Bu acıyı kalem yazamaz söz anlatamaz

Sömestr tatiline Bolu’ya giden yüzlerce insan tam bir yıl önce ateş ve dumanla başbaşa bırakıldı. 78 can verdik, 124 yaralı. İçimizi yakan facianın ne kurbanlarını, ne de faillerini Türkiye asla unutmayacak.

20 Ocak’ı 21 Ocak’a bağlayan gece yarısından sonra 36’sı çocuk 78 canımız yandı, binlerce kişinin hayatına tedavisi imkansız yaralar açıldı. Sabaha karşı 03.17’de Grand Kartal Otel’in mutfağındaki bir kıvılcım, büyüdü büyüdü de yüreklerde yangın oldu.

İnsanlar ateş ve dumanın ortasında çaresizliğe terk edildi, çığlıklar, feryadlar arasında birer birer hayattan koptular. Ne onlara uzanan bir el oldu, ne de ateşten çıkaran. Ne çıkışı gösteren bir ışık, ne yangın merdiveni, ne siren, ne dedektör... Dumanların arasında öylesine çaresizlik.

PIRIL PIRIL İNSANLARA KIYDILAR

Patronları kurtardılar, arabaları kurtardılar, canlara dönüp bakmadılar, kapılarını çalıp ateş uykusundan uyandırmadılar.

Pırıl pırıl aileler, minik minik yavrular ölümle başbaşa bıraktılar. Çünkü patron değillerdi, araba değillerdi, maddi bir değerleri yoktu o vicdansızlar için. Kaçtılar gittiler!

Aktif katillerden sonra pasif katilleri öğrendik. Siyasi gücün arkasına sığınan, korunan sorumsuz sorumlulular... Denetlemek yerine güle oynaya yiyip içip patronları mutlu eden yetkililer... 1 yıldır rahat uyuyorlar mı acaba!

NASIL DİNEBİLİR Kİ BU SIZI

Kalanların ağıtları, ailelerin yası, bitmeyen gözyaşları... Değil 1 yıl, 1000 yıl geçse geçmeyecek hüzün...

Ağlayarak anlattıklarını ağlayarak dinleyen Türkiye... Nasıl tarif edilir, nasıl dile dökülür... Çok zor...

Ailesinden 8 canı kara toprağa koyan Avukat Yüksel Gültekin, kendisi gibi yaşayan kurbanların halini bir solukta özetliyor: Acımızı ne kalem yazabilir, ne söz anlatabilir...

TÜRKİYE KARTALKAYA’YI ASLA UNUTMAYACAK!

Bir yıldır sönmeyen ateş Kartalkaya

Ceza indirimi isteğine tepki: Kartalkaya kararı dokunanı yakar

Faciada oğlu Yiğit Gençbay’ı (24) kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, otel sahiplerine verilen cezaların fazla bulunarak başsavcılık tarağından istinaf mahkemesine taşınmasını eleştirdi:

“Bana deseler ki ‘Evladınla bir saat daha zaman geçireceksin ve bütün bu tanıklar, kamu görevlileri, işletme sahipleri ve çalışanlar beraat edip dışarı çıkacak’, vallahi kabul ederim. Ben 35 yıllık yargıcım. Yargıya olan güven sorunu var. Toplumda karşılığını bulmuş, toplum vicdanında yer etmiş bu kararı örselemeyelim. Bu karara dokunmayalım; bu karara dokunanı yakar.”

MESAİ ARKADAŞIMIZ NEDİM TÜRKMEN VE AİLESİNİ DE ANIYORUZ

SÖZCÜ gazetesi olarak yangın haberini ilk aldığımızda telaşla yazarımız Nedim Türkmen’e ulaşmaya çalıştık. “Çocukları tatile götürüyorum” diyerek Kartalkaya’nın yolunu tutmuştu. Maalesef Nedim Bey’den duyduğumuz son sözleri oldu. Nedim Türkmen, eşi Ayşe Neva, kızı Ala Dora ve oğlu Yüce Ata ile hayatını kaybetti. Saygı ve rahmetle anıyoruz.

AİLELERİNİ O KARA GECEDE KAYBEDEN BABALAR ACILARINI BÖYLE ANLATTI: Soluk alıyoruz, yaşamıyoruz

‘BABA DİYEN BİR KIZIM YOK’

Yangında eşi ve kızını kaybeden Rıfat Doğan ise geçen bir yılın acılarla örülü olduğunu söyledi. Doğan, “Boş eve gidiyorum. Eve giderken ‘Bir şey lazım mı?’ diyen eşiniz yok, ‘Baba beni şuraya bırak’ diyen çocuğunuz yok. İşletmeciler, önlem almayarak ve misafirleri uyandırmayarak katil olmayı seçti. Verilen cezalar uyumamıza yardımcı olmuştu” dedi.

‘KAVUŞMAYI BEKLİYORUM’

Eşi Müge ve 10 yaşındaki kızı Pera’yı kaybeden Yavuz Suyolcu, yangından birlikte kurtulduğu 15 yaşındaki oğlu Göksel Derin ile hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’in Urla ilçesindeki evinde eşi ve kızından geriye kalan hatıralara sarılan Suyolcu, “Eşimle kızımı tekrar göreceğimiz günü bekliyoruz. Zamanın geçmesini, sıramızı bekliyoruz” diye konuştu.

‘BU ATEŞ BİZİ FENA YAKTI’

Yangında kızı, damadı ve dört torununu kaybeden eski AKP Milletvekili Mehmet Güner de yaşadığı acının dinmediğini vurguladı. Güner, “Kolay değil; ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ derler ama bizi çok yaktı. Bunlar hükmen şehit. Sekiz cenazeyi tek tek toprağa verdik. Beşini kendi kucağımla mezara koydum. Acım dinmiyor” ifadelerini kullandı.

Rüzgar gülleri ve balonlar görenleri kahretti.

GÜLTEKİN’İN 8 CANI TOPRAK OLDU

Oynamaları gereken balonlar mezarlarında

Kara gecede; oğulları Bilal ve Enes’i, kızı Rumeysa’yı, gelini Zehra Sena’yı, torunları Yusuf Sinaneddin, Muhammet Selim ve Bekir Sadık Gültekin’i ve Sümeyye Güner’i kaybeden avukat Yüksel Gültekin, acısını sessiz ama anlamlı bir şekilde yaşamaya devam ediyor. Torunlarının mezarlarına rüzgâr gülleri takıp balonlar bağlayan Gültekin, anılarını hayır işleriyle yaşatıyor. Her yaptığı iyilikte, her aldığı duada onların isimleri ile hayata tutunmaya çalışıyor.

OTELDEN ÇIKIP GERİ DÖNDÜLER

Can kurtarmak için canlarını feda ettiler

İki genç Kartalkaya’da asla unutlumayacak bir kahramanlık hikayesi yazdı. Yangın başladığında otelden çıkmayı makine mühendisi Alp Mercan (25) ile arkadaşı tıp fakültesi son sınıf öğrencisi intörn doktor Yiğit Gençbay (24) , insanların feryatlarını duyunca hiç düşünmeden içeri girdiler. Canları pahasına canlar kurtarmak istediler. Maalesef başaramadılar ve hayatlarını kaybettiler.

‘İKİSİ DE KAHRAMAN’

Yiğit Gençbay’ın annesi Ankara 11’inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay, “Yiğit, herkese yardımcı olan bir çocuktu. Alp’ile birbirine ‘kanka’ derlerdi. Pırlanta gibi iki tane melek, iki soylu yüce ruh. İkisi de melek. Türkiye’nin, dünyanın yavrusu. Onlar tüm dünyaya, insanlığın ne demek olduğunu gösterdiler. Bence bir sembol oldular. İkisi de kahraman” dedi.