Başsavcıyla görüşme, çakarlı araç, özel koruma... İktidara yakın gazeteciye özel koridor kıyağı
İBB duruşması dün olaylı başladı, avukatlar mahkeme başkanıyla tartıştı, torpilli yandaş gazeteci, sanıklara parmak salladı, hakim duruşmaya önce ara verdi, sonra erteledi.
Silivri'deki 1 No’lu duruşma salonunda dün 31. Duruşması başlayan İBB davasında yine olay çıktı. Duruşma başlamadan, Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın avukatı mahkemeye ilettikleri dijital flaş belleğin akıbetini sordu. Ardından söz alan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, tahliye taleplerinin ayda bir yerine her perşembe rutin olarak yapılmasını istedi. İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın eleştirileri ise salondaki tansiyonu iyice yükseltti. Kaya, bir sanığın savunması yarıda kesilerek Adem Soytekin’in öncelikli olarak tahliye edilmesini “mizansen” olarak nitelendirince mahkeme başkanı sinirlendi. Başkan, avukatı salondan çıkaracağını söyleyince, diğer avukatlar topluca itiraz etti.
“PİNPON TOPU DEĞİLİZ”
Tartışmaya dahil olan avukat Kazım Yiğit Akalın, geçmişteki benzer siyasi davalarda dahi tahliye taleplerinin daha sık alındığını hatırlattı, binlerce sayfalık iddianamenin faturasının sanıklara kesilmemesi gerektiğini belirtti. Avukatların usule ilişkin ısrarlı taleplerinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdiğini açıklayarak kürsüyü terk etti. Bu karara tepki gösteren Ekrem İmamoğlu ve tutuklu sanıklar salonu boşaltmayarak bekleyişe geçti. Bunun üzerine hakim duruşmayı erteledi. Duruşma başlamadan verilen ara sonrası kadın tutuklular salonu terkederken erkek tutuklular salonda kaldı. İmamoğlu, hakimin salonu terketmesine tepki gösterirken “Biz pinpon topu muyuz? Oradan oraya sürükleniyoruz. Çocuk oyuncağı değil, bunlar insan” dedi. Jandarma, salonu terketmeyen tutukluların salondan ayrılmasını istedi.Sesini yükselten İmamoğlu “Ben buradayım, yaka paça çıkarın beni” tepkisinde bulundu. Duruşma ertelenince de İmamoğlu, “Ne yazık ki yargı heyeti, yargılama yapmak istemiyor. Çünkü adliyenin arka tarafına kimsenin giremediği bir yere yandaş bir medya görevlisini alıp, oradan bizim arkadaşımıza parmak sallamasını sağlayan bir akıl, yargılama yapmayı istemiyor; algı yönetmek istiyor. Mücadelemize devam ediyoruz” dedi.
YANDAŞ GAZETECİYE AYRICALIKLI GİRİŞ
Dünkü duruşmasında gerginlik yaratan olaya, iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Ferhat Murat damga vurdu. Ferhat Murat, Mercedes marka lüks aracını kimseye tanınmayan ayrıcalıklı hakim ve savcıların park ettiği ve Jandarma’nin koruduğu otoparka park etti. Şöförü ve koruması ile oradan çıktı. Avukatların ve diğer basın mensuplarının girişinin yasak olduğu hakim ve savcıların kullandığı özel koridordan geçerek salona girdi. Olayların büyümesi üzerine avukatlar resmi bir tutanak hazırlayarak durumu kayıt altına aldı. Tutanakta, Ferhat Murat’ın mahkeme heyetinin kapısında bekleyerek sanıklara ve avukatlara yönelik tehditvari hareketler yaptığı, “aynen aynen” diyerek parmak salladığı ve jandarmanın bu duruma müdahale etmek yerine kapıyı kapattığı iddiaları yer aldı. Ferhat Murat’ın yanında bir de koruma polisi vardı ve gazetecilere müdahale etmeye kalktı.