Avrupa Merkez Bankası'nın faiz kararı Orta Doğu'ya bağlı
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini tetiklemesiyle Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırım ihtimalleri gündeme gelirken, bu ihtimallerin Orta Doğu'daki savaşın gidişatına göre şekillenmesi bekleniyor.
Orta Doğu'daki gerilimin enerji arzını olumsuz etkilemesiyle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki hareketlilik, ECB üzerindeki faiz artırım baskısını artırdı.
Enerji piyasalarında yaşanan arz şoku Avrupa'da dezenflasyon sürecini olumsuz etkilerken, ECB'nin bundan sonra para politikasında daha "şahin" bir duruş sergileyebileceği tahmin ediliyor.
Saldırılar başlamadan önce açıklanan veriler ve makroekonomik göstergeler, bölgede ekonomik aktivitenin iyi durumda olduğunu ortaya koymuştu ve Bankanın artık faiz indirimine gitmeyeceği tahminlerini öne çıkarmıştı. Buna karşın herhangi bir faiz artırım öngörüsü söz konusu değildi.
Ancak saldırılar başladıktan sonra savaşın ne zaman sona ereceğine yönelik belirsizlikler ve yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist endişeleri tetiklemesiyle ECB'nin faiz artırımı yapacağına yönelik öngörüler öne çıktı.
Orta Doğu'daki gerginliklerden dolayı Bankanın faiz artırımını beklentilerden önce yapabileceği öngörüleri de bulunuyor.
Politika yapıcılar da açıklamalarında enflasyon konusundaki hassasiyetlerini ortaya koydu.
"ENERJİ ŞOKUNUN SIKILAŞMA ADIMINI GEREKTİRECEĞİNİ ŞİMDİLİK DÜŞÜNMÜYORUZ"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, Orta Doğu'daki savaş ve enerji fiyatlarındaki artışların, Avro Bölgesi için yeni riskler oluşturduğunu belirtti.
ECB'nin, bunun bir başka yüksek enflasyon dönemine yol açmaması için son derece dikkatli olacağını ifade eden Geffen, piyasanın faiz artırımına ilişkin beklentilerinin enerji fiyatlarındaki değişikliklerle ve savaşa ilişkin beklentilerle paralel olarak hareket ettiğini aktardı.
Geffen, "Bir hafta içinde çok şey olabilir ancak şimdilik enerji şokunun politika sıkılaştırmasını gerektirecek kadar güçlü olmadığına inanıyoruz." dedi.
ECB'nin mart ayında faiz oranlarını sabit bırakacağı ve ekonomiye etkisini değerlendirmek için zaman tanıyacağı öngörüsünde bulunan Geffen, "Mevcut şokun kötüleşmemesi veya uzun süre devam etmemesi durumunda faiz artırımlarına gerek olmadığını düşünüyoruz." ifadesini kullandı.
Geffen, bundan sonraki 2 yıl için enflasyon beklentisinin hala yüzde 2 civarında olduğunu kaydetti.
Çatışmanın daha da tırmanması veya Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması halinde enflasyon şokunun daha da şiddetlenebileceğini vurgulayan Geffen, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Eğer bu durum enflasyon beklentilerini de yükseltirse Avrupa Merkez Bankasının hızlı hareket edeceğini düşünüyoruz. Nisan veya haziran aylarında bir faiz artırımı mümkün olabilir, ancak bu yalnızca mart ayındaki toplantıdan sonraki haftalarda görünümün kötüleşmesi durumunda gerçekleşebilir."
"BAZI POLİTİKA YAPICILARI DOLARIN ZAYIFLIĞI NEDENİYLE FAİZ İNDİRİMİNİ SAVUNUYOR"
ING Group Başekonomisti Peter Vanden Houte ise birkaç hafta önce bazı politika yapıcıların doların zayıflığı nedeniyle faiz indirimini savunduğunu, bu durumun kökten değiştiğini söyledi.
Şimdi faiz artırımı spekülasyonlarının arttığını belirten Houte, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın, bu kez ECB'nin 2022-2023'te olduğu gibi enflasyonun kötüleşmesine izin vermeyeceğine dair ifadelerini anımsattı.
Houte, şu an için hala çok fazla belirsizlik olduğunu ifade ederek, "Ayrıca mevcut faiz oranları seviyesi 'nötr' olarak kabul edilirken, 2022 yılının başında faiz oranları hala negatifti." diye konuştu.
Bu şartlarda Bankanın mart toplantısında faizlerde değişikliğe gitmesinin beklenmediğini aktaran Houte, "Yılın geri kalanında birçok şey savaşın süresine ve enerji piyasalarındaki arz aksamalarına bağlı olacak." görüşünü paylaştı.
Houte, ECB yetkililerinin üç aylık tahminlerini yayımlayacağını ve muhtemelen farklı senaryolar sunacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"ECB, manşet enflasyonun geçici olarak yüzde 3'ün üzerine çıkmasını muhtemelen kabul edebilir. Ancak temel enflasyon ve enflasyon beklentileri de belirleyici bir şekilde yükselirse, ECB'nin faiz oranlarını artırması muhtemeldir."