Bir kere yiyen etin tadını unutuyor: Dokunulduğunda süt fışkırtıyor

Temmuz yağmurlarının ardından ormanlarda ve fındık bahçelerinde ortaya çıkan, dokunulduğunda tatlı süt salgılamasıyla bilinen geyik sütü mantarı, yüksek protein oranıyla dikkat çekiyor. Bir kere yiyen atin tadını unutuyor...

Doğada nadir bulunan ve halk arasında kırmızı rengi ile tombul yapısı nedeniyle "çörek mantarı" olarak da adlandırılan geyik sütü mantarı, temmuz yağmurlarının ardından nemli orman tabanlarında ve fındık bahçelerinde görülmeye başlandı. Avrupa'da "sütleğen mantarı" veya "fındık altı mantarı" gibi isimlerle anılan bu tür, Türkiye’de özellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerinde "Geyik Sütü Mantarı", "Kırmızı Tirmit", "Geyik Kirmiti" ya da "Sütlüce" adlarıyla biliniyor.

SALGILADIĞI SIVI VE KOKUSUYLA AYIRT EDİLİYOR

Geyik sütü mantarını diğer sütlü mantar türlerinden ayıran en belirgin özellik, lamellerine dokunulduğunda salgıladığı yoğun ve yapışkan beyaz sıvının acı olmamasıdır. Tatlımsı bir lezzete sahip olan bu süt, hava ile temas ettiğinde hızla koyulaşmaktadır.

Mantarın bir diğer ayırt edici özelliği ise yaşlandıkça yaydığı ringa balığına benzer karakteristik kokusudur. Bu koku nedeniyle uzmanlar ve deneyimli toplayıcılar, mantarın sadece genç ve taze olanlarının tüketilmesini önermektedir. Yaşlı mantarlarda oluşan bu koku, suda bekletme veya uzun süre kaynatma işlemleriyle dahi giderilememektedir.

BESİN DEĞERİ ETLE YARIŞIYOR

Düşük kalorili bir yapıya sahip olan geyik sütü mantarı, yüksek lif oranı ve zengin besin değerleriyle öne çıktı. İçeriğindeki protein miktarının sığır etinden daha fazla olduğu belirtilen bu mantar, geleneksel halk tıbbında da antioksidan özellikleri, doku yenilenmesini desteklemesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle biliniyor.

Bununla birlikte, lifli yapısından dolayı sindirim kolaylığı açısından uykudan en az 3 saat önce tüketilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca hamilelerin, ülser hastalarının, tansiyon hastalarının ve böbrek rahatsızlığı bulunan kişilerin bu mantarı tüketmemesi gerektiği bildirildi.

EN ÇOK NEREDE YETİŞİYOR?

Mantar, gelişim göstermek için nemli, gölgelik ve ılıman mikro klimaları tercih etmektedir. Türkiye sınırları içinde en yoğun görüldüğü alanlar şu şekilde: Özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon’daki fındık ocaklarının altındaki nemli topraklar ve dökülmüş yaprak örtüleri en sık rastlandığı alanlardır.

Meşe, kayın, kestane gibi geniş yapraklı ağaçlar ile göknar ve çam gibi iğne yapraklı ağaçların kök çevrelerinde, yosunlu yamaçlarda ve orman içi patika kenarlarında yetişiyor.

Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere; Marmara’da Kırklareli (Istranca Dağları), Kocaeli, Sakarya ve İstanbul’un kuzey ormanlarında (Şile, Beykoz çevresi) temmuz ve ekim ayları arasında yayılım gösteriyor.