Avrupa'nın en büyük hazinesi artık devletin koruması altında
Norveç hükümeti, 15,9 milyon tonluk rezerve sahip Fen yatağının planlama yetkisini devraldı. 2031’de üretime başlaması beklenen saha, Avrupa’nın nadir toprak elementi ihtiyacını karşılamada kritik rol oynayacak.
Norveç hükümeti, Telemark bölgesinde bulunan ve Avrupa'nın bilinen en büyük nadir toprak elementi rezervi olan Fen yatağının geliştirme süreçlerini hızlandırmak amacıyla projenin planlama yetkisini doğrudan devraldığını duyurdu.
Geçtiğimiz ay paylaşılan güncel veriler, yatağın potansiyelinin daha önce tahmin edilenin neredeyse iki katı olduğunu ortaya koydu. Projenin geliştiricisi Rare Earths Norway, sahadaki toplam nadir toprak oksit miktarının, bir önceki yıla göre %81’lik bir artışla 15,9 milyon metrik tona ulaştığını bildirdi.
ÇİN BAĞIMLILIĞINA KARŞI KRİTİK BİR EŞİK
Avrupa Kıtası’nda halihazırda faal bir nadir toprak madeni bulunmaması, bölgeyi bu alanda dominant güç olan Çin’e bağımlı kılıyor. Fen yatağındaki oksitlerin yaklaşık %19’unun, elektrikli araç motorları, rüzgar türbinleri ve savunma sanayii teknolojilerinde kritik rol oynayan neodimyum ve praseodimyum (NdPr) elementlerinden oluştuğu belirtildi.
Başbakan Jonas Gahr Store konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sahanın Avrupa’nın arz güvenliği ve rekabet gücü açısından taşıdığı öneme değinerek, "Kritik minerallere erişimi güvence altına almak için üretim kapasitemizi artırmak stratejik bir zorunluluktur" ifadesini kullandı.
PLANLAMA SÜRECİ MERKEZE ALINDI
Norveç hükümeti, projenin planlama yetkisini yerel yönetimin talebi doğrultusunda üstlendiğini açıkladı. Bu kararın temel gerekçeleri arasında; tarımsal ve çevresel grupların olası itirazları ile ulusal çıkarlar arasındaki dengeyi sağlamak.
Altyapı projelerinde sıklıkla karşılaşılan gecikmeleri minimize ederek 2031 hedefine sadık kalmak. Yerel ve ulusal düzeydeki arazi kullanımı anlaşmazlıklarını merkezi bir otorite eliyle çözüme kavuşturmak.
2032 YILINA PLANLANIYOR
Rare Earths Norway tarafından hazırlanan takvime göre, madende üretimin 2031 yılının sonunda başlaması planlanıyor. Tesisin tam kapasiteye ulaşacağı 2032 yılı itibarıyla yıllık 800 ton NdPr üretilmesi hedefleniyor. Bu hacmin, Avrupa Birliği’nin toplam yıllık NdPr ihtiyacının yaklaşık %5’ini tek başına karşılaması öngörülüyor.