Arjantin Başbakanı, İngiliz toprağına gözünü dikti: Şirketlere ultimatom yayınladı

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, ABD Başkanı Donald Trump’ın Falkland Adaları’nın statüsüne ilişkin yaklaşımını gözden geçirebileceğine işaret ederek bölgedeki egemenlik iddiaları lehine küresel değişim rüzgarlarının estiğini söyledi.

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, ulusa seslendiği televizyon konuşmasında Falkland Adaları (Malvinas) üzerindeki egemenlik haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin adalara yönelik tarihi tutumunu yeniden değerlendirdiğini belirten Milei, Arjantin lehine elverişli değişim rüzgarlarının dünyada esmeye başladığını ifade etti.

İngiltere’nin göç, demografi ve ekonomi alanlarında çözülmesi zor krizlerle karşı karşıya olduğunu ve gerileme sürecine girdiğini savunarak Arjantin’in geleceğinin ise geliştiğini öne sürdü.

İngiltere’nin dayandığı self-determinasyon ilkesini reddeden Milei, Arjantin milli takımının İngiltere galibiyeti sonrasında açtığı pankarta atıfta bulunarak "Malvinas Arjantin’indir" ifadesini yineledi.

'TRUMP'TAN DESTEK ALDIK' DEDİ

Milei’nin bu açıklamaları, Donald Trump’ın İngiliz yayın kuruluşu GB News’e verdiği röportajın ardından geldi.

Trump, Arjantin ile yaşanabilecek olası bir Falkland ihtilafında İngiltere’ye yardım edip etmeyeceği sorusuna yardım etmeyebileceği imasında bulunmuş ve İngiltere’nin İran konusunda kendisine destek olmadığını belirtmişti.

Trump, NATO’dan ve İngiltere’nin eski lideri Keir Starmer’dan birkaç gemi göndermesini istediğini ancak "Hiç gemimiz yok" yanıtını aldığını dile getirmişti.

ABD resmi olarak İngiltere’nin adalardaki fiili yönetimini tanımakla birlikte egemenlik konusunda resmi bir tutum almamıştı.

Ancak nisan ayında Reuters tarafından aktarılan Pentagon içi bir e-postada, Washington’ın İran savaşına katılmayan NATO müttefiklerini cezalandırma yöntemi olarak bu tutumunu değiştirebileceği iddia edilmişti.

Milei ise Trump’ın bu yaklaşımını üstü kapalı bir tehdit olarak nitelendirdi ve Arjantin’in Batı değerleriyle uyumlu güvenilir bir müttefik olduğunu savundu.

Milei’den ABD’nin egemenlik iddiasını resmen destekleyeceğine dair bir açıklama beklenirken, konuşmanın ana unsurunu yayımlanan kararnameler oluşturdu.

ŞİRKETLERE ULTİMATOM VERDİ

Milei, İsrailli Navitas ve İngiliz Rockhopper şirketlerinin Kuzey Falkland Havzası’ndaki offshore projesini hedef alarak petrol çıkarma faaliyetlerine katılanlara yönelik yaptırımları hızlandıracak bir kararname yayımlayacağını duyurdu.

Söz konusu projenin Birleşmiş Milletler’in tek taraflı eylem yapılmaması çağrısını ihlal ettiğini öne süren Milei, ayrıca Tierra del Fuego’da 2022 yılında inşasına başlanan entegre deniz üssüne öncelik verileceğini ve savunma bakanlığı kaynaklarının artırılacağını açıkladı.

İngiltere ise hafta başında yaptığı açıklamada tutumunun sarsılmaz olduğunu belirterek egemenliğin İngiltere’de kaldığını ve 2013 referandumunda halkın yüzde 99,8’inin İngiliz kalma yönünde oy kullandığını hatırlattı.

AMAÇ YİNE SEÇİMDE OY TOPLAMAK

Analistler, Milei’nin Falkland konusunu gündeme getirmesini, göreve gelmesinden bu yana popülaritesinin en düşük seviyede olduğu dönemde bir sis perdesi oluşturma çabası olarak yorumluyor.

Görevdeki hükümet üyelerine yönelik yolsuzluk iddiaları, sert tasarruf tedbirleri sonucu enflasyonun kontrol altına alınmasına karşın artan işsizlik ve yoksulluk sorunlarıyla karşılaşan Milei, gelecek yılki seçimler öncesinde tartışmalı hamlelerini artırdı.

Dünya Kupası’ndan bu yana Arjantin karşıtı kampanya yürütüldüğü iddiaları, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’ya yönelik eleştiriler ve ABD benzeri göç tedbirleri bu hamleler arasında yer alıyor.

1982 Falkland Savaşı sırasındaki İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’a hayranlığıyla bilinen Milei’nin, adalar üzerindeki egemenlik söylemlerini ancak ABD’nin tutum değiştireceğine dair haberlerin çıkmasının ardından kamuoyu önünde benimsemeye başlaması da dikkat çekiyor.