Bilinen en eski taşınabilir güneş saati: 'Domuz bacağı saat'

İtalya’nın Napoli yakınlarındaki Herculaneum antik kentinde, 1755 yazında arkeologlar ilginç bir keşif yaptı: küçük bir bronz cep güneş saati. Ancak bu sadece bir saat değil, bir domuz bacağına benzeyen şekliyle de şaşırtıcı olan bir güneş saatiydi. “Prosciutto di Portici” olarak adlandırılan bu obje, bilinen en eski taşınabilir Roma güneş saati.

Gümüş kaplamalı bu bronz saat yaklaşık 11,3 x 7,8 cm boyutunda. Üzeri çizgilerle işlenmiş ve alt sağ köşesinde Latince kısaltmalar yer alıyor. Sol kenarında ise saatin “akrep” kısmını oluşturan ve başlangıçta domuz kuyruğu şeklinde olduğu düşünülen bronz bir parça, zamanla kaybolmuş.

Başlangıçta minyatür bir jambon sanılan obje, daha sonra detaylı incelemelerle Roma dönemi saati olduğu anlaşıldı. 2024’te konu üzerine bir kitap yayımlayan arkeolog Christopher Parslow’a göre, yatay çizgiler gün içindeki saatleri, dikey çizgiler ise burç aylarını gösteriyor. 

Alt kısımdaki Latince kısaltmalar ise Roma takviminin ay adlarına işaret ediyor. Bu kısaltmalardan “AU” (Augustus) ifadesi, saatin M.Ö. 8’den sonra üretildiğini ortaya koyuyor; çünkü Roma Senatosu o yıl, Sextilis ayının adını Augustus olarak değiştirmişti.

Antik saatlerin doğruluğu bulundukları konuma göre değişir. Uzman Gianni Ferrari, saatin işaretleri ve kaybolan gnomon açısını inceleyerek, saatin yaklaşık 41° kuzey enlemi için kalibre edildiğini tespit etti — tam Herculaneum’un (antik Roma dönemine ait bir şehir) bulunduğu nokta.

ŞEKLİNİN BU ŞEKİLDE TERCİH EDİLME SEBEBİ FELSEFE

Villa of the Papyri’nin sahibi olarak uzun zamandır Julius Caesar’ın kayınpederi L. Calpurnius Piso Caesoninus kabul ediliyor. Epicurean filozof Philodemus’un bu villada yazılar kaleme aldığı biliniyor. Epicurean felsefesinde domuz, haz arayışının simgesi olarak görülüyordu. Bu da jambon şekilli bir saatin neden tercih edilmiş olabileceğine dair ipucu sunuyor.

Ancak uzmanlar hâlâ bu “domuz saati”nin ne kadar hassas çalıştığını tartışıyor. Ferrari, zaman ölçümündeki hataların onlarca dakikaya ulaşabileceğini belirtirken, Parslow’un 3D tarama ve yeniden yapılandırma çalışmaları, saatin yarım veya çeyrek saatlik dilimlerde zaman ölçebildiğini ortaya koydu. 
Ferrari’nin yorumu ise net: “Bu alet muhtemelen bir statü simgesi ve mücevherdi, hassas bir zaman ölçme aracı değildi.”

M.S. 79’daki Vezüv Yanardağı patlamasında gömülen bu eşsiz antik saat, bugün Napoli’deki İtalya Ulusal Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.