Bir sektör göz göre göre çöküyor: Yaklaşık yarım milyon kişi işsiz kaldı

Ciddi bir daralma yaşayan tekstil ve hazır giyim sektöründe son üç yılda 380 bin kişi işini kaybetti, yalnızca 2025’te 4 bin 600 şirket kapandı. İhracatın gerilediği, ithalatın hızla arttığı sektörde temsilciler, 2026’da da kan kaybının süreceği uyarısında bulunurken, hükümetten daha kapsamlı ve kalıcı destek talep ediyor.

Türkiye ekonomisinin geleneksel üretim alanlarından biri olan ve yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörü, son yıllarda yüksek enflasyonun yol açtığı artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle ciddi bir daralma süreciyle karşı karşıya kaldı.

Son üç yılda sektördeki 380 bin kişi işini kaybetti, yalnızca 2025 yılında 4 bin 500'den fazla şirket kapandı. 2026'ya büyük üretim ve istihdam kayıpları ile giren sektör temsilcileri, hükümetin özel bir strateji ile Avrupa ülkelerinin ana tedarikçilerinden biri olan tekstil ve hazır giyim şirketlerini korumasını talep ediyor.

İHRACAT DÜŞÜYOR, İTHALAT ARTIYOR

DW Türkçe'den Aram Ekin Duran'ın Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) güncel verilerinden derlediği habere göre hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 6,3 düşüşle 16,8 milyar dolara geriledi.

Aynı dönemde tekstil ve maddeleri ihracatı ise yüzde 0,8 kayıpla 9,4 milyar dolar oldu. Bununla birlikte 2025'te Türkiye'nin deri ve deri mamulleri ihracatı yüzde 5,3, halı ihracatı ise yüzde 1 geriledi.

Böylelikle Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturan emek yoğun dokuma sektörlerindeki toplam ihracat kaybı 1,5 milyar dolar oldu.

2025 itibarıyla sektörünün dünya hazır giyim pazarındaki payı 35 yıl sonra ilk kez yüzde 3'ün altına düşerken Avrupa Birliği'ndeki (AB) payı ise 30 yıl sonra yüzde 5'in altına geriledi.

2025'TE 4 BİN 600 ŞİRKET KAPANDI

Bu rakam 2025'in tamamında 273,4 milyar dolarlık ihracata imza atan Türkiye için küçük bir kayıp. Ama özellikle tekstil ve hazır giyim sektöründe 400 bine dayanan istihdam kayıpları ve kepenek kapatmamak için zararına üretim ve ihracat yapan yüzlerce şirket düşünüldüğünde dünya pazarlarındaki rekabet gücü açısından alarm zillerinin çalmasına neden oluyor.

Öte yandan bu dönemde ihracat gerilerken ithalat artıyor.

Türkiye'de enflasyonun hızla yükselişe geçtiği 2022'de 2,6 milyar dolar olan hazır giyim ve tekstil ithalatı, 2025 sonunda 5 milyar doları buldu.

Bu durum, yerli üreticilerin iç piyasada da yerlerini yabancı firmalara kaptırmaya başladıklarını gösteriyor. TOBB verilerine göre, Ocak-Ekim 2025 döneminde tekstil ve hazır giyim sektöründe kepenk indiren şirket sayısı ise 4 bin 600'e ulaştı.

Peki milyonlarca ailenin geçimini sağladığı bu sektör, 2026'da nasıl bir performans gösterecek?

"KAN KAYBI 2026'DA DA DEVAM EDECEK"

Aram Ekin Duran'a konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat, sektörde yaşanan olumsuzluklar anlamında 2026 yılının 2025'ten çok farklı olmayacağını söylüyor.

"2025'in tüm yıkıcı etkileri devam edecek” diyen Fayat'a göre, ekonomi yönetiminin döviz kurunu baskılaması ve kredi maliyetlerindeki yüksek faizler devam ettiği sürece sektördeki kan kaybı artarak sürecek.

İhracat gelirlerindeki gerilemeden daha çok, yoğun istihdam kayıplarına dikkat çeken Şeref Fayat, "Son 3 yılda tekstil ve hazır giyimdeki istihdam kaybı 380 bini buldu" diyor.

SEKTÖRÜN TAKATİ KALMADI

İstihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 TL'ye, döviz dönüşüm desteğinin ise yüzde 10'a çıkarılmasını talep eden hazır giyimciler, Ankara'ya çıkarma yapmaya hazırlanıyor.

Önümüzdeki dönemde Ankara ile ilgili komite kuracaklarını kaydeden İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, "Bir ayağımız sürekli orada olmalı. Sektör eskisi gibi değil, beklemeye tahammülü hiç yok. Eğer şartlar düzelirse hem ihracat hem de istihdam konusunda eski rakamlara ulaşacağımıza inanıyorum. Artık dibi gördük. Hazır giyim sektörünün takati kalmadı" diye konuşuyor.

"HÜKÜMET DESTEĞİ ETKİLİ OLUR MU?"

Hükümet, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan istihdam kaybına engel olabilmek için 2026'da yeni bir düzenlemeye gitti.

12 Aralık'ta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "KOBİ'lerimize çalışan başına aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026'da 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da programa dahil ediyoruz" diyerek, yeni uygulamayı duyurdu.

Özellikle emek yoğun sektörlerdeki işten çıkarmaları engellemek amacıyla hayata geçirilen bu desteğin önemli olduğunu dile getiren Şeref Fayat, "Hükümet böylelikle bize şöyle diyor: Siz istihdamınızı korursanız, daha çok işçi çıkarmazsanız, 2026 için asgari ücrete yapılan yüzde 28 zammın yüzde 12'sini ben veriyorum" diyor.

"İLK ÇEYREK GELİŞMELEİR BELİRLEYİCİ OLACAK"

Verilen bu desteğin işe yarayıp yaramayacağının 2026'nın ilk çeyreğinde görüleceğini ifade eden Fayat, "Önümüzdeki 2-3 aydaki gelişmelere göre, şirketler bu maliyet avantajını kullanarak isteyeceklerdir. Ama asıl önemlisi yılın ikinci yarısında finansman maliyetlerinin düşmesi ve kurların hareketlenmesi ile görülebilir. Sonuçta Türkiye'de artık talep de geldi, biraz da rekabetçi olduk dememiz için 2027'yi beklememiz gerekecek gibi gözüküyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

Bu gelişmelerin yaşanmaması halinde sektörde ithalat baskısının giderek artacağına işaret eden Fayat, "Korkunç bir dış ticaret açığı vermeye başladık. Sadece hazır giyim sektöründe değil, birçok sektörde ithalatın önemli şekilde arttığı halde ihracatın artmadığı konuma geldik" diyor.

Ancak mevcut desteklerin ve hükümet politikalarının tekstil ve hazır giyimdeki sorunlara çare olmayacağını düşünenler de var.

"KENDİ KENDİMİZİ KURTARMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalara bakıldığında enflasyondaki düşüşün sağlıklı olmadığını öne süren Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Başkanı Jak Eskinazi, "Enflasyon düşünceye kadar üretim yapmamızı zorlaştıran bu politikaların devam edeceğini söylüyorlar. Enflasyon şu anda düşüyor ama bence sağlıklı olarak düşmüyor. Bizim bu yapılan politikalardan artık bir beklentimiz yok. Biz kendi kendimizi kurtarmaya çalışıyoruz" şeklinde konuşuyor.

Hükümet kanadından gelen "katma değerli üretime yönelin" şeklindeki açıklamaları da değerlendiren Eskinazi, bu tür yorumların sektördeki gerçeği yansıtmadığını dile getiriyor.

Sektör olarak ortalama 1,5 dolara mal ettikleri ürünleri 20 dolar seviyelerinde ihraç ettiklerini vurgulayan Eskinazi, şu görüşleri dile getiriyor:

"Bizdeki katma değer pek çok sanayi sektöründe yok. Ama bunun farkında değiller. Zannediyorlar ki yatırımı düşük olduğu için ürünlerimizin katma değeri yok. Türkiye'de 60 milyar dolara yakın bir tekstil-konfeksiyon altyapısı var. Çok büyükler hariç hangi sektörde böyle bir altyapı var ki? Biz artık kendi pazarlarımızı korumak için kendi çözümlerimizi bulmak zorundayız. Artık biz bir şey beklemiyoruz, kendimiz yaratacağız pazarı."