Avrupa'da taharet musluğu işte bu yüzden 'ahlaksızlık' sayılmış

Avrupa ve Amerika’da taharet musluğu neden yok? Bu sorunun cevabı ne tesisat yetersizliği ne de kültürel fark; her şey İkinci Dünya Savaşı’ndaki o büyük önyargıyla başladı. İşte tüm ayrıntılar...

Batı dünyasında taharet musluğu ve bide sistemlerinin yaygınlaşmamasının temelinde İkinci Dünya Savaşı dönemine dayanan tarihsel bir algı yatıyor. Dönemin askeri ve mimari kayıtlarına göre, Avrupa ve Amerika’nın bu sistemden uzak durmasının ana nedenleri şunlar:

SAVAŞ DÖNEMİ VE GENELEV BAĞLANTISI

İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa’da görev yapan Amerikalı ve İngiliz askerleri, taharet sistemleriyle ilk kez Fransız genelevlerinde karşılaştılar. Bu durum, askerlerin zihninde suyla temizlik düzeneğinin doğrudan seks işçiliği ve "ahlak dışı" kabul edilen mekanlarla özdeşleşmesine neden oldu. Savaştan dönen askerlerin bu sistemleri kendi aile konutlarına kurmayı reddetmesi, uygulamanın Batı toplumunda uzun süre bir tabu olarak kalmasına yol açtı.

DAR ALANLAR VE TESİSAT YAPISI

İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerindeki eski yapılarda banyoların sonradan eklenmesi, alan darlığı sorununu doğurdu. Ayrı bir bide ünitesi için yeterli alanın bulunmaması ve mevcut tesisatların su basıncı farklılıkları, sistemin binalara entegre edilmesini zorlaştırdı. Ayrıca, 19. yüzyıldan itibaren gelişen tuvalet kağıdı sanayisi, "kuru temizlik" yöntemini modern bir standart olarak pazarlayarak suyla temizlik alışkanlığının önüne geçti.

TALEP PATLAMASI YAŞANIYOR

On yıllarca süren bu yaklaşım, son yıllarda hijyen standartlarının yeniden tanımlanmasıyla değişmeye başladı. Tıbbi raporların suyla temizliğin cilt sağlığı ve hijyen açısından avantajlarını vurgulaması üzerine, özellikle ABD ve Avrupa pazarında bu aparatlara olan talep artış gösterdi. Günümüzde teknolojik klozet kapakları ve sonradan eklenebilir aparatlar vasıtasıyla, geçmişteki tarihsel önyargıların yerini işlevsel kullanım aldı.