Bu yöntemle piyangoyu 14 kez kazandı

Rumen asıllı ekonomist Stefan Mandel, geliştirdiği "kombinasyonel yoğunlaştırma" yöntemiyle farklı ülkelerde toplam 14 kez büyük ikramiyeyi kazandı.

Şans oyunları tarihinde istisnai bir örnek teşkil eden Stefan Mandel’in hayatı, doğru uygulanan olasılık hesaplamalarının şans faktörünü nasıl etkisiz kılabileceğini gösteriyor. Rumen asıllı ekonomist Mandel, 1960’lı yıllardan 1990’lara kadar süren kariyerinde; Romanya, Avustralya ve ABD’de toplam 14 kez büyük ikramiyeyi kazandı.

BU YÖNTEMLE ALGORİTMAYI GRUPLANDIRDI

Fransız basınında er alan bilgilere göre, Mandel’in başarısının temelinde, piyangoyu bir kumar olarak değil çözülmesi gereken rasyonel bir matematik problemi olarak görmesi yatıyor. Komünist Romanya’da kısıtlı bir maaşla geçinmeye çalışırken geliştirdiği "kombinasyonel yoğunlaştırma" yöntemiyle, 49 rakam arasından seçilecek 6 numaranın sunduğu yaklaşık 14 milyon ihtimali, algoritması sayesinde 569 gruba indirgemeyi başardı.

Mandel, felsefesini özetlerken, "Ben bir matematikçi veya muhasebeciyim; ancak matematik doğru uygulandığında bir serveti garanti edebilir" dedi.

KAĞIT ÜZERİNDE KALAN BİR FORMÜL DEĞİL

Stefan Mandel’in stratejisi, sadece kağıt üzerinde kalan bir formül olmanın ötesine geçerek devasa bir operasyona dönüştü. Avustralya’ya taşındıktan sonra yöntemini ölçeklendiren Mandel, şu adımları izledi:

Büyük ikramiyenin, tüm kombinasyonları oynamak için gereken maliyetin en az üç katına ulaşmasını bekledi. "Uluslararası Loto Fonu" adını verdiği bir yapı kurarak binlerce yatırımcıdan sermaye topladı. Onlarca bilgisayar ve yazıcıyla milyonlarca kombinasyonu kağıda döktü, kuryelerden oluşan ordusuyla bu biletleri yasal sürede fiziksel olarak onaylattı.

SİSTEMİN SONU

Mandel’in en büyük hamlesi 1992 yılında Virginia’da gerçekleşti. Yaklaşık 7 milyon kombinasyonu bulunan bir çekilişte 6,4 milyon bilet oynayarak 27 milyon dolarlık jackpotu kazandı. Bu olay, dünya genelindeki piyango idarelerini harekete geçirdi.

Günümüzde, Fransız Loto’su (FDJ) gibi sistemlerde bu yöntemin uygulanması matematiksel ve yasal engellere takılıyor. Kombinasyon sayılarının artırılması, bilet fiyatlarının yükseltilmesi ve fiziksel olarak milyonlarca biletin onaylanmasına getirilen kısıtlamalar, Mandel’in yöntemini tarihin tozlu raflarına kaldırmış durumda.