Binlerce yıllık 27 ton ağırlığındaki siyah lahit açıldı: İçinden çıkanlar şaşırttı
Mısır'ın İskenderiye kentinde bir inşaat çalışması sırasında tesadüfen bulunan ve iki bin yıldır mühürlü kalan devasa siyah lahit, arkeologlar tarafından resmen açıldı.
Dünya kamuoyunun haftalardır süren "firavun laneti" ve "Büyük İskender'in kayıp mezarı" spekülasyonları, 27 tonluk granit yapının mühürlerinin kırılmasıyla son buldu. Yaklaşık üç metre uzunluğunda ve iki metre yüksekliğinde olan bu devasa tabut, bugüne kadar keşfedilen en büyük bozulmamış örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.
ASKERİ MÜHENDİSLERİN YARDIMIYLA AÇILDI
Lahit kapağının sadece iki santimetre aralanmasıyla yayılan ağır ve keskin koku, arkeolojik ekibin güvenlik gerekçesiyle başlangıçta geri çekilmesine neden oldu. Mısır askeri mühendislerinin teknik desteğiyle tamamen açılan mezarın içinden, efsanevi hazineler yerine kırmızımsı bir sıvıya batmış üç adet iskelet çıktı.
İncelemeler sonucunda, tabutun içine sızan kanalizasyon suyunun mumyaların dokularını erittiği ve geriye sadece kemik yapılarının kaldığı tespit edildi. Mısır Yüksek Antik Eserler Konseyi Genel Sekreteri Mostafa Waziri, kamuoyunda hızla yayılan "lanet" söylentilerine esprili bir dille yanıt vererek, herhangi bir hastalık veya felaket riskinin bulunmadığını açıkladı.
ŞİDDETLİ ÖLÜMÜN İZLERİ TESPİT EDİLDİ
Lahit içerisinden çıkarılan iskeletler üzerinde yapılan ilk incelemeler, çarpıcı bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Kafataslarından birinde saptanan ok yarasına benzer derin çatlak, en az bir kişinin şiddet içeren bir olay sonucu hayatını kaybettiğini gösteriyor.
Arkeologlar, kemiklerin Büyük İskender'in ölümünden sonra başlayan erken Ptolemaik döneme (MÖ 323 sonrası) ait olduğunu bildirdi. Kimlik tespiti için çalışmalar sürerken, bu kişilerin eski Mısır ordusuna mensup yüksek rütbeli askerler veya bir aileye ait oldukları tahmin ediliyor.
GİZEMLİ BÜST VE DNA ANALİZLERİ
Mezar odasında iskeletlerle birlikte bulunan alçı büst ve diğer eserler, bu devasa taş tabutta gömülü kişilerin sosyal statüleri hakkında kritik ipuçları sağlıyor. Bilim insanları, kemiklerden alınacak örneklerle yapılacak DNA testlerinin ardından bu gizemli figürlerin yaşamları ve kökenleri hakkında kesin bilgilere ulaşmayı hedefliyor.
Siyah granit yapının devasa boyutlarına rağmen içinden çıkan iskeletlerin durumu, antik dönem gömü gelenekleri ve tabutun neden bu kadar gösterişli inşa edildiği sorularını da beraberinde getirdi. İskenderiye’de korunan bu devasa eser, bölgenin tarihsel haritasını yeniden şekillendirecek nitelikte bir keşif olarak değerlendiriliyor.