Bilim insanları Etna Yanardağı'nın patlamaları önceden tahmin etmenin yolunu keşfetti
İtalya'nın Sicilya Adası'nda yer alan ve Avrupa'nın en büyük aktif yanardağı olan Etna, yeni bir bilimsel yöntemle artık daha isabetli şekilde izlenebilecek. İtalya Ulusal Jeofizik ve Volkanoloji Enstitüsü (INGV) araştırmacıları, Etna’daki küçük ve büyük depremler arasındaki oranı analiz ederek, gelecek patlamaları önceden tahmin etmeyi kolaylaştıracak güçlü bir bağlantı keşfetti.
Etna’nın en son Haziran 2025’teki patlamasında, 6,5 kilometre yüksekliğe ulaşan dev bir kül bulutu ortaya çıkmış, sıcak lav blokları ve enkazlar yamaçlara savrulmuştu. Her ne kadar bu patlama tahmin edilmiş olsa da, çoğu zaman bu tür tahminlerde kesinlik sağlamak zor oluyor. Yeni yöntemle bu zorluğun aşılması hedefleniyor.
Araştırmada kullanılan temel ölçüt, depremlerle ilgili istatistiksel bir parametre olan "b değeri". Bu değer, bir bölgede meydana gelen küçük çaplı depremlerin büyük çaplılara oranını gösteriyor. Magma yer kabuğunda yükseldikçe çevresindeki kayaçlara stres uygular. Bu da deprem dağılımlarını etkiler. Dolayısıyla b değerindeki değişim, magmanın yer altındaki hareketini ve olası patlamaların zamanlamasını yansıtabilir.
INGV Etna Gözlemevi’nden jeofizikçi Marco Firetto Carlino, 2005–2024 yılları arasındaki 20 yıllık deprem verisini analiz ettiklerini ve b değeri ile volkanik aktivite arasında çok güçlü bir korelasyon olduğunu belirtti.
Etna, Afrika ve Avrupa tektonik plakalarının çarpışma bölgesinde yer alıyor. Bu da volkanın altında dikey bir fay hattı oluşmasına neden oluyor ve magmanın yüzeye çıkışını kolaylaştırıyor. Volkanın altındaki kabuk 30 km kalınlığında ve magma, bu derinlikten yüzeye ulaşana dek birbirine bağlı çok katmanlı bir magma depolama sisteminden geçiyor.
En derin magma rezervi deniz seviyesinin 11 km altında. Bu rezerv, orta derinlikteki 3–7 km arası katmanlara, oradan da volkan yapısının içindeki yüzey üstü bölgelere kadar magmayı taşıyor. Depremlerin dağılımı, bu süreçte b değeri aracılığıyla izlenebiliyor.
Araştırmada, aktif magma bölgelerinde daha fazla küçük depremin meydana geldiği, bu nedenle b değerinin daha yüksek olduğu görüldü. Çünkü magma çevresindeki kayaçları zayıflatıyor, kırılmaları kolaylaştırıyor. Öte yandan, istikrarlı bölgelerde daha az ama büyük depremler görülüyor; bu da b değerinin düşük olduğu anlamına geliyor.
Firetto Carlino’ya göre bu yöntem, yalnızca Etna için değil, yeterli deprem verisi ve jeolojik bilgi bulunan diğer volkanik bölgelerde de uygulanabilir. Ancak başarılı sonuçlar için hem zaman içinde geniş veri seti hem de bölgesel jeolojiye dair detaylı bilgi gerekiyor.
“B değerini izlemek, magma hareketlerini takip etmek ve patlamalar öncesindeki volkanın durumunu değerlendirmek için güçlü bir yöntem sunuyor” diyen Firetto Carlino, bu tekniğin volkanoloji alanında yeni bir dönemi başlatabileceğini söylüyor.