Binlercesi sahile vurdu: Üç ülke tek noktada toplanıyor

Bosna-Hersek, Sırbistan ve Karadağ’daki kaçak döküm alanlarından sürüklenen tonlarca atık, Drina Nehri üzerindeki hidroelektrik santralinin bariyerlerinde devasa çöp yığınları oluşturdu. Üç ülkenin ortak sorunu haline gelen kirlilik, bölgedeki ekosistemi ve AB çevre standartlarına uyum süreci açısından tehdit oluşturuyor.

Bosna-Hersek’in doğusunda bulunan Drina Nehri, mevsimsel yağışlar ve nehir debisinin yükselmesiyle birlikte ciddi bir katı atık kirliliğiyle karşı karşıya kaldı. Bölgedeki kaçak döküm alanlarından sürüklenen tonlarca atık, Vişegrad yakınlarındaki hidroelektrik santralinin koruyucu bariyerlerinde yığılarak nehir yüzeyini kapladı.

BİR SÜRÜ ÇÖP VE ATIK SU YÜZÜEYİNDE BİRİKTİ

Yapılan incelemeler ve yerel gözlemler, kirliliğin yalnızca Bosna-Hersek kaynaklı olmadığını; atıkların nehrin yukarı havzasında bulunan Sırbistan ve Karadağ'daki kollardan da taşındığını teyit ediyor. Biriken yığınlar içerisinde şu maddeler tespit edildi:
- Büyük miktarda plastik şişe ve evsel atık.
- Mobilya parçaları, beyaz eşyalar ve paslı variller.
- Tıbbi atıklar ve ölü hayvan kalıntıları.

HAVA KİRLİLİĞİNE DE YOL AÇIYOR

Vişegrad’daki hidroelektrik santralinin işleyişini korumak amacıyla iş makineleri nehir yüzeyindeki atıkları tahliye etmek için 24 saat esasına göre çalışıyor. Ancak nehirden çıkarılan çöplerin yerel katı atık sahalarına taşınması yeni bir sorunu beraberinde getiriyor. Bu sahalarda bertaraf edilmeyi bekleyen atıkların içten içe yanması, bölgede su kirliliğinin yanı sıra hava kirliliğine de yol açıyor.

AB ÜYELİK MÜZAKERELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Avrupa Birliği’ne adaylık süreci devam eden bu üç Balkan ülkesi için çevre koruma kriterleri, kritik önem taşıyor. Drina Nehri’ndeki mevcut tablo, bölgenin çevre standartları ve sürdürülebilir atık yönetimi konularında AB normlarının gerisinde kaldığını gösteren somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Eko Centar gibi sivil toplum kuruluşları, kirliliğin bariyerlerde birikmeden önce önlenmesi için kaçak döküm alanlarının haritalanması, belediye düzeyinde denetimlerin artırılması ve nehir kollarına erken müdahale sistemlerinin kurulması gerektiğini vurguladı.