Asılı duran tahta tabutlar gizemli halkı ortaya çıkardı
Güney Çin'in ulaşılması güç kayalıklarında yüzyıllardır asılı duran tahta tabutlar, arkeologların en büyük gizemlerinden biri olarak biliniyordu. Tabutların nasıl yerleştirildiği kadar, bu sıra dışı cenaze geleneğini başlatan insanların kim olduğu da uzun süredir bilinmiyordu. Şimdi antik DNA analizleri, bu gizeme önemli bir cevap verdi.
Bilim insanları, Çin'deki asılı tabutlara gömülen insanların genetik izlerini günümüzde bölgede yaşayan topluluklarla karşılaştırdı. Sonuçlar, bu insanların günümüzde Çin'in güneybatısında yaşayan Bo halkının atalarıyla genetik bağ taşıdığını ortaya koydu.
Araştırma, yalnızca binlerce yıllık bir cenaze geleneğinin ardındaki topluluğu ortaya çıkarmakla kalmadı. Aynı zamanda Güney Çin ile Güneydoğu Asya arasında binlerce yıl önce kurulmuş olabilecek bağlantılara da ışık tuttu.
Kayalıklara asılan tabutların sırrı neydi?
Güney Çin ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde bulunan asılı tabutlar, yüzyıllardır araştırmacıların ilgisini çekiyor.
Ahşaptan yapılan tabutlar çoğunlukla dik kayalıkların üzerine, kaya çıkıntılarına veya mağaraların ulaşılması zor bölümlerine yerleştirilmiş durumda. Bazıları yerden onlarca metre yüksekte bulunuyor.
Bu olağanüstü mezarların neden bu kadar yüksek noktalara yerleştirildiği konusunda çeşitli görüşler ortaya atılmış olsa da, uygulamayı gerçekleştiren toplulukların kimliği uzun süre kesin olarak belirlenemedi.
Şimdi ise araştırmacılar, cevabı tabutların kendisinden değil, içlerinde bulunan insan kalıntılarından aradı.
DNA, binlerce yıllık gizemi çözdü
Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, Çin'deki dört farklı asılı cenaze alanından 11 kişinin genetik materyalini inceledi.
Bazı kalıntıların 2 bin yıldan daha eski olması, araştırmacılara bu toplulukların genetik geçmişini günümüzde yaşayan insanlarla karşılaştırmak için son derece nadir bir fırsat sundu.
Araştırma ekibi bununla da yetinmedi. Tayland'ın kuzeybatısındaki bir mağarada bulunan kütük tabutlardan çıkarılan dört kişinin DNA'sı da analiz edildi. Bu kalıntıların en eskisinin yaklaşık 2 bin 300 yıl öncesine ait olduğu belirlendi.
Elde edilen antik genomlar daha sonra, Bo kökenli 30 günümüz insanının genetik verileriyle karşılaştırıldı.
Sonuç dikkat çekiciydi.
Çin'deki asılı tabutlara gömülen bireylerin genetik yapısı ile günümüzde Bo topluluklarında görülen genetik özellikler arasında belirgin bir bağlantı tespit edildi.
Araştırmacılara göre bu bulgular, asılı tabut geleneğini uygulayan eski toplulukların günümüzde yaşayan Bo halkının atalarıyla bağlantılı olduğuna dair güçlü kanıt sunuyor.
Tabutların ardındaki insanlar aslında kaybolmamış olabilir
Keşfin en dikkat çekici taraflarından biri, asılı tabutları yapan topluluğun tamamen ortadan kaybolmuş bir uygarlık olmayabileceğini göstermesi.
Tarihsel kayıtlar ve bölgedeki yerel gelenekler uzun süredir Bo halkını bu sıra dışı mezarlarla ilişkilendiriyordu. Yeni DNA araştırması ise bu bağlantıya genetik bir boyut kazandırdı.
Başka bir ifadeyle, yüzyıllardır kayalıklarda duran bu tabutların ardındaki insanlar iz bırakmadan ortadan kaybolmuş bir topluluk değil, soyları günümüze ulaşan eski bir nüfusun üyeleri olabilir.
Binlerce yıl önce Güney Çin'de kimler yaşıyordu?
Araştırmanın sonuçları yalnızca Bo halkıyla olan bağlantıyı göstermedi. Asılı tabutlara gömülen insanların, MÖ 10.000 ile MÖ 2000 yılları arasında Güney Çin ve Güneydoğu Asya'da yaşayan daha eski topluluklarla da ortak genetik geçmiş taşıdığı belirlendi.
Araştırmacılar, bu toplulukların Han nüfusunun bölgede yayılmasından önce Güney Çin'in geniş kesimlerinde yaşayan ve Tai-Kadai dilleri konuşan erken topluluklarla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Bu durum, asılı tabut geleneğinin tek bir bölgeye özgü izole bir uygulama olmayabileceğini düşündürüyor.
Aynı gelenek Tayland'da da ortaya çıktı
Benzer cenaze uygulamalarının izlerine Çin'in dışında da rastlanıyor.
Tayland'ın kuzeybatısındaki bazı mağaralarda, eski toplulukların ağaç gövdelerini oyarak yaptıkları kütük tabutları kullandığı biliniyor. Bu tabutlar mağaraların içine, ahşap platformlara veya yüksek kayalık alanlara yerleştirilmiş.
Çin ve Tayland'daki kalıntılar üzerinde yapılan genetik incelemeler, iki bölgede yaşamış bazı eski topluluklar arasında ortak bir geçmiş bulunabileceğine işaret ediyor.
Bu nedenle araştırmacılar, asılı tabut geleneğinin yalnızca Çin'deki tekil bir uygulama değil, Güney Çin ve Güneydoğu Asya boyunca uzanan daha geniş bir kültürel ve genetik bağlantının parçası olabileceğini düşünüyor.
Asılı tabut geleneği ne zaman sona erdi?
Asılı tabut uygulaması zaman içinde ortadan kayboldu. Araştırmacılar, Çin'deki bu geleneğin Ming Hanedanlığı döneminde, yani 1368-1644 yılları arasında, birkaç yüzyıl önce sona ermiş olabileceğini belirtiyor.
Uygulamanın daha eski dönemlerde de bilindiğine dair tarihi kayıtlar bulunuyor.
Yuan Hanedanlığı dönemine ait kaynaklarda, tabutların yerden yüksekte tutulmasının uğurlu kabul edildiğine ilişkin ifadeler yer alıyor. Bu da yüksek yerlere yapılan gömülerin yalnızca pratik bir tercih olmadığını, ölen kişinin kaderiyle ilişkilendirilen inançlara da dayanmış olabileceğini gösteriyor.
Binlerce yıllık hikâyenin izleri hâlâ yaşıyor
Bugün Çin'in güneyindeki Yunnan eyaletinde Bo kökenli birkaç bin kişi yaşamaya devam ediyor. Resmi sınıflandırmada Yi etnik grubu içinde yer alsalar da kendilerine özgü dilleri ve kültürel gelenekleri bulunuyor.
Yeni DNA araştırması, yüzyıllardır kayalıklarda asılı duran tabutlarla bugün bölgede yaşayan topluluklar arasında beklenmedik bir genetik bağ bulunduğunu ortaya koydu.
Böylece arkeologların yıllardır sorduğu “Bu tabutları kim yaptı?” sorusuna önemli bir cevap geldi.
Gizemli tabutların ardındaki insanlar sanıldığı gibi tamamen kaybolmuş olmayabilir. Onların hikâyesi, binlerce yıl sonra hâlâ yaşayan insanların DNA'sında devam ediyor olabilir.