Bir sonsuzluk abidesi Aizanoi
Tüm ihtişamıyla gün yüzüne çıkarılan ve “İkinci Efes” olarak adlandırılan Kütahya’daki Aizanoi Antik Kenti’nin saklı hikayeleri bir belgeselle günümüze taşındı.
Antik kentler, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’nun en önemli tarihi zenginlikleri arasında yer alıyor.
Sayıları hayli fazla…
İzmir’deki Efes antik kenti, Antalya’daki Aspendos, Denizli’deki Hierapolis ve Şanlıurfa’daki Göbeklitepe (tarihin sıfır noktası) en meşhurları…
Her biri bizleri Anadolu’nun kadim tarihiyle buluştururken, geleceğimize ışık tutan eşsiz birer kültür hazineleri…
Gizemi çözülüyor
Ancak pek tanınmasa da en az onlar kadar değerli öyle çok antik kentimiz var ki… Onlardan biri de Kütahya’da bulunan ve tarihi MÖ 3000’li yıllara dayanan Aizanoi…
İl merkezinden 50 kilometre uzaklıkta bulunan Çavdarhisar ilçesinde yer alan antik kentteki kazı çalışmaları uzun zamandır devam ediyor… Bu çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından Prof. Dr. Gökhan Coşkun başkanlığında sürdürülüyor.
Kazılara, 2020 yılından bu yana Gürok Grup da destek veriyor. Böylelikle, Kütahya’nın binlerce yıllık tarihine tanıklık eden bu eşsiz mirasın yaşatılmasına ve tanıtılmasına katkı sağlıyor…
Prof. Dr. Gökhan Coşkun
Belgeseli çekildi
Bu anlamlı destek, geçtiğimiz günlerde bir belgeselle taçlandı… “Bir Sonsuzluk Mimarisi: Aizanoi”da Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un sunumuyla antik kent, tüm görkemiyle gözler önüne seriliyor. Belgesel, kentin katmanlı tarihini ve farklı dönemler boyunca taşıdığı kültürel mirası görünür kılarken, taşlarında saklı çarpıcı hikayeleri de günümüze taşıyor.
Youtube’dan izlemenizi öneririm. Ülkemizin bu pek bilin-meyen kültür hazinesine eminim siz de hayran kalacaksınız…
Anadolu’nun en iyi korunmuş Zeus Tapınağı
Aizanoi’da bir tepe üzerine kurulmuş olan ve şehrin önemli dinsel yapısı olarak görülen Zeus Tapınağı dünyanın en iyi korunmuş Zeus tapınaklarından biri olarak gösteriliyor. Ayrıca Anadolu’da tonozlu alt yapısı ile sağlam kalan tek Zeus tapınağının da burası olduğu söyleniyor.
20 bin kişilik tiyatro
Şehrin kuzeyinde 13 bin 500 kişi kapasiteli stadyum ve 20 bin kişi kapasiteli tiyatronun bir kompleks şeklinde yapılması antik dönemde Aizanoi’dan başka hiçbir yerde görülmüyor.
Dünyanın ilk borsası burada
Çavdarhisar’ın içinde, sütunlu caddenin hemen yanında yer alan ve MS 2. yüzyılın 2. yarısına tarihlenen Aizanoi Macellum’u dünyanın ilk borsalarından biri... Macellum’un duvarlarında İmparator Diocletian’ın MS 301 yılında enflasyonla mücadele için tespit ettiği imparatorluk pazarlarında satılan malların fiyatlarının yer aldığı ve günümüze kadar oldukça iyi durumda korunmuş olan yazıtlar bulunuyor.
Burada çeşitli fiyatlar bulunuyor… Örneğin bir ressamın günlük ücreti 150 denarius, bir avukatın şikayet başına ücreti 250 denarius’muş. Bir duvar ustasının günlük ücreti ise 50 denarius olarak belirlenmiş.
İlk kazılar 1926 yılında başlamış
Aizanoi antik kenti en parlak dönemini MS 2. yüzyılda yaşamış bu dönemde birçok yapı inşa edilmiştir. Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi iken, 7. yy’dan itibaren bu önemini yitirmiştir. Tapınak düzlüğü Orta Çağda bir hisara dönüştürülmüştür. Selçuklular döneminde Çavdar Tatarları tarafından üs olarak kullanılmasından dolayı buraya Çavdarhisar adı verilmiştir. Aizanoi 1824 yılında Avrupalı gezginlerce yeniden keşfedilmiş, 1830-1840’lı yıllarda tanımlanmıştır. 1926 yılında M. Schede ve D. Krencker başkanlığında Alman Arkeoloji Enstitüsünce ilk kazılar yapılmıştır.
Aizanoi Antik Kenti, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.
İŞTE TARİHÇESİ
Ülkemizin en etkileyici antik kentlerinden biri olan Aizanoi, Penkalas Nehri’nin (Koca Çay) iki yanına kurulmuş. Zeus’un kızlarından su perisi Erato ile Arkadia kralı Arkas’ın oğlu Azan’ın kenti, Frigya’ya bağlı olarak yaşayan Aizanitis’lerin ana yerleşim merkezi olarak biliniyor. Kaynaklar, Helenistik Dönem’de bu bölgenin değişimli olarak Bergama’ya ve Bithynia’ya bağlıyken M.Ö. 133’te Roma egemenliğine girdiğini gösteriyor. Roma imparatorluğu döneminde tahıl ekimi, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş ve ünü bölge sınırlarını aşmış olan Aizanoi’da kesin kentleşme bulgularına ancak M.Ö. 1. yüzyıl sonlarına doğru rastlanıyor. Yine ilk sikkelerin bu dönemde basıldığı belirtiliyor.