Asgari ücretlileri yıkacak haber
Türkiye'de artan yaşam maliyeti ve vergi dilimleri nedeniyle çalışanların satın alma gücü gerilemeye devam ediyor. Peki, açlık sınırının altında kalan asgari ücrete temmuz ayında ara zam gelir mi? SGK Uzmanı Özgür Erdursun, 2026 yılı güncel verileri ışığında asgari ücret, açlık sınırı ve brüt maaşlardaki vergi kesintilerini inceleyerek çalışanların gelir değişimlerini analiz etti.
Türkiye’de son yıllarda ücret seviyeleri yükselmesine rağmen, çalışanların fiili satın alma gücünde düşüş gözlemleniyor. Asgari ücret ve genel maaş zamlarıyla rakamlar büyürken, enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artış hızı nominal kazançların önüne geçiyor. Çalışan kesim için mevcut yaşam standartlarını korumak, yüksek refah talebinin önüne geçmiş durumda bulunuyor.
ORTALAMA MAAŞ SORUNU
Türkiye'deki ücret sistemi büyük oranda asgari ücret seviyesine endeksli bir yapı gösteriyor. Özel sektördeki pek çok maaş düzenlemesi asgari ücrete göre şekillenirken, bu durum ortalama ücretler ile en düşük ücret arasındaki makasın kapanmasına yol açıyor.
Geçmiş yıllarda meslek, deneyim, kıdem ve eğitim seviyesine göre ücretlerde belirgin farklar bulunurken, günümüzde ücret skalası alt sınırda sıkışıyor. Nitelikli ve niteliksiz iş gücü arasındaki gelir farkının azalması, çalışma hayatında motivasyonu, üretkenliği ve verimlilik oranlarını olumsuz yönde etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
ASGARİ ÜCRET VE AÇLIK SINIRI KARŞILAŞTIRMASI
2026 yılı itibarıyla net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak uygulanıyor. Buna karşılık, dört kişilik bir aile için hesaplanan açlık sınırı verileri Mayıs ayı itibarıyla 35 bin lira barajını aşmış durumda.
Akaryakıt, gıda, kira ve fatura gibi temel gider kalemlerindeki sürekli artış, sabit kalan ücretler ile yaşam maliyeti arasındaki farkın yıl boyunca daha da büyümesine neden oluyor.
TEMMUZ AYINDA ARA ZAM GELİR Mİ?
Dünya Gazetesi'nden SGK uzmanı Özgür Erdursun'un köşe yazısına göre, Yılın geri kalan dönemine ilişkin açıklanacak enflasyon verileriyle açlık sınırının yükselmeye devam edeceği öngörülüyor. Ancak mevcut ekonomi programı ve ekonomi yönetiminden gelen açıklamalar doğrultusunda, temmuz ayında asgari ücrete bir ara zam yapılması ihtimali zayıf değerlendiriliyor. Asgari ücretin sabit kalması, buna bağlı olarak diğer sektörlerdeki ücret artışlarının da durması ve milyonlarca çalışanın yıl sonuna kadar aynı nominal maaşla devam etmesi anlamına geliyor.
VERGİ DİLİMLERİNİN NET MAAŞ ETKİSİ
Çalışanların alım gücünü etkileyen tek unsur enflasyon değil. Brüt ücret üzerinden maaş alan milyonlarca çalışan, yıl içerisinde vergi dilimlerinin yükselmesi nedeniyle kademeli gelir kaybı yaşıyor. Brüt maaş seviyelerine göre ocak ve aralık ayları arasındaki net gelir değişimleri şu şekildedir:
Brüt 50 bin TL alanlar: Yılın başında yaklaşık 40 bin 200 lira net ücret elde ederken, yıl sonunda net geliri yaklaşık 36 bin 500 liraya kadar geriliyor.
Brüt 100 bin TL alanlar: Elbette eline Ocak ayında yaklaşık 75 bin 900 lira geçerken, Aralık ayında bu rakam yaklaşık 65 bin 700 liraya düşüyor.
Brüt 150 bin TL alanlar: Net geliri yıl başında yaklaşık 111 bin 700 lira seviyesindeyken, yıl sonunda 95 bin 400 liralara kadar geriliyor.
Brüt 200 bin TL alanlar: Net maaşı ise yılın başında yaklaşık 147 bin 400 lira iken, yıl sonunda 114 bin 800 lira seviyelerine kadar düşebiliyor.
SGK tavanından alanlar: Sosyal güvenlik primine esas kazanç tavanı düzeyinde, yani yaklaşık asgari ücretin dokuz katı gelir elde eden çalışanlarda ise kayıp çok daha belirgin hale geliyor. Yılın başında yaklaşık 213 bin 800 lira net gelir elde eden bir çalışanın maaşı yıl sonunda yaklaşık 167 bin liraya kadar gerileyebiliyor.
GERÇEKLEŞEN ENFLASYON VE YIL SONU HEDEFLERİ
Ekonomi yönetimi ücret artışlarını hedeflenen enflasyon oranlarına göre planlasa da pratik uygulamada gerçekleşen enflasyon oranları öne çıkıyor. 2026 yılı için başlangıçta yüzde 16 olarak öngörülen yıl sonu enflasyon hedefi, yılın ilk beş ayında yüzde 16,60’a ulaşarak aşılmış bulunuyor.
Yıl sonuna doğru enflasyonun yüzde 30 seviyelerine yaklaşması durumunda, yıl başında yapılan ücret artışlarının reel değeri yıl tamamlanmadan erimiş olacak. Bu veriler doğrultusunda, temmuz ayında bir ara düzenleme yapılması ekonomik bir tercihten ziyade, çalışanların satın alma gücünün korunması adına bir gereklilik olarak öne çıkıyor.