Başınız bir ülkede, ayaklarınız başka bir ülkede: Bu otelde uyuyanlar sınırı yatakta çiziyor

Avrupa’nın göbeğinde, 2 ülkenin sınır çizgisi tam olarak bir yatağın ortasından geçiyor. Otel odasında dönerken ülke değiştirebileceğiniz, mutfağı Fransa’da oturma odası İsviçre’de olan dünyanın en sıra dışı otelinin arkasından ise dâhice bir girişimcilik hikayesi çıktı.

Rahat bir otel yatağında uyandığınızı, gerinirken başınızın Fransa'da, ayaklarınızın ise İsviçre'de olduğunu fark ettiğinizi hayal edin. Kulağa bir film sahnesi ya da çılgın bir hayal gibi gelse de, bu durum Avrupa’nın tam ortasında, iki ülkenin sınırında her gün yaşanıyor.

Sınır anlaşmazlığından doğan otel: Arbez

İsviçre'nin Nyon şehrine sadece 22 kilometre uzaklıkta, büyüleyici Alp manzaralarıyla çevrili La Cure köyünde yer alan Arbez Oteli (L'Arbézie), odalarında, koridorlarında, merdivenlerinde ve hatta yemek tabaklarında bile uluslararası bir sınır taşıyor.

Her şey 1862 yılında, Fransa ve İsviçre arasında Vallée des Dappes bölgesi üzerindeki mülkiyet anlaşmazlığıyla başladı. 2 ülke, sorunu çözmek için toprak takası yapmaya karar verdi: İsviçre, vadinin bir kısmını Fransa'ya devrederken, karşılığında komşu bir Fransız toprağını aldı. Çizilen yeni resmi sınır çizgisi ise tam olarak La Cure köyünün, yani Ponthus isimli bir Fransız vatandaşının arazisinin ortasından geçti.

2 ayda dünyayı değiştiren dahice plan

Fransa ve İsviçre arasındaki resmi anlaşma aralık ayında imzalandı ancak bir sonraki yılın Şubat ayına kadar yürürlüğe girmeyecekti. İşte bu iki aylık hukuki boşluğu fark eden zeki girişimci Ponthus, hayatının fırsatını gördü. Sınır yürürlüğe girmeden önce, tam olarak yeni çizilen sınır çizgisinin üzerine üç katlı bir bina inşa etmeyi başardı.

Sınır anlaşması resmen yürürlüğe girdiğinde ise ortaya absürt bir durum çıktı: Binanın bir yarısı Fransa, diğer yarısı ise İsviçre topraklarında kalmıştı. Bu durum, binaya uluslararası dokunulmazlıklar ve iki ülkenin hukukundan da yararlanma avantajı sağladı.

Nesiller boyu süren bir sınır hikayesi

Kurulduğu günden bu yana aynı ailenin torunları tarafından işletilen bu tarihi otel, II. Dünya Savaşı dahil olmak üzere Avrupa tarihinin en çalkantılı dönemlerinde stratejik bir sığınak işlevi gördü. Savaş yıllarında üst katı (İsviçre tarafı) mülteciler için güvenli bir bölge haline gelirken, Fransız askerleri sınır ihlali yapmamak için binanın merdivenlerinden yukarı çıkamadı.

Bugün dünyanın dört bir yanından gelen gezginleri büyülemeye devam eden Arbez Oteli, misafirlerine pasaportsuz bir şekilde iki ülkede birden konaklama, Fransız mutfağında pişip İsviçre topraklarında servis edilen yemekleri tatma imkanı sunuyor. Sinema filmlerine taş çıkartacak bir geçmişe sahip olan bu otel, Avrupa'nın en eğlenceli coğrafi çılgınlıklarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.