden oldu.

Türk Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, bu adımın ülkenin çevre denizlerini koruma önceliğini yansıttığını bildirdi.

Yetkililer, Mavi Vatan’daki koruma alanlarının uluslararası hukuka uygun şekilde, sadece Türk karasularını değil, karasularının ötesindeki deniz yetki alanlarını da kapsayacak biçimde genişletildiğini ifade etti.

İdaresi Tarım ve Orman Bakanlığı'na verilen bu parklar oluşturulurken, bölgedeki seyrüsefer serbestisinin etkilenmemesi için gerekli tüm önlemlerin alındığı vurgulandı.

Bu hamle, Yunanistan cephesinde sert bir tepki çekti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, alınan kararı "tek taraflı ve hukuka aykırı" olarak nitelendirdi.

Atina yönetimi, söz konusu deniz parklarının uluslararası sulara ve doğrudan Yunan kıta sahanlığına uzandığını iddia etti.

Uluslararası Deniz Hukuku uyarınca hiçbir devletin kendi ulusal yargı yetkisi dışındaki bölgelerde tek başına deniz koruma alanı oluşturamayacağını belirten Yunanistan, bu eylemin uluslararası sular ve Yunan hakları nezdinde kesinlikle hiçbir hukuki geçerliliği ve etkisi olmadığını savundu.