Bir anda gündem değişti, 28 yıl önce toprağa gömülen kuyular yeniden açılacak
Avrupa genelindeki doğalgaz depolama tesislerinden gelen son veriler, küresel enerji piyasalarında şok dalgası yarattı. Normal şartlarda bahar aylarından sonra hızla yükselmesi gereken doluluk eğrisi, bu yıl tarihin en sert sapmasını göstererek çakıldı. Önlem alınmazsa Avrupa’yı dondurucu bir sonbahar bekliyor.
Ukrayna’daki savaşın patlak vermesinden bu yana Avrupa Birliği (AB), sert kış krizlerini ve olası halk isyanlarını önlemek adına üye devletlerine doğalgaz depolarını en az yüzde 90 oranında dolu tutma zorunluluğu getirmişti. Son düzenlemelerle bu kural biraz daha esnetilerek ekim başı ile aralık ayları arasında %90 eşiğine ulaşılması yeterli kılındı, ancak mayıs ve haziran ayları için mevsimsel doluluk ortalamasının en az yarı yarıya olması gerekirken, mevcut %38’lik oran eski kıtanın bu yıl kapatması gereken bir enerji açığı olduğunu gösteriyor.
Kıştan sadece %5 gazla çıktılar
Bu enerji darboğazı karşısında sanayinin motoru olan 2 ülke tamamen korumasız ve savunmasız kalmış durumda. Sanayi devi Almanya'daki yer altı depolama tesislerinin doluluk oranı şu an yüzde otuzun altına gerilemiş vaziyette. Durumun en vahşi boyuta ulaştığı yer ise Hollanda; kış aylarının ardından ülkenin dev depolarında sadece yüzde 5 civarında gaz kalmıştı, yürütülen operasyonlarla bu oran ancak yüzde 13’e çıkarılabildi. Çek Cumhuriyeti ise kıl payı da olsa AB’nin bu düşük ortalamasına paralel bir çizgide hayatta kalmaya çalışıyor.
Hürmüz Boğazı kilitlendi, borsa çıldırdı
Avrupa’yı bu çıkmaza sokan en büyük sinsi etken, dünya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde yaşanan küresel jeopolitik belirsizlikler. Ortadoğu’daki enerji altyapılarına yönelik gerçekleştirilen fiziksel saldırılar milyarlarca dolarlık devasa hasarlara yol açtı ve bu yıkımın onarılması yıllar alacak. Bu kaos nedeniyle traderlar (tüccarlar) önünü göremediği için her şey durma noktasına geldi.
Geçen yıl bu zamanlar Hollanda'nın sanal ticaret platformu TTF’de doğal gazın megavat-saat fiyatı 33 Euro civarında gezinirken, şu an fiyatlar 47 Euro’ya fırladı, hatta geçen hafta 50 Euro barajını aşarak rekor kırdı. En büyük paradoks ise mevcut spot fiyatların, kış sözleşmelerindeki vadeli fiyatlardan çok daha yüksek olması. Bu durum tüccarları hammadde depolamaktan bir şekilde alıkoyuyor ve kıtanın kışa hazırlıksız girmesi riskini tırmandırıyor.
Norveçli enerji devi Equinor’un yöneticisi Helle Ostergaard Kristiansen, "Eğer kriz yarın bitse zorlayıcı bir şekilde %75 doluluğa ulaşabilir, ancak Hürmüz'deki kapanma 3 ay daha sürerse durum kritik bir felakete dönüşür" sözleriyle tehlikeyi özetliyor.
Alman eyaletlerinden Berlin’e muhtıra: Fiyat şokları kapıda
Alman eyalet yönetimleri, yayınladıkları ortak deklarasyonla Berlin hükümetine adeta muhtıra verdi:
"Önümüzdeki kış aylarında yaşanacak dondurucu hava koşulları, sanayi şirketlerini ve hane halklarını darmadağın edecek devasa fiyat şoklarına ve arz darboğazlarına yol açabilir." Eyaletler, hükümeti derhal acil eylem planı geliştirmeye çağırdı.
Alman doğalgaz ticaret operatörü Trading Hub Europe’un başkanı Sebastian Kemper daha iyimser; Kemper, piyasanın yakında kimsenin müdahale etmeyeceğini anlayıp yaz tatili döneminde depoları kendi kendine doldurmaya başlayacağını, daha yavaş bir dolum için haziran sonunun, agresif senaryolar için ise ağustos ayının yeterli olacağını savunuyor.
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
AB Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı (ACER), depoların %90 doluluğa ulaşabilmesi için Avrupa’nın LNG ithalatını geçen yıla oranla %13 artırması gerektiğini hesapladı. Bu hamle Avrupa’yı bir bağımlılık tuzağına çekiyor. Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) verilerine göre, Avrupa geçen yıl Rusya’dan kaçarken LNG tedariğinin tam %57’sini tek başına Amerika Birleşik Devletleri’nden ithal etti.
Bu yıl bu bağımlılık oranının neredeyse üçte ikiye (%66) fırlaması bekleniyor. Enstitü, özellikle Atlantik'in iki yakası (ABD-AB) arasındaki siyasi ilişkilerin gergin olduğu dönemlerde, tek bir ülkeye göbekten bağlanmanın ölümcül sonuçları olabileceği konusunda yıllardır uyarıda bulunuyor ve gerçek bir enerji çeşitliliği talep ediyor.
Üstelik Asya pazarında, özellikle Güney Asya’da sıcak yaz aylarında artan soğutma (klima) ihtiyacı yüzünden dev LNG gemileri rotalarını Asya’ya çeviriyor; bu da Avrupa’yı küresel bir tedarik savaşının ortasında bırakıyor.
Norveç’ten 1.8 milyar Euro'luk dev hamle
Avrupa'nın Rus gazından kurtulma sürecinde en büyük can simidi olan Norveç, kıtanın imdadına yetişmek için bir karar aldı. Geçen yıl Avrupa’nın gazının %31’ini tek başına sırtlayan ve çıkardığı petrolün %95’ini ihraç eden Norveç, arz açığını kapatmak için Kuzey Denizi’nde tam 1998 yılında kapattığı üç tarihi doğalgaz sahasını yeniden açma planını resmi olarak onayladı.
Albuskjell, Vest Ekofisk ve Tommeliten Gamma sahalarını yeniden canlandırmak için ConocoPhillips ve ortakları tam 1.8 milyar Euro harcayacak. Bu sahalardan 20 yıl daha kesintisiz üretim yapılması planlanıyor. Şirket temsilcisi Steinar Våge, mevcut altyapıyı kullanarak çok düşük maliyetle devasa bir kaynak üreteceklerini müjdeledi.
Ayrıca Oslo yönetimi; Kuzey, Barents ve Norveç denizlerinde, kıyıya çok yakın alanlar da dahil olmak üzere tam 70 yeni arama sahasını petrol şirketlerine teklif etti. Bu fütüristik hamle, hükümetin Ortadoğu krizini ve jeopolitik gerilimleri iklim değişikliğiyle mücadeleyi satmak için bir "bahane" olarak kullandığını söyleyen çevreciler ve sol muhalefet tarafından çok sert protesto ediliyor.
Başbakan Jonas Gahr Støre ise eleştirilere, "Böylesine öngörülemeyen savaş zamanlarında Norveç, Avrupa için güvenilir bir kale olmak zorundadır" sözleriyle yanıt veriyor.