Balıkesir’de 1800 yıllık keşif: Kedi ve köpekle ilgili detay şaşırttı

Balıkesir'in Burhaniye ilçesindeki Adramytteion Antik Kenti kazılarında, Roma dönemine ait yaklaşık 1800 yıllık gösterişli bir konut gün yüzüne çıkarıldı. Ören Mahallesi'nde bulunan yapının mozaiklerinin ve duvar bezemelerinin önemli ölçüde korunmuş olması dikkat çekti.

2012'den bu yana devam eden kazıların son bölümünde ortaya çıkarılan villanın yalnızca mimarisi değil, tabanındaki ayrıntılı figürler de dönemin yaşamına ilişkin ipuçları veriyor. Yapının MS 2. yüzyılda kullanıldığı, daha sonraki yüzyıllarda ise değişiklikler yapılarak yaşam alanı olarak kullanılmaya devam ettiği belirlendi.

MOZAİKLERDE KANATLI AT VE MEDUSA FİGÜRLERİ

Yaklaşık 9 bin metrekarelik kazı alanında ortaya çıkarılan konutun merkezinde Roma mimarisinde "atrium" olarak adlandırılan merkezi bölüm bulunuyor. Bu alanın çevresinde üç büyük salon yer alıyor. Salonların zeminlerinin mozaiklerle, duvarlarının ise fresklerle süslendiği tespit edildi.

Özellikle kuzey salondaki mozaikler arkeologların dikkatini çekti. Burada 15 ayrı panel içerisinde farklı kuş türleri, balıklar ve kanatlı at figürü yer alıyor. Kanatlı atın daha önce Adramytteion'un MÖ 4. yüzyıla ait sikkelerinde de kullanıldığı biliniyor. Aynı sembolün yaklaşık 500 yıl sonra Roma dönemindeki bir konutta yeniden görülmesi, kent kimliğinin yüzyıllar boyunca devam ettiğini gösteren önemli bir ayrıntı olarak değerlendiriliyor.

Mozaiklerde ayrıca Medusa ve Gorgon figürlerinin yanı sıra kedi ve köpek tasvirleri bulundu. Daha da ilginç olanı, evcil hayvanların isimlerinin de mozaiklere yazılmış olması. Kedi, "Zümrüt" anlamına gelen bir isimle betimlenirken köpeğin adının "Okyanos" olduğu belirlendi.

EVİN SAHİBİ KUZEY AFRİKA BAĞLANTILI BİR TÜCCAR OLABİLİR

Villadaki en sıra dışı ayrıntılardan biri de kuşlarla mücadele eden pigme figürleri oldu. Bu motifin özellikle Kuzey Afrika'daki Roma mozaiklerinde görülmesi, evin sahibinin kimliği konusunda yeni bir ihtimali gündeme getirdi. Kazı ekibi, Adramytteion'un iki limanı sayesinde Doğu Akdeniz ticaret ağına bağlı bir kent olduğunu hatırlatarak yapının Kuzey Afrika ile ticari ilişkileri bulunan varlıklı bir tüccara ait olabileceğini değerlendiriyor.

Villanın gelişmiş altyapısı da burada yaşayanların yüksek yaşam standardına işaret ediyor. Arkeologlar yapıda su boruları, kanallar, drenaj hatları ve ıslak kullanım alanları tespit etti. Bilimsel incelemeler, merkezi atriumun ilk aşamada açık veya yarı açık bir avlu olarak kullanıldığını, daha sonraki dönemde ise yeniden düzenlendiğini ortaya koyuyor.

Yapının geçirdiği bir yıkımın ardından MS 4. ve 5. yüzyıllarda merkezi bölümün güneyine yeni bir salon eklendiği de belirlendi. Aynı altta Helenistik döneme ait daha eski bir yapının temellerine ulaşılması ise bölgenin Roma döneminden çok daha önce kullanıldığını ve farklı dönemlerde yeniden şekillendirildiğini gösteriyor.