Beyni ve kemikleri yok: İşte dünyanın en uzun okyanus hayvanı

Deniz biyologları, yeryüzündeki en uzun canlı rekorunun resmi olarak "Aslan Yelesi" denizanasına (Cyanea capillata) ait olduğunu doğruladı. Dokunaçları 36 metreyi aşabilen bu devasa omurgasız, uzunluk bakımından mavi balinaları geride bırakarak Arktik sularının en etkili avcılarından biri olarak tanımlanıyor.

Biyolog Scott Travers’ın verilerine göre, iskeleti, beyni ve kanı bulunmayan bu tür, okyanus ekosisteminde benzersiz bir fiziksel yapı sergiliyor. 1865 yılında Massachusetts kıyılarına vuran bir örneğin 2,1 metrelik çan çapı ve 36,6 metrelik dokunaç boyu, türün ulaştığı devasa boyutları gözler önüne seriyor.

NANO-SANİYELİK HIZLA ÇALIŞAN BİYOLOJİK ZIPKINLAR

Aslan yelesi denizanasının avlanma mekanizması, doğadaki en hızlı mekanik olaylardan biri kabul ediliyor. Sekizgen yıldız şeklindeki gövdesinden sarkan 1.000'den fazla zehirli iplik, "nematokist" adı verilen hücrelerle kaplıdır. Bir av bu ipliklere temas ettiğinde, hücreler 700 nanosaniyeden (saniyenin milyarda biri) kısa bir sürede zehir püskürtüyor.

Bu reaksiyonun hızı saniyede 18 metreye (yaklaşık 65 km/sa) ulaşarak avın kaçma ihtimalini ortadan kaldırıyor. Aktif bir kovalama yerine pasif avlanmayı tercih eden canlı, dokunaçlarını dev bir balık ağı gibi yayarak okyanus akıntılarıyla birlikte hareket ediyor ve geniş bir "öldürme bölgesi" oluşturuyor.

DEVLEŞMENİN EVRİMSEL BEDELİ HAREKET KAYBI

Fluids dergisinde yayımlanan araştırmalar, devasa boyutların hareket verimliliği üzerinde ciddi bir maliyeti olduğunu ortaya koydu. Uzun dokunaçlar, denizanasının yüzme verimliliğini %80-90 oranında düşürüyor. Ancak vücut yapısının %94'ü sudan oluşan ve kemik gibi enerji tüketen dokuları bulunmayan bu canlı, düşük kalori harcayarak Arktik'in kısıtlı kaynaklarında hayatta kalabiliyor.

KÜRESEL ISINMA DENİZANASI POPÜLASYONUNU ARTIRIYOR

Bilim insanları, okyanuslardaki değişimlerin denizanası lehine işlediği konusunda uyarıda bulunuyor. PNAS dergisinde yer alan çalışmaya göre, küresel ısınma ve aşırı avlanma denizanası popülasyonlarında patlamaya neden oluyor. İnsan faaliyetleri sonucu balık stoklarının azalması, denizanasının rakiplerini ortadan kaldırırken; ısınan sular üreme döngülerini hızlandırıyor.

Uzmanlar, ekosistem dengesi bozuldukça okyanusların giderek daha fazla "jelimsi devlere" teslim olduğunu vurguluyor. Bu beyni olmayan ancak son derece dayanıklı yırtıcılar, değişen dünya koşullarında gezegenin en dirençli sakinleri olduklarını kanıtlamaya devam ediyor.