Avrupa Asya dışında bir kıtaya daha bağlanıyor: Denizin altına tünel döşeyecekler
Avrupa ve Asya’nın birleştiği coğrafi konumda yer alan Türkiye, bu dev köprünün "kilit taşı" rolünü üstlenirken benzeri bir proje ise Afrika ile yapılması planlanıyor. Yeni ticaret yolları arayan Avrupa, Portekiz ve Fas üzerinden iki kıtayı birbirine bağlamayı hedefliyor.
İstanbul Boğazı’nın altından geçen Marmaray ve Avrasya Tüneli ile üzerinden geçen üç dev köprü, iki kıtayı fiziksel olarak birbirine bağlıyor. Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı ve hayata geçirilmesi planlanan Kalkınma Yolu gibi projeler, Pekin’den çıkan bir konteynerin deniz rotalarına muhtaç kalmadan doğrudan Londra’ya ulaşmasını sağlıyor. Bu projeye benzer bir çalışmada Afrika-Avrupa kıtaları arasında gerçekleşmesi bekleniyor.
Küresel deniz ticaret yollarında artan güvenlik riskleri, Avrupa ve Afrika kıtalarını birbirine bağlayacak devasa su altı tünel projelerini yeniden dünya gündemine taşıdı.
Ticaret yollarını çeşitlendirmek ve lojistik ağlarını sağlama almak isteyen hükümetler, Fas'ı Avrupa'ya bağlayacak iki farklı güzergah üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırıyor.
PROJENİN MALİYETİ ARAŞTIRILIYOR
Gündemdeki ilk proje, Fas ile Portekiz arasında kurulması planlanan ve yaklaşık 800 milyon avroya mal olması beklenen su altı otoyolu. "Atlantik Yakınlık Koridoru" olarak adlandırılan bu proje, Fas'ın Tanca bölgesindeki yol ağını Portekiz'in Algarve bölgesine bağlamayı hedefliyor. Çift tünelli bir yapı olarak tasarlanan otoyolun, bölgedeki ulaşım mantığını tamamen değiştirecek bir mühendislik atılımı olması öngörülüyor.
DEMİRYOLU PROJESİ YENİDEN İVME KAZANDI
Diğer yandan, Fas ile İspanya'yı deniz altından birleştirecek olan 20 milyar avroluk dev demiryolu tüneli projesi de yeniden ivme kazandı. İspanya’daki Punta Paloma ile Fas’taki Malabata Burnu’nu birbirine bağlayacak olan 42 kilometrelik bu hat, iki kıta arasındaki seyahat süresini sadece 30 dakikaya düşürecek.
Hem yolcu hem de yük taşımacılığına hizmet edecek olan bu proje, Hürmüz Boğazı gibi riskli deniz rotalarına alternatif, stratejik bir kara koridoru oluşturacak. Henüz resmi makamlardan kesin onay bekleyen bu dev yatırımlar, hayata geçmeleri durumunda küresel ticaretin merkezini Akdeniz ve Atlantik aksına kaydırma potansiyeli taşıyor.