‘Başkan yardımcılığı teklif ettiler, geçtim’

Geçen akşam WhatsApp hattıma şu mesaj geldi:

“Merhaba, daha önce konuşamadık, uygunsanız görüşebiliriz.”

Gönderen, Tahsin Usta’ydı.

CHP’den AK Parti’ye geçerek, Üsküdar Belediyesi’nin el değiştirmesine ön ayak olan üç meclis üyesinden en ileri geleni.

Usta ile geçen 19 Haziran’da tesadüfen tanışmıştık.

O akşam Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda Kazım Koyuncu anısına yapılan konsere gitmiştik. Usta ile yan yana oturup sohbet etmiştik.

Usta’yı aylar sonra AK Parti’ye katılım töreninde görünce çok şaşırdım.

Çünkü 30 yıldır SHP-CHP içerisinde siyaset yapıyor.

Şimdi ne oldu da parti değiştirdi?

Korku mu?

Yoksa menfaat mi?

Usta’yı aramıştım fakat dönmemişti.

Seçimden günler sonra Usta’dan mesaj geldi.

DEDETAŞ’A YAKIŞTIRMAM

Neden parti değiştirdiğini sordum.

“Maddiyatla uzaktan yakından ilgisi yok” diyor.

Ömrünün mücadeleyle geçtiğini söylüyor.

Trabzonspor’da yöneticilik yaptığını, Kazım Koyuncu ile arkadaş olduğunu ve Ekrem İmamoğlu’nu yakından tanıdığını anlatıyor.

Son seçimde Üsküdar Belediyesi Meclis üyeliğine seçilmiş ve başkan yardımcısı olmuş.

Sekiz ay sonra istifası istenmiş.

Sordum.

“Buna mı kırıldınız?”

İBB’yi ima ederek, “Dışarıdan gelen memur ve danışmanların” görevlendirildiğini, meclis üyelerine inisiyatif verilmediğini iddia ediyor.

“O memurlar ve danışmanlar bugünkü sonucu hazırladı. Bilgiler saklandı. 1 milyar TL borçla almıştık, bugün 7 milyar TL borç var” iddiasında bulunuyor.

Başkan Sinem Dedetaş’ın cezaevinde olduğunu hatırlattığımda şunları söylüyor:

“Maddi menfaatle ilgili ona birşey yakıştıramam. Böyle birşey içerisinde olacağı konusunda kanaatim olmadı.”

Belediyeye yönelik
operasyon hakkında şöyle düşünüyor:

Belediyenin bütününe yapılan operasyonlar haklıdır’ demek istemem. Ama bu tür şeylerin başımıza geleceği kaygılarını dile getirdik. Meclis üyeleri sistemin dışında bırakıldı. Ne günahım vardı da istifa ettirilmek zorunda bırakıldım.”

Baktım ki, birkaç arkadaşımız anlaşmış...

BAKTIM Kİ, BİRKAÇ ARKADAŞIMIZ ANLAŞMIŞ...

Haksızlığa uğramışlık duygusu parti değiştirmek için yeterli bir gerekçe mi?

Kendisini şöyle savunuyor:

“Baktım ki birkaç arkadaşımız gitmiş, anlaşmış. Ya hiçbir şey yapmayacak ya da hizmet etmeye devam edecektim. Ben önümüzdeki süreci değerlendirdim.”

Aramızdaki diyalog şu şekilde:

-AK Parti size bir yer mi vaat etti?

-Daha önce başarılı olduğum alanlar vardı, onlardan yararlanabileceklerini söylediler.

-Ne gibi?

-Başkan yardımcılığı.

-Başkan yardımcılığı teklif edildi, evet dediniz.

-Evet, hizmet edebileyim diye.

-Hangi alanda?

-Engellilerle ilgili 20 yıldır çalışmalarım var. Hayvanlarla ilgili işleri severim. Sosyal hizmetler konusunda, olursa veteriner konusunda. Mali müşavirim, ne bileyim, nerede ihtiyaç olursa, imar işleri...

-Ya vermezlerse?

-Vereceklerini umuyorum. Yarın öbür gün açıklarlar. Başka bir pazarlığım yok.

ÜÇ SAATTE ROZET TAKTIK

Usta, oylama haftasına kadar bir ay boyunca Trabzon’da fındık toplamış. “Trabzon’dan geldim,
üç saat sonra karar verdik, rozeti taktık”
diye konuşuyor.

“Üç saatte mi ikna
ettiler”
diye sordum.

Şöyle diyor:

“Önce CHP’li arkadaşlarımla görüştüm ve bir izlenim edindim. Burası gitmiş, AK Parti kazanacak. AK Parti’ye gidenlerle konuştum. Dediler ki ‘Gel.’ AK Parti ilçe binasında buluştuk. Bir iki saat içerisinde...”

ÜÇ GÜN OTELDE KALDIK

Yeni Parti’nin suç duyurusunda Usta hakkında şu suçlama var: “Siyasi tercihlerini değiştirmeleri karşılığında maddi menfaat sağladığı...”

Usta, “Parayla alakası yok” diyor.

Kiminin oğlu KCK’dan ceza almış, 15 yıldır yurt dışındaymış, dönüş garantisi verilmiş. Kimininki cezaevindeymiş, tahliye olacakmış. Kimi tutuklanmakla tehdit edilmiş.

Bu iddialar doğru mu?

Usta:

“Bunların konuşulduğu doğru ama yurt dışındaki cezasını çekmiş, bitirmiş. Diğeri yeni yasayla affa uğruyor. Bir avantajları yok.”

Usta ve üç arkadaşının oylamadan önce Şile’de bir otelde polis gözetiminde tutulduğunu iddia ediyor, Yeni Parti.

Usta ise İzmit’te olduklarını söylüyor.

“Herkes aileleriyle gitti, ben tek. ‘Beraber gidelim, tartışmalara konu olmayalım’ dedik.”

Oteli kimin ayarladığını bilmiyormuş.

Üç gün kalmışlar.

Oylama günü dönmüşler.

EŞIM BANA KIZGIN

Usta’nın eşi Yeni Partili.

AK Parti’ye katılacağını duyunca kızmış.

Usta:

“Eşimin haklı bir tarafı var. Onunla konuşma fırsatı bulamadım. Başkalarından duyunca... ‘Haberim yok, olmaz öyle şey’ demiş. İnsanlar şok yaşadı. Bazı arkadaşlarımı üzdüm. Hizmet verirken bunları aşabileceğime inandım.”

Usta, eleştirileri varsa istifa edebilir, bağımsız kalabilir ya da muhalif bir partiye katılabilirdi.

AK Parti’den ayrılarak CHP’ye katılan Amine Cansu Çelik ve Ekrem Baki tutuklanırken, kendi ifadesiyle “Hayatı mücadeleyle geçen” Usta, şaibeli şekilde transfer olup belediyenin el değiştirmesine ön ayak oldu. Bu yüzden Usta’nın kararı sadece bir rozet değişikliği olarak hatırlanmayacak.

Yazarın Diğer Yazıları