Bernstein'den 1973'ten büyük kriz uyarısı: 'Eğer Hürmüz kapatılırsa...'
Bernstein Research, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapanması durumunda enerji piyasalarında tarihi ölçekte bir şok yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kuruma göre böyle bir senaryoda petrol fiyatları varil başına 120 ila 150 dolar aralığına yükselebilir.
Bernstein Research, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapanması halinde enerji piyasalarında tarihi ölçekte bir şok yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kuruma göre böyle bir senaryoda petrol fiyatları varil başına 120 ila 150 dolar aralığına yükselebilir.
Enerji analistleri, fiyatların 120-140 dolar bandında kalması durumunda küresel ölçekte “talep yıkımı” görülebileceğini belirtirken, 150 dolar seviyesinin ise dünya ekonomisi açısından “kayda değer resesyon riskleri” anlamına geleceğini vurguladı.
“1973 OPEC AMBORGOSUNDAN AĞIR OLABİLİR "
Bernstein, olası arz kesintisinin etkisinin 1973 OPEC petrol ambargosundan daha sert olabileceğini belirtti. Küresel enerji arzının kilit geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak uzun süreli bir aksamanın, petrol piyasasının yanı sıra LNG tarafında da ciddi sarsıntılar yaratabileceği kaydedildi.
LNG’DE 83 MİLYON TONLUK
Yapılan analize göre Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticilerin ihracatının sekteye uğraması durumunda yıllık yaklaşık 83 milyon tonluk LNG arzı devre dışı kalabilir. Bernstein, bu tabloyu 2022’de Rus gazının küresel piyasadan çekilmesine benzeterek, o dönemde spot gaz fiyatlarının milyon British thermal unit (mmBtu) başına 40 dolara kadar yükseldiğini anımsattı.
Kurum, 2026 yılı için Kuzey Asya referans LNG fiyat tahminini 9 dolardan 15 dolara yükseltti. Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde ise fiyatların 35-40 dolar bandına sıçrayabileceği öngörüldü.
BRENT TAHMİNİ YUKARI REVİZE EDİLDİ
Bernstein aynı zamanda 2026 yılı Brent petrol fiyat tahminini 65 dolardan 80 dolara çıkardı. Uzun vadeli fiyat projeksiyonlarında ise değişikliğe gidilmedi.
Raporda, enerji piyasalarındaki bu tür bir arz şokunun yalnızca fiyatları değil, küresel büyüme dinamiklerini, enflasyon görünümünü ve merkez bankalarının politika patikasını da doğrudan etkileyebileceği vurgulandı.