BofA’dan Türkiye analizi: Enflasyon tahmini revize edildi

Bank of America (BofA), Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı son raporda yıl sonu enflasyon beklentisini yukarı yönlü güncellerken, faiz politikasına dair kritik öngörülerde bulundu.

Bank of America ekonomistleri, nisan ayı enflasyon verilerinin piyasa beklentilerini aşması üzerine Türkiye raporunu güncelledi. Ekonomist Hande Küçük imzasıyla yayımlanan 8 Mayıs tarihli analizde, fiyat artışlarındaki genel eğilimin yukarı yönlü seyrettiği vurgulanarak 2026 yıl sonu tahminlerinde değişikliğe gidildi.

YIL SONU ENFLASYON BEKLENTİSİ YZÜDE 30 OLDU

Nisan ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) gözlenen "beklenti üstü" artış, BofA’nın projeksiyonlarını değiştirmesine neden oldu. Banka, daha önce yüzde 28,50 olarak açıkladığı 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 30 seviyesine çıkardı. Raporda ayrıca, küresel enerji piyasalarına ilişkin öngörülere de yer verilerek Brent petrol ortalama fiyat tahmini varil başına 93 dolar seviyesinde korundu.

"YENİ FAİZ ARTIŞI İÇİN EŞİK YÜKSEK"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikasına dair değerlendirmelerin yer aldığı raporda, mevcut faiz oranlarının uzun süre korunacağı mesajı verildi. Nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısındaki "nötr" duruşa dikkat çeken BofA analistleri, yeni bir faiz artırımı için şartların oldukça zorlayıcı olması gerektiğini savundu. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Meclis sunumuna atıfta bulunulan raporda, ek bir sıkılaştırmadan ziyade mevcut sıkı duruşun sürdürüleceği öngörüldü.

EYLÜL AYINA KADAR MEVCUT TABLO SÜREBİLİR

Bankanın analizine göre, TCMB’nin likidite araçlarını kullanarak fonlama oranını (TLREF) koridorun üst bandı olan yüzde 40 seviyesinde tutma stratejisi eylül ayına kadar devam edebilir.

Raporda öne çıkan diğer teknik detaylar ise şöyle:

Mayıs ayında enflasyonun yüzde 33 ile zirve yapması, ağustosta ise kademeli olarak yüzde 31'e inmesi bekleniyor.

Eğer enflasyon öngörülerle uyumlu seyrederse, Eylül ayından itibaren fonlama kanallarının değişmesiyle TLREF'te yaklaşık 300 baz puanlık bir teknik gevşeme yaşanabilir.

JEOPOLİTİK RİSKLER VE DÖVİZ KURU VURGUSU

Faiz oranlarında normalleşme takviminin sadece enflasyona endeksli olmayacağı belirtilen raporda; döviz kuru istikrarı, rezerv yönetimi ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olacağı ifade edildi. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki olası aksamaların enflasyon için risk oluşturduğu, ekonomik büyümedeki yavaşlamanın ise aşağı yönlü bir baskı unsuru olduğu kaydedildi.