ANTALYA 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/132 Esas
İ L A N
Davacı Maliye Hazinesi tarafından davalılar Erdoğan Osman GÖÇENER ve diğer davalılar aleyhine açılan tapu kaydının iptali davasında;
Mahkememizce 21/03/2025 tarihinde dava konusu; Antalya ili Arapsuyu Mahallesi 6411 Ada, 6 nolu parsel 12066,13 m2 arsa vasfında umar parseli, Antalya ili Arapsuyu Mahallesi 6424 Ada, 1 nolu parsel 5606,00 m2 tarla vasfında umar parseli ve Antalya ili Arapsuyu Mahallesi 6433 Ada, 2 nolu parsel 12119,34 m2 tarla vasfında umar parseli üzerinde yapılan keşif sonucu Jeodezi ve fotogrametri uzmanı, Jeoloji Mühendisi ve Ziraat Mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen 27/06/2025 tarihli raporda; "Dava konusu yer; 1/25.000 ölçekli Antalya O-25-a3 haritasına isabet etmekte olup Antalya İli Konyaaltıİlçesi Arapsuyu Mahallesinde ve halen üzerinde herhangi bir yapı bulunmayan 6411 ada 6 parselin 1.356,59 m2'lik kısmı, 6424 ada 1 parselin, 705,10 m2.lik kısmı ile 6433 ada 2 parsel no.lu taşınmazın 1218,78m2. lik kısmını kapsamaktadır. “Delta Ovası” ya da “Çatal Ağzı” olarak da ifade edilen bu alan Jeolojik süreçte sürekli olarak tekrarlanan taşkınlar ve sedimantasyon olayları neticesinde oluşmuş “Alçak-Basık Kıyı” özelliğindeki, Kuvaterner (Holosen) devrine ait mil-kil-silt-küçük ölçekte çakıl taneleri ve kumlu kil-siltten litolojisindeki karasal alüvyallerden meydana gelmektedir. Menderesli bir kanal yapısına sahip olan Boğaçayı, türbülanslı bir akım hattına sahip olduğundan bölgeyi taşkın ovasına dönüştürmüştür. Akıntının en kuvvetli olduğu yerler olan kavislerin dışının oyulması nedeniyle Menderesler zaman içinde göç ederek yer değiştirmiş ve oyulan kısımlardan akıntı ile getirilen sedimentler (malzemeler) kavislerin iç kesimlerinde çökelmiş, bu göç sırasında kavisler genişleyerek suya dolu, hilal şeklinde olan Gücük Gölü'nü oluşturmuştur.(Gücük Gölü Harita-4 'deki 1962 baskılı 1/25.000 ölçekli haritada görülmektedir.) Ancak, bu bölgede 1970'li yıllardan itbaren su kanalları şeklinde kurutma kanalları açmak suretiyle ıslah çalışmaları yapılmış, bazı dereler de ıslah edilerek kanal şekline dönüştürülmüş ve böylece herhangi bir şekilde taşkın yapmasının önüne geçilmiştir. Netice itibariyle Gücük Gölü ile bu aölü besleyen Arı Deresi ve civarı, önce varı bataklık haline dönüştürülmüş, daha sonraki yıllarda da üzerinde doğal olarak toprak örtüsü oluşmuş ve bu surette ziraat yapılabilir hale getirilmiş, sonrasında da imara açılmış ve bugünkü halini almıştır. Dava konusu taşınmazların içinden yaklaşık Kuzey-Güney istikametinde geçmekte olan su kanalı şeklindeki dere yatağı da aslında kadim Arı Deresinin kendisi olduğu tespit edilmiştir. Geçmişe dönük hava fotoğraflarından davaya konu taşınmazlardan deniz kıyısına yakın konumda bulunan 6433 ada 2 parselin kısmen göl (Gücük Gölü) kısmen bataklık olarak göründüğü, diğer parsellerin çevresinde bulunan arazilerle birlikte taşınmazların bulunduğu bölgenin imara açılıp yapılaşma başlayıncaya kadar, çevresindeki taşınmazların öncesinde daha az parçalı, devamında paylaşılarak çok parçalı olarak tarımsal üretimde kullanıldığı tespit edildiği" belirtilmiştir.
İş bu 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna adresleri tespit edilemediğinden haklarında ilanen tebligat yapılan Erdoğan Osman GÖÇENER, Gürbüz ERTUŞ, Hatice Gönül CANER, Mehmet Mashar KARADEMİR ve Mehmet Tacettin ÖZGENER (varsa mirasçı veya hak sahipleri) tarafından HMK 281. maddesi gereğince, iki hafta içinde itiraz edilmediği taktirde bilirkişi raporuna itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacakları hususu tebliğ yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. 07/07/2025