Bu yaz plastik pipet kullanmadan önce iki kez düşünün
Soğuk içecekler ile birlikte kullanılan plastik pipetler oldukça yaygındır. Plastik pipetlerin hemen herkes tarafından kullanılması ise yalnızca çevre kirliliğine neden olmuyor. Uzmanlar sık sık kullanılan plastik pipetlerin zararlarını sırayla açıkladı. Bu yaz plastik pipet kullanmadan önce iki kez düşüneceksiniz.
Çoğumuz kafe ve restoranlarda önümüze gelen içeceklere düşünmeden birer plastik pipet iliştiririz. Tek kullanımlık plastik pipetler, uzun süredir küresel bir çevre tartışmasının merkezinde yer alıyor. Ancak mesele sadece doğayı korumaktan ibaret değil; bu küçük plastik çubuklar sindirim sistemimizden diş sağlığımıza, kimyasal maruziyetten estetik görünüme kadar hayatımızı doğrudan etkileyen gizli bir sağlık ve yaşam tarzı meselesi.
Fiziksel veya tıbbi nedenlerle pipet kullanmak zorunda olanlar hariç, aslında büyük bir çoğunluğumuz için pipetler tamamen gereksiz bir tüketim alışkanlığından ibaret. Üstelik insanlığın 1960'lı yıllardan önce, binlerce yıl boyunca pipetsiz gayet rahat yaşayabildiğini de unutmamak gerekiyor.
Beslenme uzmanı ve diyetisyen Christy Brissette’in yaptığı araştırmalar, plastik pipet kullanımının sağlığımız üzerinde yarattığı çarpıcı etkileri gözler önüne seriyor. İşte o pipeti elinizden bırakmanız için en etkili nedenler:
KRONİK GAZ VE ŞİŞKİNLİĞİN SEBEBİ
Kimse gün içinde kendini rahatsız eden ve sosyal açıdan zor durumda bırakan gaz ve şişkinlik hissinden hoşlanmaz. Eğer sık sık bu sorundan şikayetçiyseniz, suçluyu çok uzakta aramanıza gerek olmayabilir. Pipet vasıtasıyla bir şeyler içmek, sıvıyla birlikte sindirim sisteminize fazladan ve yoğun bir şekilde hava girmesine yol açar. Bu ekstra hava ise midenizde birikerek şişkinlik ve gaz sancısı gibi rahatsız edici belirtileri doğrudan tetikler.
DİŞ ÇÜRÜKLERİNE KARŞI YANILTICI GÜVENCE
Birçok insan, asidik veya şekerli içeceklerin dişlerine zarar vermesini önlemek amacıyla pipet kullanır. Oysa gerçek tam tersidir. Pipetle içtiğinizde, şekerli ve asitli sıvı ağız içinde dengeli bir şekilde dağılmak yerine, dişlerin belirli bir noktasına çok daha yoğun ve tazyikli bir şekilde yönlenir. Bu sürekli ve lokal temas, diş minesinin hızla aşınmasına ve dolayısıyla çürük riskinin ciddi şekilde artmasına zemin hazırlar.
Bu zararlı etkiyi azaltmanın tek yolu pipeti dişlerin tamamen arkasına yerleştirmektir; fakat bu yöntem de çoğu insanda öğürme refleksini tetikler.
PETROLDEN GELEN GİZLİ KİMYASALLAR
Asıl üzerinde durulması gereken ve endişe uyandıran konu, bu pipetlerin petrolden üretiliyor olmasıdır. Tek kullanımlık plastik pipetlerin üretiminde çoğunlukla polipropilen adlı materyal kullanılır. Her ne kadar gıda otoriteleri (FDA) bu malzemeyi belirli sınırlar dahilinde "gıda için güvenli" kabul etse de madalyonun arkası oldukça karanlık.
Yapılan bazı araştırmalar, özellikle sıcak veya asidik içeceklerle temas ettiğinde ya da güneşin UV ışınlarına maruz kaldığında polipropilenin sıvılara kimyasal sızdırabileceğini gösteriyor. Sızan bu bileşiklerin insan vücudundaki östrojen seviyelerini ve hormonal dengeyi olumsuz etkileyebileceği öne sürülüyor.
Üstelik sorun sadece kendi bardağımızla sınırlı değil; doğaya bıraktığımız bu plastikler mikroplastiklere dönüşerek deniz ürünleri ve tükettiğimiz sofra tuzları aracılığıyla tabağımıza geri dönüyor. Pipet kullanımını azaltmak, dolaylı olarak kendi mikroplastik tüketimimizi de düşürmek anlamına geliyor.
FARK ETMEDEN AŞIRI ŞEKER ALIMI
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer yaşam tarzı etkisi ise pipetlerin tüketim hızını değiştirmesidir. Pipet kullanımı, içecekleri normal bardaktan içmeye kıyasla çok daha hızlı ve farkında olmadan daha yüksek miktarlarda tüketmemize neden olur. Bu durum özellikle yüksek kalorili şekerli içecekler ve alkol tüketiminde porsiyon kontrolünü kaybetmenize yol açabilir.
ERKEN YAŞTA DUDAK KIRIŞIKLIKLARI
Sağlık ve çevre faktörleri sizi hala ikna etmediyse, belki estetik kaygılar kararınızı değiştirebilir. Pipetten sıvı çekmek için dudaklarınızı sürekli olarak büzmek zorunda kalırsınız. Bu tekrarlayıcı kas hareketi, zamanla dudak çevresinde tıpkı sigara içenlerde görülen cinsten ince ve kalıcı yaşlılık çizgilerinin (kırışıklıkların) oluşmasına neden olur.
PLASTİK KİRLİLİĞİ DE CABASI
Çevre araştırma kuruluşlarının (örneğin Better Alternatives Now) paylaştığı analizlere göre, doğadaki plastik kirliliğinin %7,5'ini tek başına pipetler ve içecek karıştırıcıları oluşturuyor. Bir başka güncel çalışma ise dünya genelindeki plajları yaklaşık 8,3 milyar plastik pipetin kirlettiğini gösteriyor.
Plastik kirliliği devasa bir küresel krizdir; dolayısıyla plastik pipet kullanımını tamamen hayatımızdan çıkarmak, tek kullanımlık plastik çılgınlığından uzaklaşmak ve hem kendimiz hem de gezegenimiz için sağlıklı bir yaşam tarzı inşa etmek adına harika bir başlangıç noktasıdır.