Belinizi hemen ölçün: Bu sınırı geçiyorsa siroz olabilirsiniz

Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, erkek ve kadınlarda bel inceliğinin karaciğerle ilgisi olduğunu belirtti. Belinizin inceliği bu sınırdaysa siroz belirtisi.

Türkiye'de son zamanlarda artışa geçen karaciğer sertleşmesi ve işlevsiz hale gelmesinin sonucu olarak siroz hastalığı hızla çoğalmaya başladı. Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, bu duruma ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Eskiden virüslere bağlı olarak gelişen bu hastalık artık modern çağın hastalıklarından biri oldu. Nedeni ise hareketsiz yaşam ve kötü beslenme. Yaprak ise özellikle kadın ve erkeklerde bel inceliğine dikkat çekti. Ve bazı sınırların tehlikeli olabileceğini ifade etti.

ORAN YÜZDE 40'A ULAŞTI

Karaciğerin yapısının sertleşmesi ve fonksiyonlarını kaybetmesi sonucu yaşanan siroz hakkında önemli değerlendirmeler yapan Yaprak şunları söyledi:

"Karaciğer; protein üretimi, safra salgılanması, bilirubinin atılması, pıhtılaşma faktörlerinin sentezi ve karbonhidrat yağ metabolizmasının merkezidir. Siroz geliştiğinde bu hayati fonksiyonların tamamı ciddi şekilde bozulur. Eskiden sirozun en sık nedeni hepatitlerdi. Aşılama ve yeni tedaviler sayesinde bu nedenler geriledi. Asıl tehlike karaciğer yağlanması. 2000’li yıllarda toplumda karaciğer yağlanması oranı yüzde 10 civarındaydı. Bugün bu oran yüzde 40'a ulaştı. Yani dört katlık bir artış söz konusu"

ZAMANLA SİROZA DÖNÜYOR

Karaciğer yağlanmasının metabolik sendromun bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Yaprak, obezite, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve karın içi yağlanma metabolik sendromu oluşturduğunu söyledi. Karaciğerin zamanla siroz döndüğünü belirten Yaprak, "Karaciğer hücrelerinin yüzde 5'inden fazlasının yağla yer değiştirmesi durumunda yağlanmadan söz edebiliriz. Yağlanma ilerlerse iltihap eklenir ve NASH dediğimiz tablo gelişir. Yağlanması olan hastaların yaklaşık yüzde 25-30'unda NASH ortaya çıkar. Bu grubun yüzde 10’unda ise süreç siroza kadar ilerler" dedi.

SAYI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR

Çarpıcı bir projeksiyon da paylaşan Prof. Dr. Yaprak, karaciğer yağlanması olan bireylerin yaklaşık yüzde 1'inin 10 yıl içinde siroz geliştirdiğini öngördüklerini belirtti. Bunun da önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 400 bin yeni siroz hastası anlamına geldiğini söyledi.

Bu rakamın son derece endişe verici olduğunu ifade eden Yaprak, özellikle bel çevresi sınırının önemli bir işaret olduğunu aktardı.

Yaprak, bel çevresinin 100 cm, kadınlarda 85 cm üzerindeyse, diyabet, hipertansiyon veya kolesterol yüksekliği varsa karaciğer yağlanması olasılığı yüzde 60-70 olduğunu ifade etti.

Yaprak ayrıca "Morbid obez bireylerin ise yüzde 90’ında yağlanma vardır" dedi.

40 YAŞ ÜZERİNİ UYARDI

Tedavinin temelinin yaşam tarzı değişikliği olduğunun altını çizen Prof. Yaprak, "Akdeniz tipi beslenmeye geçilmeli, işlenmiş karbonhidratlar bırakılmalı, fruktoz ve mısır şurubu içeren ürünlerden uzak durulmalı. Mümkünse 14-16 saatlik aralıklı oruç uygulanmalı. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş öneriyoruz. Nabzın yükseldiği, terlemenin olduğu bir egzersiz olmalı. Ayrıca kas güçlendirici egzersizler çok önemli çünkü kaslar vücutta enerji yakımını artırır.” şeklinde konuştu.

40 yaş üzeri ve kalp riski olan bireylerin egzersiz öncesi kardiyolojik değerlendirme yaptırması gerektiğini de hatırlattı.