Barış için saatler akıp geçiyor: Korkulan senaryoya geri sayım
ABD-İran ateşkes müzakerelerinde kritik aşamaya girildi. Türkiye, Mısır, Pakistan arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı, İslamabad zirvesinin yarın yapılması planlanıyor. Ancak aynı anda Hürmüz Boğazı çevresinde hareketlilik had safaya çıktı. Barış için pencere kapanırken, dünyanın korktuğu senaryonun başlangıcına doğru saatler işliyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın şaşırtan sözleriyle başlayan, İran ile ABD arasında başlaması beklenen ateşkes müzakereleri için zaman daralıyor.
Trump'ın sözlerinden '48 saat sonra' yapılması için Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın araya girdiği bu görüşmelerin en geç yarın, Cuma günü yapılması planlanıyordu ve görüşmelerin olası mekanı olarak Pakistan'ın başkenti İslamabad öne çıkıyordu.
Ancak İran'ın görüşmelere olan isteksiz tavrı ve ABD'nin bitmek bilmeyen tehditleri ekonomik buhrana sürüklenen dünyanın umutla beklediği barış görüşmelerinin başlamadan biteceği endişesine sebep oldu.
Bu esnada dünyanın petrol akışının vanası haline gelen Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmek için kritik Hark ve Keşm adalarına yapılması planlanan kara harekatı için binlerce ABD askeri Orta Doğu'ya konuşlandı. Ancak bu senaryo, dünyayı kavuracak bir ekonomik krizi başlatacak son adım olabilir.
İki taraf da birbirlerine ateşkes ya da barış için talep listeleri gönderirken tüm dünyanın kabusu olacak senaryo için geri sayım başladı.
TEHDİTLER VE DİPLOMASİ BİR OLDU
ABD'nin ateşkes için 15 maddelik bir şartlar listesinin İsrail basını tarafından sızdırılımasının ardından İran "ateşkes" önerisini reddederek savaşın tamamen sonlandırılmasını talep etti.
Bu talepten saatler sonra İran kendi taleplerini yayınladı. ABD taleplerinde İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen sona erdirilimesi, nükleer tesislerin imha edilmesi ve füze programının kısıtlanması yer alırken İran'ın 5 maddelik listesinde ABD'nin saldırı ve suikastleri sonlandırması, vekil güçlerinin de barışa dahil edilmesi ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde İran egemenliğini tanıması yer aldı.
Bu iki liste de, karşı taraf için kabul edilemez şartlar içeriyor. ABD Hürmüz üzerinde İran egemenliğini tanıması halinde mağlup sayılacakken, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarından tamamen vazgeçmesi ülkenin uğruna savaştığı değerlerin hiçe sayılması anlamına geliyor.
İran Devrim Muhafızları sözcüsü bu hafta yaptığı açıklamasında "ABD, savaşla yapamadığını müzakere ile yapmaya çalışıyor" diyerek ABD'nin şartlarını reddetti. İran'ın üst düzey isimleri de müzakere ihtimali geri çeviren açıklamalar yaptı ancak Dini Lider Mücteba Hamaney'in emriyle ABD'nin 'makul önerilerini' dinleyeceklerini söyledi.
Buna karşın ABD hükümeti İran'ın şartları konusunda henüz resmi açıklama yapmadı. Ancak ABD Başkanı Trump İran'ın görüşmelere katılmaması halinde "İran'a hiç görülmediği kadar ağır bir darbe indireceklerini" öne sürdü.
KARA HAREKATI İÇİN SAAT İŞLİYOR
Bu esnada ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesini sağlayan Hark ve Keşm adalarını ele geçirecek bir kara harekatı başlatılması için hazırlıklara başladı.
Orta Doğu'ya binlerce ABD piyadesi uçaklar ve zırhlı araçlarla sevk edildi. Savaş uçakları, zırhlı araçlar ve savaş gemileri İran'ın çevresine konuşlanıyor.
ABD, adalara çıkartma yapacak özel deniz piyade güçleri Navy SEALS'ı İran'ın adalarına yapılacak bir çıkartma operasyonu için görevlendirirken 82. Paraşütçü Alayı da deniz piyadelerine destek için bölgeye gönderildi.
Toplamda 10 bin asker, zaten Orta Doğu'da bulunan 50 bin askere katıldı. Hedef, İran'ın petrol ticaretinin yüzde 90'ını sağlayan Hark ve İran'ın dev füze şehirlerinin bulunduğu 'batırılamaz uçak gemisi' lakaplı Keşm adaları.
Bu tehditlere karşı İran, bu adalar askerler yerleştirdi. Uzmanlara göre İran bu adaları an karadan da füzeler ve İHA'larla vurmaya hazır.
Kara harekatının binlerce ABD askerinin ölümüne yol açacağına kesin gözüyle bakılıyor. bu durum ABD halkı için kabul edilemezken, İran kendi tarafında ölecek askerleri vatan savunmasında ölen kahraman şehitler gözüyle bakıyor.
Bu harekat süresince ölecek her ABD askeri, Trump için bir siyasi felaket olacak.
HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ
Hürmüz'ü kontrol eden bu adalar için bir meydan muharabesi verilmesi, dünyanın petrol trafiğinin sıfıra inmesi anlamına gelecek.
Şu an İran bazı gemilerin Hürmüz Boğaz'ndan geçmesine izin verirken, bu operasyonun gerçekleşmesi durumunda trafiğin herkes için durması bekleniyor.
15 Mayıs'taki Çin zirvesinden önce savaşı bitirmek isteyen Trump ise, ya diplomasiyle ya da askeri harekatla savaşın uzamasını engellemek istiyor.
Ancak askeri harekat savaşı bitirmediği gibi, uzatabilir. Bununla birlikte askeri harekat sonucu yaşanacak kaos esnasında ticari gemilerin de tehlikeye girmesi zaten artan enerji fiyatlarını daha da arttırabilir.