TÜRK Silahlı Kuvvetleri için Ankara’nın Etimesgut bölgesinde 12.6 milyon metrekare arazi üzerine yaklaşık 890 bin metrekare kapalı alanlı “Müşterek Karargâh” inşa ediliyor. 30 Ağustos 2021’de temeli atılan bu yerleşkenin içinde Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, bir Harekât Merkezi ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları yer alacak. Başkan Erdoğan’ın deyişiyle “Her şeyiyle, duruşuyla düşmana korku, dosta güven veren bir yapı burada gerçekleştirilmiş olacaktır.” MSB’nin resmî sitesinde yer alan bilgilere göre bu karargâh, ABD’nin başkenti Washington’da bulunan ünlü Pentagon’dan 3 kat, Belçika’nın başkenti Brüksel’in Haren bölgesindeki NATO karargâhından 4 kat büyüktür. Bu müşterek karargâhın inşasında, tamamen çelikten yapılmış Paris’teki Eyfel Kulesi’nden 22 kat daha fazla demir kullanılmıştır. Bu karargâh pek tabii, sadece bir binalar manzumesi değildir. Yüksek teknolojili aygıtlarla donatılmış bir Savaş Komuta ve Kontrol Merkezi olacaktır. Bu yerleşkede 15 bin görevli çalışacaktır. Kaça mal olacağı hakkında bilgi verilmemektedir. Benim kaba tahminim bu külliyenin maliyeti, mekanik, elektrik ve iletişim altyapısıyla birlikte 4 milyar doları bulacağıdır.
YATIRIM VE TÜKETİM
Silikon Vadisi’nin bilişimci ve yapay zekâcı süper star firmaları yanında, yıldızı eskisi kadar parlamıyor olsa da “G.E.” (General Electric) tüm zamanların en iyi yönetilen sanayi kuruluşlarından biridir. Bu arada bizim yerli savaş uçağımız KAAN’ın da G.E. jet motoru kullanacağını hatırlayalım. Sanayide çalıştığı yıllarda G.E.’nin yönetim modelini yakından öğrenme fırsatım olmuştu. Bunlardan en önemlisi yatırım kararlarının çok zor alındığı idi.Mesela (50 yıl önceki rakamlarla) 1 milyon dolarlık cari harcama kararı alabilen Türkiye Genel Müdürü’nün resen yatırım yapma yetkisi yılda 50 bin dolardı. Merkezden uzaktaki bir genel müdür, tedarik sözleşmelerinde yapacağı hatalı bir tercihle, firmayı çok rahat 100 bin dolar zarara uğratabilirdi. G.E. yönetim anlayışı bu riski göze alıyordu. Ama aynı yöneticinin yatırım yetkisini 50 bin dolarla sınırlıyordu. Bunun, niçin böyle olduğunu sorduğumda bana iki gerekçe gösterdiler. 1. Her yatırım, ne kadar iyi planlanırsa planlansın,ardından tamamlayıcı yatırımlar yapılmasını zorunlu kılar. 2. Yanlış cari harcama bir seferlik zarar yaratır. Yanlış yatırım, ömrü boyunca zarar yaratmaya devam eder. Bu sebeple yanlış yatırımlara “kara delik” denir. Dipsiz kuyu gibidir. Ne verirsen yutar gider.
ALÂYİŞ YATIRIMLARI
Alâyiş, gösteriş demektir. İngilizcesi “conspicuous.” Her insan kendi bütçesi ölçüsünde gösteriş tüketimi yapar. “Ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider defi hacete” bunu, en kısa ve öz şekilde anlatan yerli ve milli bir atasözümüzdür. Ülke ekonomisi açısından kişinin kendi cebinden yaptığı gösteriş harcamasının pek bir zararı yoktur. Milli ekonominin canına okuyan “halktan toplanan vergilerle yapılan gösteriş yatırımları” dır. Her yatırımın mutlaka bir gerekçesi vardır. Ama her gerekçe doğru değildir. Harcamanın ne kadarı gösteriş içindir ne kadarı işlevseldir onu bilen bilir. Ülkenin savunması denince akan sular durur. “Ay Yıldız Müşterek Karargâhı” şüphe yok ki, bir ihtiyacı karşılayacaktır. Ama Pentagon’dan 3 kat büyük olması şart mıydı? Bu büyüklüğün ülkemizin savunmasına ilave katkısı nedir? Neyse. Ülkeyi yönetenler böyle takdir etmiştir. Bu da onlarının milletten aldıkları yetkinin sınırları içinde bir karardır. Ancak şurası bilinmelidir ki; yapılan her yatırımın ülke ekonomisine gerçek maliyeti harcanan para değil, “aynı parayla yapılabilecek, belki de çok daha faydalı yatırımların veya sosyal harcamaların yapılamamış olmasıdır.”
SON SÖZ: Yapılanı gören yapılmayanı görmez.