Bir insanın güvenilmez olduğunu şıp diye anlamanızı sağlayan 7 özellik
Sadece yeni tanıştığınız değil, uzun süredir etrafınızda olan insanlar da kimi zaman yaptıklarıyla kendini ele verir. İşte 7 özellikle bir insanın güvenilmez olduğunu anlamanızın yolu...
Hayatta karşılaştığımız herkes güvenilir olmayabilir. Üstelik bu durum yalnızca yeni tanıştığımız insanlar veya sıradan tanıdıklarımız için geçerli değil. Yakın bir arkadaş, aile üyesi hatta eşimiz bile bazı durumlarda güvenimizi boşa çıkarabilir.
Birine güvenmek yalnızca onun sır saklayıp saklayamayacağıyla ilgili değildir. Dürüstlük, sorumluluk duygusu, empati ve sahip olduğu değerler de güvenilirliğin önemli parçalarıdır.
Güvenmemeniz gereken birini anlamanın 7 yolu
Kime sır vermemeniz veya kime karşı mesafeli olmanız gerektiğini anlamak her zaman kolay değildir. Güvenilmez insanlar çoğu zaman bunu açıkça belli etmez. Hatta bazıları, kullandıkları manipülatif davranışlar sayesinde başlangıçta son derece güvenilir ve samimi görünebilir.
Ancak bazı küçük davranışlar, karşınızdaki kişinin aslında göründüğü kadar güvenilir olmadığını gösterebilir.
1. Olayları sürekli abartıyorlar
Birine güvenebilmenin temel şartlarından biri, söylediklerine inanabilmektir. Yaşananları sürekli büyüten, ayrıntıları değiştiren veya olayları olduğundan farklı anlatan kişiler söz konusu olduğunda temkinli olmak gerekir.
Bu durum her zaman bilinçli bir yalan anlamına gelmeyebilir. Kişi olayları kendi bakış açısına göre gerçekten böyle hatırlıyor da olabilir. Ancak sonuç değişmez: Sürekli abartı yapan birinin anlattıklarına ne ölçüde güvenebileceğinizi kestirmek zorlaşır.
2. Söyledikleriyle yaptıkları birbiriyle uyuşmuyor
Farklı durumlarda sürekli kendi söyledikleriyle çelişen bir kişi, güven konusunda soru işaretleri yaratabilir.
Bugün savunduğu bir düşünceyi yarın tamamen reddetmek veya bulunduğu ortama göre sürekli farklı bir kişiliğe bürünmek, kişinin kendi değerleri konusunda tutarlı olmadığını gösterebilir.
Elbette herkes zaman zaman fikrini değiştirebilir. Bunu sürekli olarak başkalarını memnun etmek veya içinde bulunduğu duruma uyum sağlamak için yapan birine güvenmek zor olabilir.
3. Yaptığı hatalardan hiç pişmanlık duymuyor
Kimse kusursuz değil. Hepimiz zaman zaman hata yapabilir ve yanlış kararlar verebiliriz. Önemli olan ise yaptığımız hatanın farkına varabilmek ve gerektiğinde sorumluluğunu üstlenebilmektir.
Bir kişiye zarar verdiğinde veya yanlış bir davranışta bulunduğunda hiçbir pişmanlık göstermeyen biri bu açıdan dikkat edilmesi gereken bir profil çizebilir.
Bir araştırmaya göre, kişinin başkasına zarar verdikten sonra hissettiği suçluluk düzeyi, güvenilirliğini değerlendirmede önemli bir gösterge olabilir.
4. Uzun süreli ilişkiler kurmakta zorlanıyor
Uzun süreli arkadaşlıklar veya ilişkiler kuramayan kişilere karşı hemen önyargılı olmak doğru değildir. Ancak bir insanın hayatındaki ilişkilerin sürekli aynı nedenle sona ermesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir işaret olabilir.
Güven, dürüstlük ve karşılıklı anlayış sağlam ilişkilerin temelini oluşturur. Bu nedenle sürekli çatışma yaşayan, bağ kurmakta zorlanan veya ilişkilerinde benzer sorunları tekrar tekrar yaşayan bir kişinin davranışlarına daha yakından bakmak gerekebilir.
5. Her durumda kendisini önceliyor
Kendimize değer vermek ve kendi ihtiyaçlarımızı önemsemek sağlıklı bir davranıştır, ancak bununla bencillik arasında önemli bir fark vardır.
Başkalarının ihtiyaçlarını sürekli görmezden gelen, yalnızca kendi çıkarlarını düşünen ve davranışlarının çevresindeki insanları nasıl etkilediğini önemsemeyen kişiler güven konusunda ciddi soru işaretleri yaratabilir.
Sağlıklı özsaygı, başkalarını yok saymayı gerektirmez. Aksine, sağlıklı ilişkiler kişinin kendi ihtiyaçlarıyla karşısındaki kişinin ihtiyaçları arasında denge kurabilmesini gerektirir.
6. Her zaman başkalarını suçluyor
Güvenilir insanların önemli özelliklerinden biri, yaptıkları hataların sorumluluğunu üstlenebilmeleridir.
Buna karşılık, her olumsuz durumda mutlaka başka bir suçlu bulan kişilerle ilişkilerde dikkatli olmak gerekir. Hata yaptıkları açıkça ortada olsa bile sorumluluğu başkasına yüklemek, sürekli mağdur rolüne sığınmak veya yaşananları kendi lehine değiştirmek güven sorununa işaret edebilir.
Çünkü sorumluluk almayan bir kişinin, gerektiğinde gerçeği olduğu gibi anlatacağına güvenmek de zorlaşır.
7. Empati kuramıyorlar
Karşımızdaki insanın ne hissettiğini anlamaya çalışmak, sağlıklı ilişkilerin en önemli unsurlarından biridir.
Başkalarının duygularını sürekli küçümseyen, yaşananlara karşı duyarsız kalan veya karşısındaki kişinin hislerini anlamaya hiçbir çaba göstermeyen biriyle yakın bir ilişki kurarken dikkatli olmak gerekir.
Empati eksikliği yalnızca ilişkinin sağlıklı olmadığına işaret etmez; aynı zamanda kişinin başkalarının sınırlarına ve duygularına ne kadar önem verdiği konusunda da önemli ipuçları verebilir.
Güven konusunda en önemli nokta: Tek bir işarete bakmayın
Bu davranışlardan birini sergilemek tek başına bir kişinin kesinlikle güvenilmez olduğu anlamına gelmez. İnsanlar hata yapabilir, zaman zaman çelişebilir veya zor dönemlerden geçebilir.
Asıl dikkat edilmesi gereken, bu davranışların sürekli ve birbiriyle bağlantılı şekilde ortaya çıkmasıdır. Bir kişinin sözleriyle davranışları arasındaki tutarlılık, hataları karşısındaki tutumu, başkalarına verdiği değer ve sorumluluk alma biçimi, onun hakkında tek bir davranıştan çok daha fazla şey söyleyebilir.