Bölgeyi yeşil çöle çeviren istilacı bitki affetmiyor
Ukrayna'da Çernobil bölgesini istila eden altınbaşak bitkisinin önüne geçilmezse toprağı bitireceği belirtildi.
Ukrayna Çernobil Radyasyon ve Ekolojik Biyosfer Rezervi alanında, doğal ekosistemi tehdit eden ve büyük çaplı yangın riskini artıran ciddi bir istilacı bitki krizine sahne oluyor. Bölgede yürütülen saha incelemelerinde, Kanada altınbaşak bitkisinin (Solidago canadensis) rezervin batı kesiminde kontrolsüz şekilde yayıldığı tespit edildi.
Koruma alanındaki durum, agresif bir yerel ot türü olan yer otunun da eş zamanlı büyümesiyle daha karmaşık bir hal alırken; uzmanlar iki farklı türün yarattığı bu birleşik etkinin bölgedeki tür bileşimini, toprak yapısını ve büyük otçulların besin tabanını olumsuz etkileyen bir domino etkisini tetiklediğini belirtiyor.
Ekoloji uzmanı Serhiy Zhyla, altınbaşak ve yer otunun rezervde bol miktarda bitki örtüsüne sahip ancak yem değeri son derece düşük "yeşil çöller" oluşturduğunu vurguluyor. Acı tanenler içeren altınbaşak bitkisinin yabani toynaklı hayvanlar tarafından tüketilmediğini aktaran Zhyla; sertleşen ve yüksek oranda silikon içeren yaprakların hayvanların ağız dokusuna zarar verdiğini ve sindirimi zorlaştırdığını ifade ediyor.
Nüfusun tahliyesinden bu yana geleneksel tarım ve otlatma faaliyetlerinden yoksun kalan eski çayır alanlarında hızla yayılan bu bitkiler, sonbaharda kuruyarak yerde yoğun bir tabaka oluşturuyor. Besleyici çayır otlarının gelişimini engelleyen ve yanıcı kuru kütleyi artıran bu durum, bölgeyi büyük yangınlara açık hale getiren tehlikeli bir kısır döngü yaratıyor.
OTLATMA SORUNU ORTADAN KALDIRABİLİR
Öte yandan, bölgedeki hayvan otlatma dinamiklerinin bu istilayı sınırlayabileceği değerlendiriliyor. Otlatmanın yoğun yapıldığı veya biçme işlemlerinin uygulandığı alanlarda baskın hale gelemeyen istilacı türlerin, insan müdahalesinin bulunmadığı açık arazilerde ve eski yanık alanlarında yayılımını hızlandırdığı gözleniyor.
Bu doğrultuda, rezervdeki vahşi hayvan varlığının ve otçul popülasyonunun otlatma baskısı oluşturarak söz konusu bitki istilasına ve beraberinde gelen yangın riskine karşı doğal bir denge unsuru sağlayabileceği öngörülüyor.